MEDYA HABERCİSİ
Haber Ara

SAHTE FENOMENLER SAHTE TAKİPÇİLER

Sosyal medya türediğinden beri bir sürü kavram kargaşası çıktı ortaya. Hangisi doğru hangisi yanlış? 

YANLIŞ: Sosyal Medya / DOĞRU: Sosyal Ağ, 
YANLIŞ: Sosyal Medya Fenomeni / DOĞRU: Takipçi hırsızı, 
YANLIŞ: Youtube Kanalı / DOĞRU: YouTube Sayfası,
YANLIŞ: Youtube Para Kazandırıyor / DOĞRU: YouTube Para Kazandırmıyor, 

SOSYAL MEDYA MI SOSYAL AĞ MI? 
Öncelikle Sosyal Medya konusunu kısaca açıklayalım. ''Sosyal ağ'' demek doğru olanıdır ama eksiksiz herkes ''Sosyal Medya'' dediği için artık biz de öyle ifade etmek zorunda kalıyoruz. Zorunda kalıyoruz çünkü doğru olsa bile farklı ifade ettiğimizde neyden bahsettiğimiz anlaşılamıyor. Google bile aramalarda en çok kullanıldığı biçime göre sonuç veriyor. Bu yüzden ''sosyal medya'' olarak dilimize yerleşti. Social Networks (Sosyal Ağ) Social Media (Sosyal Medya). 



SOSYAL MEDYA FENOMENİ KİME DENİR VE NE İŞ YAPARLAR? 
Kitlelere örnek olan ve kitleleri peşinden sürükleyene ''fenomen'' diyebiliriz. Peki, ''sosyal medya fenomeni'' kimdir ve nasıl olunuyor? diyecek olursanız en iyi örnek ''Nusret Gökçe'' diyebiliriz. Evet o, ''Salt Bae'' olarak bilinen dünya çapında gerçek bir fenomen. Kendine ''fenomen'' diyen boş adamlardan değil. Adamın işi gücü 'et' aslında. Eti keserken yağlı güreş misali hareketleri ve baharatı atış biçimiyle dünyanın dikkatini çekti. Belki işini tanıtmak, belki de tabiatı gereği yaptığı o hareketler dünyanın dikkatini çekmiş olabilir ama şöhret doğal yollardan geldi. ''İnternetten ünlü olmayı amaç edinmediği ve asıl mesleğiyle ünlü olduğu için Nusret gerçek bir fenomen oldu.'' Eskilerden örnek verecek olursak İnternet Mahir gelmiş geçmiş en ünlü fenomendi. ''I Kiss You'' demekten başka hiç İngilizce bilmeden açtığı internet sitesiyle ünlü oldu. Hollywood'ta onun için şarkılar, klipler, çizgi filmler yapıldı. Dünyada ünlü ve saygın televizyon kanallarına konuk oldu. Çok büyük katılımlı partiler düzenlendi. Günümüzde fenomen diye gezenlerin yaptığı gibi ısmarlama organizasyonlar değildi. O dönemin Dünya yıldızları bile Mahir'le tanışmak ve imza almak için organizasyonlara katıldı. Sırf Mahir'i davet edebilmek için ABD'li organizasyon firmaları Türkiye'de ihtiyaç sahiplerine çok yüklü miktarlarda para yardımları yaptılar. Anlatmakla bitmeyecek olan Mahir, başlı başına film gibi bir konudur. İnternet Mahir, bu işlerin boş olduğunu anladı ve zirvedeyken şöhreti elinin tersiyle iterek mütevazı bir hayatı tercih ederek tasavvufa yöneldi. Peki diğerleri neden fenomen zannediliyor? Çünkü, teknoloji çağındayız ve sosyal ağların hepsine ''takipçi kasma, takipçi satın alma'' vb. tabirlerle sahte hesaplar, bot yazılımlar vs. ile bir profili milyonlarca takipçisi varmış gibi gösterebiliyorsunuz. Başta, sanat piyasası olmak üzere en çok da hevesli gençler bu yöntemi kullanarak ''çok takipçisi varmış gibi'' imaj çiziyor. Sanat camiası ''çok takipçim var, çok ünlüyüm'' diye hava atıyor. Instagram başta olmak üzere internetten iş yapmaya çalışanlar da ''Bana çok talep var'' havası atıyor. Böylece ''Çok satıyormuş gibi'' görünüyor. Buraya kadarına ticari olduğu için pek bir şey diyemem ama çok büyük markaların pazarlama müdürleri teknolojiden bihaber olduğu için milyonluk sahte takipçili boş adamlara ciddi paralar ödediler. Yaptıkları yanlışı geç de olsa anladıkları için artık eskisi gibi sosyal medya profillerine yatırım yapmıyorlar. 

