MEDYA HABER
Search

İŞYERİNDE NEDEN SOSYAL AĞ YASAĞI VAR

Bu yazıyı hazırladığımda piyasada sadece MSN vardı. Bunu bir köşeye not ederek MSN, Facebook, Twitter, Blog vb. yasaklarla başlayalım. Türkiye, sayısı 29 milyon olan Windows Live Messenger kullanıcısı ile dünyada Brezilya’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Ayrıca yine Türkiye, 27 milyonluk Windows Live Hotmail kullanıcı sayısıyla ABD ve Brezilya’dan sonra dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Geçtiğimiz günlerde, Microsoft’un Universal McCann ile birlikte, % 72’si erkek, % 28’i kadın olmak üzere 31.764 kişinin online katılımıyla Windows Live Messenger araştırmasında, kullanıcılarının tüketim alışkanlıklarını ve beğenilerini ortaya koydu.


Buna göre MSN;


:: En çok arkadaşlar ve aileyle sohbet için kullanılıyor...


:: Kullanıcıların %84’ü sosyal platformlara üye...


:: Saat 18:00’den sonra online oluyor...


:: Kullanıcıların yarısından fazlası boş zamanlarında TV izliyor...


:: Windows Live Messenger kullanıcıları, yaşamdan ne istediğini biliyor. Kariyer odaklı, dış görünümüne önem veren, yeniliklere açık ve müzikle ilgilenen bu kesim, araştırmanın alt kırılımlarında yaşamdan ne istediklerini bilen, kararlı insanlar olarak öne çıkıyor...

:: Kullanıcıların dörtte biri hareketli ve değişime açık bir hayat beklentisi içinde...


:: Her dört Windows Live Messenger kullanıcısından biri, Windows Live Messenger’a bağlanmak için cep telefonunu kullanıyor...


:: İşyerinde MSN yasak olanların neredeyse tamamı, web tabanlı bir sistem yardımıyla (gizlice) bağlanıyor...


MSN yasağının uygulandığı firmalarda çalışanlar, bu tür yasakçı ve engelleyici davranışlardan son derece rahatsız.

Halbuki MSN, bir çok konuyu çözmek için telefondan da, mailden de daha pratik ve son derece hızlı. Aynı zamanda, 20 dakikada 1 dikkati dağılan insanoğlu, SİGARA MOLASI - ÇAY MOLASI - WC - TLF - HAVA ALMAK vb. bahanelerle masadan kalkmak yerine 2 cümle msn molası vererek aynı rahatlama hissini alabiliyor.
''MSN yasaklamakla şirket, hiç bir şey başarmıyor.''


Türkiye'deki firmaların büyük bölümü, personelinin MSN, Facebook, Twitter, Blog vb. sosyal ağ kullanımını engelliyor. Engellemeyenler de, MSN yasaklamaktansa, çalışanlarının neler yazıştığını gizlice kendi bilgi işlem merkezlerinden takip etme çalışmaları yapıyor. Bazı firmalar da MSN engellemek için ''Napalım? Virüs giriyor bilgisayarlara ve ağımıza, mecburen engelliyoruz'' gibi saçmasapan bahaneler üretiyorlar. Bu yasaklarla bazıları, firmalarının performansını artıracağını zannediyorlar ama yanılıyorlar. Aslında tam tersine, MEDYA & İLETİŞİM çağında, çalışanlarını bir nevi ''kölelik sistemiyle'' sadece işe odaklı bir şekilde MUTSUZ - İŞİNDEN MEMNUN OLAMAYAN ve daha da önemlisi İLETİŞİMİ ENGELLENMİŞ bir şekilde çalıştırıyorlar. Personel de, SİGARA MOLASI - ÇAY MOLASI - WC - TLF - HAVA ALMAK vb. bahanelerle çalışma masalarından uzaklaşıyor ve ''ASIL KAN KAYBINA'' yönetim eliyle sebep oluyorlar. Bildiğiniz gibi öğretmenlere bile, eğitim verirken öğrencilerine 20 dakikada 1 defa 5-10 dakika için sınıf psikolojisinden uzaklaştırma amaçlı espiri, fıkra vb. anlatmaları önerilir. (Bunun tek sebebi, 20 dakikada 1 defa dikkatin dağılmasıdır.)


