MEDYA HABER
Search

TNT - Ömer Çelakıl ile Hayatın Şifreleri (Detaylar & Hatalar)

TNT'deki Hayatın Şifreleri programını izliyorum. Bugün, Hayatın Şifreleri Programı'nın şifrelerini çözüyorum. Programda, başta herşey çok güzeldi ama kısa süre sonra büyük bir değişime uğrayacağını yakınımdakilere söylemiştim. Çünkü, programda görsel anlamda bir maneviyat boşluğu olduğunu hissetmiştim. İletişim kurmanın en kolay yolu, Facebook sayfalarına bir kaç defa üstü kapalı şekilde kırıcı olmayacak uyarı yorumları yazdım. Fakat yorumlarım anında silindi. Uzun süre yazmadım ama son aylarda akıl almaz işler yapılmaya başlanınca dayanamadım ve yine samimi bir üslüpla yorumlar yazdım. Fakat yine yorumum anında silindi. Soru sordum o da silindi ve hemen ardından ''Engellenirsiniz'' uyarısı yazıldı. Halbuki, 1993'ten bugüne sektörde olmamın avantajıyla program ekibinin en derinliklerine ulaşabilecek kadar çevreye sahibim. Bu tür bir şeyi gereksiz bulduğum için internetten fikir belirtmiştim. Hemen ardından, beraber çalıştığım bir sanatçı arkadaşımla TNT stüdyolarındaydım. Aynı akşam Hayatın Şifreleri (satanistler) canlı yayın hazırlığı da vardı. Koridorda ve aynı kulisi paylaştığımız program ekipleriyle ayaküstü sohbet ettik. Ben programla ilgili olumsuz görüşlerimi mesleki & manevi çerçevede dile getirdim. Başta sunucu bey olmak üzere konuştuğum herkes beni samimiyetle karşıladı. Bunun için teşekkür ederim. Sözün bittiği yer ise, ''Bu program dini içerikli değil'' cümlesi oldu benim için. Baştan sona dinlerden bahseden bir program eğer dini içerikli değilse söylenecek söz kalmamıştır. Bir programın dini içerikli olması için ille de ilahi okunuyor olması mı gerekir? Düzenli olarak dinle ilgili konuşuyor ve ayet-hadis bahsi geçiyorsa o program dini içeriklidir. Hangi dinden bahsettiği önemli değildir. Formatı ''Din üzerine kuruludur''. Baştan beri Hayatın Şifreleri de öyleydi. Son zamanlarda programın değişmeye çalıştığını farketmiştim. Believe It or Not (İnanılmaz ama Gerçek) Peter Ustinov & Robert Ripley'in akla geldiği çok eskilerde izlediğimiz programın formatını yakalama çabası içerisinde oldukları hissediliyor. Illuminati, Yeni Dünya Düzeni vs. herşeyi en az orada konuk olanlar kadar iyi bilen ve herkesle bu konuda aşık atabilecek kadar bilgili biri olarak sözlerimin dikkate alınmasını tavsiye ediyorum. Hatta o kadar hakimim ki, programda bahsi geçen konuların tamamına yakınını ekranda her gördüğümde ''Aaa ben bunu çok eskiden biliyorum.'' modundayım. Bu sebeple destek olmak adına eleştiriyorum.

Hayatın Şifreleri'nde hanım sunucuyu göstermiyor diye ekranda hepimizin şahit olduğu bir sunucu olayı yaşanmıştı. Hanım sunucunun görüntüsüne ekranda ''resim seçici'' tercihiyle bilinçli olarak yer verilmemesi konusunda programın yönetmeninin haklı olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde herkes, Cübbeli Ahmet Hoca'nın konuk olduğu kanallarda hanımlarla yanyana gelmediğini bilir. Bu çok normal bir durum. Nasıl İbrahim Tatlıses'î, Tarkan'ı vb. konuk ederken bazı isteklerine uymak gerekiyorsa, eğer Cübbeli Ahmet Hoca'yı da konuk edecekseniz bazı isteklerine boyun eğmek zorundasınız. Aksi halde konuk etmeyin. Bence bu programda da yönetmen konuğa uygun şekilde davranmıştır. Yönetmenin, Cübbeli Ahmet Hoca'nın cemaatinden tepki çekmemek adına ekrana bayan görüntüsü vermemek amacıyla ''belki ricayla belki de stratejik ama %100 haklı'' olarak böyle bir tercihte bulunduğunu düşünüyorum. Aynı sebeplerden dolayı, son 2-3 yıla kadar hiçbir dini içerikli programda hanımlara sunuculuk yaptırılmazdı. Bir önemli konu da; Ekibin patronu yönetmendir. Sunucu, yönetmene laf sokamaz. Yönetmen ne isterse o olur. Sunucu laf sokarsa mutlaka cezası verilir. Sunucu açısından değerlendirecek olursak, ekrana hiçbir aksilik yansıtılamaz. Yansıtan kişi suçludur. Yeri gelmişken TNT yönetmeninin şahsına değil ama REJİ konusunda genel bir eleştiri yapmak gerekirse, Türkiye'de gerçek anlamda REJİ yapmanın nasıl birşey olduğunu bilen kaç yönetmen var? Yönetmenlerin büyük bölümü, prodüksiyon asistanlığı yaptığı dönemde işten beklenmedik anda ayrılan ASIL YÖNETMENLERİNİN YERİNE son dakikada koltuğa oturtulan asistanlardan türüyor. Bu konuda, koltuğa oturanlara değil, koltuğu onlara veren yöneticilere tepki göstermek gerekir. Fakat, yöneticiler de televizyonla hiç haşır neşir olmuş insanlar değiller ki iyiyi kötüyü nerden bilsinler? Hal böyle olunca (FLOT-KELEBEK diye adlandırırız) 2'ye ya da 4'e bölünmüş ekranda tüm konuklar dakikalarca sergileniyor. Ne resim seçiciye ne de yönetmene ihtiyaç duyulmaz oluyor. Rejide sadece KJ - VizArtist - Ana Kumanda beklese yeterli görülüyor. Çünkü ekranda sadece yazılar ve vtr değişiyor. Görüntüde bunlar varken, yönetmen neyi yönetir işte o hiç bilinmez. (Eleştiriyorum ama şükürler olsun ki hayatımda hiç teknik olarak eleştirdiğim bu türden bir programa imza atmadım.) 