FENOMENE 65 BİN TL ÖDEYİP ZARAR EDEN MARKA 
Marka ismi veremeyeceğim ama çok büyük bir kozmetik firması 35 Bin TL. ücret ödeyerek sözde makyaj videoları yapan bir kızla aksiyon organizasyonu düzenledi. Bu organizasyonla ürün satabileceğini zanneden firma büyük zarar etti ama akıllanmadı. Zararı telafi etmek için aynı kızı bir kez daha 30 Bin TL daha ödeyerek davet etti. Dile kolay 65 Bin TL para ödüyorsunuz bu boş insana. Sonrası noldu? Satışlar dipte, organizasyon fiyasko, 9-12 yaş grubu takipçi ve her şey zarar. Dünya markası olan bu firma bir kaç ay önce bir çok kozmetik çalışanını işten çıkarttı. ''Eh müstehak'' demek geçiyor içimden ama olan çalışanlara oldu. İşte bu örnekte de görüleceği üzere, youtuber, instagramer, influencer mevzularının hep hikaye olduğunu geç de olsa anladılar ve reklam piyasasında artık bu tiplerle çalışma yapılmayacağına dair ortak söylemler başlattılar. Peki nerede yanılmışlardı? Fenomen denilen hesapların çok büyük kitleleri olduğunu zannediyorlardı ve reklamcılar da ayırt edemediler. Nereden bilsinler, fenomenlerin işi yanıltmak olduğu için onları iyi tanımak lazım. Fenomenler nasıl tanınır bilir misiniz? Fenomenlerin profiline girince, anlamsız özlü sözler paylaştığını ve gereksiz fotoğraflarını görürsünüz. Bir de profil fotosuna mikrofonlu bir resim, bilgi kısmına da ''muhabir, televizyoncu, gazeteci'' vs. yazıyorlar ve web site linkine comTR uzantılı (aslında var olmayan) bir adres yazıyorlar. Böylece güvenilir vasıflı bir görüntü vermeye çalışan boş adamlar bunlar. Fenomen olduğunu hemen anlarsınız. Sizi takip ediyorlar, siz de nezaketen geri takip yapınca bütün listenizdeki takipçileri hooop kendilerine aktarıyorlar. Bunlar artık kod ve yazılımla yapılıyor. Hırsızlığın bir değişik versiyonu yani. Kendi isteminiz dışında otomatik olarak bu sözde fenomenleri takip etmiş olabiliyorsunuz. Cinsel içerikli sahte kadın profilleri oluşturup binlerce yamyam takipçi kazanınca sayfa ismini cismini değiştirip bir günde resmi profile dönüşebiliyor. Elde hazır profil yoksa da 3 günlük yeni bir hesapta 3 Milyon takipçi görünüyor. Hesabın sahibinin hiçbir vasfı yok ve (tikli) onaylı hesap. 15 yaşında çocuk bile olabiliyor bu. Bir de fitness ayakları yaparak vücuduyla takipçi çekmeye çalışan hesaplar var. (Yanlış anlamayın kas gösteriyorlar asla kalça değildir göstermek istedikleri, o kısımlar istenmeden yansıyordur). Bu tür hesapları ''Sosyal medya fenomeni oldu'' diye haber yapan televizyonlar ve web siteler var. Çıplaklıkla izleyici ve ziyaretçi çekme peşindeler. Hemen her haber sitesinin galeri bölümünde kasap havası etler havada uçuşuyor. Bir haber okumak istediğiniz zaman 55 çeşit kadın fotoğrafı sizi karşılıyor. Sayfalarda otomatik yenileme özelliği olduğu için bir defa girdiğiniz zaman 20 defa daha tıklamış gibi ziyaretçi trafiği alıyorlar. Yani onların da sayfa görüntülenme rakamları gerçeği yansıtmıyor. Çünkü haber siteleri de fenomen hesaplar gibi yönetiliyor. Sosyal ağlarda bir de 20'li yaşlarda kızlar var. Onlar da moda, makyaj videoları, makyaj fotoğrafları, çok uzmanmış gibi kozmetik önerileri falan gösteriyorlar. Dünyaca ünlü kozmetik markalarının Türkiye temsilcileri bunların takipçi hırsızı olduğunu bilmediği için ''Oooo yüz bin takipçisi var, her fotosu 6 Bin beğeni almış'' diyerek bunlara tanıtım için ürün bile veriyor. ''Yahu otomatik beğeni için yazılımlar var. Bunlar gerçek takipçi değil ve gerçek rakamlar değil''. Toplasanız 100 kişi etkileşimde bulunmuyor aslında. Rakamlar sahte. Koskoca markaların müdürleri bunu nasıl bilmez de işbirliği yapar ve bir de üstüne ürün verir? Mal kendilerinin olmayınca ''promosyon'' yazıp dağıtıyorlar hayret ediyorum. Facebook, twitter ve instagramda ''Sosyal medya fenomeni'' denilen hesaplara bakın hepsi aynı sistem. Bu hesaplar üzerinden ''hashtag çalışması'' adı altında ''gündem olduk'' numarası yapılıyor. 2000/2500 otomatik twit atılarak ''Türkiye gündemindeyiz / Dünya gündemindeyiz'' diye ilan ediliyor. Bir şeyi kabul etmek lazım ki şu anda twitter'da bu tür çalışmalar ses getiriyor. Zamanla o etki de kalmayacak. 80 Milyonda 2500 paylaşımın hiçbir önemi yok yani. Zaten bunlar Fenomen değil, Sosyal Medya Hırsızları. Bir de bunları ciddiye alıp üniversite konferanslarına, televizyon programlarına davet edenler var. ''Bunu nasıl başardın?'' diye saf saf soruyorlar, sözde fenomenler de ''Şunu yaptım bunu yaptım, internetten çok para kazandım'' diye bir sürü yalan dolan hikayelerle ahkam kesiyorlar. Bunların kitap yazanları da var. Adam ''oto botun'' kitabını yazmış yani. Klipler, filmler çekenleri de var. Buraya yazmamak için çok sabrettim ama iş koptu gitti artık. Lütfen, biraz teknolojiden haberdar olun. Saf saf, ''Çok takipçisi var'' diye şaşıp kalmayın. Çok kolay o işler. ''Az olsun ama gerçek olsun takipçileriniz.'' Bu daha önemli. Sahteliklerle nereye kadar gider bu işler. Bakın, altı boş sahte fenomenler hakkında son günlerde açılan davaları da sıkça duymaya başladık. Gittikçe daha da artacağa benziyor. Fenomencilik hastalığına yakalanan bazı gençlerin ekstrem işler yapacağız diye hayatını kaybettiği günleri de yaşarız, ona göre dikkat edin. 