MSN yasağının uygulandığı firmalarda çalışanlar, bu tür yasakçı ve engelleyici davranışlardan son derece rahatsız. Elemanlarınız, ''Mutsuz ama çok para kazanan kimseler olmaktansa, yasaklara veda edip yeni arayışlar içerisine girmeyi tercih ediyorlar'', bunu gözardı etmeyin.


Emin olun, personeliniz eğer 3 saat içinde bir işi teslim etmek zorundaysa, o işi zaten zamanında size ulaştırır. İşler dururken MSN'de takılmayacaktır..!


MSN, bir çok konuyu çözmek için telefondan da, mailden de daha pratik ve son derece hızlı. Aynı zamanda, 20 dakikada 1 masadan kalkmak yerine 2 cümle msn molası vermek de çalışanlarınıza aynı rahatlama hissini sağlayacaktır...

Peki, işyerlerinde neden Sosyal Ağ yasağı uygulanıyor?


Bu saçmalığın en büyük sebebi; ''Yasağı uygulayan firmaların çalışan performansını dengelemeyi ve ölçmeyi bilmemesi”... MSN yasağında çalışanları rahatsız edense, yönetimlerin ''satışlar, maliyetler, trend takibi vb.'' yapmak yerine, personeline yasak koyarak çıkış ya da yükseliş yolu aramasıdır. Bu da, Türkiye'deki firmaların çağdaş ve bilimsel bir şekilde yönetilmiyor olduğunun bir göstergesidir. Yasaklarla değil, ödüllendirme sistemiyle firmanızı yüceltin. Kalite standartınızı da ISO vb. birşeyleri uygulayarak belirlemeyi deneyin ve çalışanlarınızla mesafeli birer arkadaş gibi olun.


SON OLARAK:


Ben ve benim gibi yıllarını medyada çalışarak geçiren (ve bilgisayarın Türkiye'ye ilk girdiği günden beri binbir çeşit bilgisayar kullanan) herkes, fotoğraf, müzik, video araştırmak - izlemek - foto & video yüklemek - grafik & tasarım incelemek - faal & sosyal olmak - iletişim kurmak - davranış bilimlerini öğrenmek vb. herşeyden faydalanmalıyız. Fakat Türkiye'de, neredeyse hiçbir medya kuruluşunda sosyal ağları kullanmak serbest değil.


Yani, bu neye benziyor? Televizyonda çalışıyorsunuz ama TV izlemek YASAK. Ben sosyal ağ yasağının bundan hiçbir farkını görmüyorum.


NOT: İnterneti nasıl & hangi amaçla kullandığınız çok önemlidir. Sri Lanka'da Tsunami olduğunda, hemen o bölgeden birisinin MSN adresini bulup bu sayede olayla ilgili (TÜM DÜNYAYA ORİJİNAL TSUNAMİ VIDEO GÖRÜNTÜLERİNİ BEN SERVİS ETMİŞTİM). Tıpkı, Türkistan'daki vahşetle ilgili video görüntülerini MSN vasıtasıyla aldığım ve Japonya Tsunami görüntülerini de dünyaya servis ettiğim gibi! Bilmem anlatabiliyor muyum?



nanomag

Türkiye'nin İlk ve Tek IP TV Kanalı olarak 2006 Yılında Kurulan fortuna TV Channel, Kadına Özel Erkeklere Güzel içeriğiyle Türkçe ve İnglizce yayınlarına medya haberlerini ekleyerek aralıksız devam ediyor.


0 fortunaTV.com Konu: “İŞYERİNDE NEDEN SOSYAL AĞ YASAĞI VAR

    Düzgün Türkçe ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com