Yönetmenlerin RENK BİLİMİNE de hakim olması gerektiğini yıllardır savunuyorum. Pembe-Mor renk televizyon dilinde kadın programlarını temsil eder. Dini program rengi ise yeşil ve tüm tonları ya da altın kaplama gibi olmalıdır. Renklerin beynimize gönderdiği sinyallerin doğru şekilde algılanması için yapılmış bilimsel araştırmalar sonucu ekrandaki renk dağılımı ortaya çıkmıştır. (Turuncu güzeldir o halde turuncu yapalım diyerek rastgele konsept oluşturulmaz. Her rengin ve görselin bir etkisi vardır.) TNT'deki bu programla ilgili eleştirilmesi gereken en önemli konu, İslam Dini'nin konuşulduğu bir konseptte ekran tasarımında ''Hristiyanların sürekli kullandığı ESKİ ANAHTAR LOGOSU neden yer alıyor?'' Şimdi uzun uzun hikayesini anlatmamak gerekir ama basit bir örnekle, Hristiyanlık anlatan tüm TV programlarında, GÜVERCİN - MUM - ANAHTAR sembolü özellikle kullanılır. Çünkü onları çağrıştırdığı ya da temsil ettiğine inanılır. Muhtemelen Hayatın Şifreleri tasarımını hazırlayanlar ''Hazır Şablon (Template)'' dediğimiz yabancı kaynaklı bir konsepti alıp programa uygulamış. Bu sebeple görseller bizi hiç anlatamıyor. Yönetmen arkadaşımıza tavsiyem, programının ekran tasarımına bir el atmasıdır. Tıpkı ATV'de Nihat Hatipoğlu dini içerikli birşeyler okurken Ayasofya Cami içinden görüntüleri reji ekrana getirdiğinde duvarlardaki Hristiyanlık döneminden kalan temsili melek-İsa vb. figürlerinin İslami ilahiler eşliğinde yansıdığı gibi olmadık işler başa gelir. Ömer Çelakıl kitap ve ayet okurken, Adem Havva konulu teaserda öpüşenler, çıplak kadın figürleri kj bandında (altyazı) ekrana yansır. Yukarıda ''Allah'' derken, altta ''Yallah'' durumuna düşersiniz. İslam'da; YAŞAM kelimesi, Hristiyanlık'ta ise; HAYAT kelimesi tercih edilir. Misyoner radyo-tv kanallarının isimlerinde de HAYAT TV gibi isimler görürsünüz. Hayatın Şifreleri ismiyle bir program yaparsanız bu detaylar bilinçli kişiler için şüphe uyandırır. Bu tür hassas programlar hata kaldırmaz. Ülkemizdekilerin büyük çoğunluğu bu konularda bilinçsiz olduğu için hassasiyet göstermiyor olabilirler ama bir tane doğru vardır. Sizler yeter ki doğru olanı yapın. Son olarak, baştan beri sürekli yönetmeni eleştirdim çünkü, ''Adı üstünde Yönetmen, yöneticidir ve rejiye girdiği anda patron kendisidir. Ona hiç kimse karışamaz. Müdahale edildiği anda, ''Çok biliyorsan gel otur sen yap'' diyerek kalkıp gidilir, ya da karışan kişiye haddi bildirilir. Kendisinden emin olan bir yönetmen kimseye medet etmez. İşin sonuna imza atıyorsanız, kimseyi karıştırmazsınız bizim meslekte.'' İşte bu yüzden yönetmen arkadaşımıza hitaben herşeyi anlattım. Lütfen dikkat ve daha çok araştırma!



nanomag

1992'de planlanarak 1999'da kendisine ait teknik altyapısı tamamlanan, 2006'da Türkiye'nin İlk ve Tek IP TV Kanalı olarak 7-24 HD yayına başlayan fortuna TV, Medya Haberleri, Kadın, Erkek, Sanat içeriğiyle Türkçe ve İnglizce yayınlarına devam ediyor.


0 fortunaTV.com Konu: “TNT - Ömer Çelakıl ile Hayatın Şifreleri (Detaylar & Hatalar)