YOUTUBE KANALI MI YOUTUBE SAYFASI MI? 
Bir kanal olabilmek için yayın yapmak gerekiyor. Yayın aktarmak da değil, bütünüyle o mecradan yayın yapmak gerekiyor. YouTube üzerinden TV Kanalları yayın aktarıyor ama orası yayın merkezleri değil. Bu yüzden YouTube Sayfası denmelidir. Profil oluşturup video yüklediğiniz bir sayfa bu. Kanal değil. YouTube'a üye olunca Facebook, twitter ya da instagram gibi bir profil sayfası açıyorsunuz. YouTube buna ''Sayfa'' demek yerine ''Kanal'' diyor ama kesinlikle yanlış. Buna sayfa denir, profil denir ama asla kanal denemez. Bugün bir medya sitesinin haberine rastladım. ''İvana Sert Kanal Açıyor'' diye başlık atmışlar. Habere bir baktım ki aslında İvana YouTube Sayfası açıyormuş. Yani pes artık. İvana'ya değil, habere ''Kanal açıyor'' diye başlık atanlara pes. Bu haber; ''İvana facebook sayfası açıyor / İvana twitter profili oluşturdu / İvana instagram'da sayfa açtı'' ile aynı anlama geliyor. Herkes alışılmış söylemleri kullanabilir de, medya alanındaki haberciler buna nasıl uyar hayret ediyorum. ''İvana YouTube sayfası açıyormuş, makyaj yapacakmış. Herkes makyaj yapıyor zaten, o da yapsın'' derken, bir de ''Murat Boz Kanal Açıyor'' diye haberler çıktı. Tabii ki kanal falan açmıyor, basit bir Youtube sayfasını abartıyorlar işte. Youtube para kazandırıyor zannedenlere laf anlatmaktan da yoruldum artık. ''youtuberım çok para kazanıyorum'' diyen adamlar 200 TL gibi çok küçük paralar alıyor ama piyasada konuşurken ''10 Bin aldım abi'' diyorlar. Sürekli kamera vs. satın alıyor gibi görünenlerin bir çoğu zengin ailelerin çocukları ve alışveriş paralarını babaları ödüyor. Yukarıda anlattığım gibi bazılarına da çok takipçisi var zannederek firmalar ürün denemeleri yaptırıyor. 5 kuruş ücret almadan konuk oldukları organizasyonlar için ''3 Bin TL. aldım'' diye duyuruyorlar. Yani parayı ya babaları veriyor ya da takipçi sayılarına bakarak hataya düşen markalardan alıyorlar. Bu bağlamda youtube para kazandırmıyor, sadece vitrin görevi görüyor. Dikkat çekip birilerini çok ünlü olduklarına inandırırlarsa özel organizasyonlardan 3-5 kuruş kazanıyorlar, youtube'tan değil. En sağlıklı örneği kendimizden vereyim. Artık ayda yılda bir yükleme yaptığımız fortunaTV youtube sayfasının 2 Milyon 600 Bin izlenme rakamı olmasına rağmen, hesapta 100 TL görünüyor. Onu da bir sürü kriter ekledikleri için yatırmıyorlar zaten. Bu yüzden boşuna youtube hayalleri kurmayın. En sağlıklısı, ismi kendinize ait olan bir web sitenizin olmasıdır ama lütfen ''kanal'' demeyin şuna. TV kanalı olmadığı halde web sitelerine ''Kanal'' diye isim koyanlar da var. Sayfaya giriyorsun bir tane youtube videosu koymuşlar, köşesine de WebTV yazmışlar. Televizyon imajı veriyorlar akılları sıra. ''TV'' nedir acaba bilen kalmadı mı piyasada. Her şeye kanal, her şeye tv diyorsunuz! İnternette kavramlar karıştı gitti. Bildiğiniz gibi, Türkiye'de ilk defa 1999'dan beri 7/24 Dijital TV Kanalımızla biz yayın yapıyoruz ama bunların yüzünden tanım karmaşasını anlata anlata bitiremedik. Biz ''Dijital TV Kanalı'' diyoruz, adamlar ''Hmm youtube yani. Haa webTV. Yoook internet TV, Hah sosyal Medya Kanalı. Korsan maç yayını mı yoksa'' diyebiliyorlar. Bari buraya yazalım da dakikalarca anlatmak zorunda kalmayalım dedik. 



SOSYAL MEDYADA POPÜLERLİK PARA KAZANDIRIR MI? 
Bunu defalarca söyledim, YouTube saldırısı gündemdeyken yeniden hatırlatayım. Youtube saldırganı her ne kadar akli dengesi yerinde olmasa da ''rakamlarla oynandığını belgelerle ispatlamış oldu''. Artık rakamların sahte olduğunu herkes anlamıştır diye düşünüyorum. Sosyal ağlardan (sırf takip ve izlenmeyle) normal yolla para kazanamazsınız. ÇiftlikBank'a gülerken kendiniz de aynı duruma düşmeyin. Çok izlendiğini zannettiğiniz video rakamları ücretle satın alınıyor, popüler hesaplar da aslında fenomen değil bir nevi youtube'un desteklediği maaşlı elemanlar. Hani, bazı markalar profil sahipleriyle anlaşıp 2 parfüm karşılığı ürün tanıtımı yapıyorlar ya, işte aynen böyle bir sistem. YouTube da kendi reklamı için ''fenomen'' adı altında ''eleman'' çalıştırıyor. Bunlar da piyasada çok para kazanıyoruz senaryosunu oynuyorlar siz de aptal gibi inanıyorsunuz! Diğer para kazandığını iddia edenler ise k.rsan film, bahis, c.nsellik vs içeriklerle takipçi sayısını artırdıktan sonra sayfanın ismini değiştiriyor ve bir bakmışsınız ki bomboş bir adamı 1 milyon kişi takip ediyor! Bütün işin özeti bu. Uzun lafın kısası, YouTube'ta 2.5 Milyon orijinal izlenme sayımız olan fortunaTV sayfamız için sürekli dile getirdiğim gibi: ''Rakamlarda oynama yapılarak düşük gösteriliyor. İstatistikler kesinlikle gerçek değil ve para kazandırmıyor. 2.5 Milyon rakamımıza Youtube'un verdiği para nedir biliyor musunuz? (0) koskoca bi sıfır''. Yukarıda tüm detayları anlatmıştım zaten, tekrara gerek yok. Anlayacağınız, sosyal ağlarda sırf popüler olarak para kazanamazsınız. Takipçilerinizin büyük kısmı sahte olduğu için ürün satarak anca 3-5 kuruş gelebilir. Sosyal medyada nereye üye olduysanız, oranın yönetimi sizin ne yapıp yapamayacağınıza karar verir. Bu yüzden de kuralları onlar koyar. Para kazanmak istiyorsanız kendi web sitenizi kurarsınız, gelir gideri o zaman net olarak görebilirsiniz. Web sitenizin tüm yönetimi sizin elinizdedir ve kuralları kendiniz koyarsınız. 



KAÇ TAKİPÇİN VAR? 
Biz sosyal ağları genişletmek için yukarıda anlattığım yöntemlere girmiyoruz. Bizi sosyal ağlardan değil, web sitemizden takip etsinler istiyoruz. 
Takipçilerimiz de, sayılarımız da tamamen doğal. ''Bizi milyonlar izlesin'' diye bir derdimiz yok. Sanat ve medya dünyasından binlerce izleyicimiz var. Onlar bizim için yeterli olan hedef kitlemiz. Bakın milyonlarca demiyoruz, binlerce. Eğer global olarak bazı engellemeler olmasa bu rakamın çok daha üst seviyelerde olduğunu, yazımın devamında anlayabilirsiniz. Yazılımlarla sahte takipçilerin satın alınmadığı ve bir videonun 10 Bin izlenme oranına ulaştığında ''Woooow'' dendiği yıllarda YouTube sayfamız 2.5 Milyona ulaşmıştı. Halen de o civarlardadır, biz de pek dokunmuyoruz. YouTube geçenlerde, ''Video izlenme oranlarının gerçeği yansıttığına inanıyor musunuz?'' diye bir anket sundu. Tabii ki HAYIR cevabı verdik. Artık rakamlar hep satın alınmayla şişiriliyor. Tüm mecralarda aynı. Eskiden, Bin kişinin beğendiği bir sayfa öve öve bitirilemezken 350 Bin (doğal) takipçimizin olduğu facebook sayfamız sebepsiz yere 3-4 defa kapatıldı. ''Özür dileriz yanlışlık oldu yenisini açın'' deyip geçtiler. (Facebook bunu hep yapıyor biliyorsunuz). Biz artık facebook için de pek uğraşmıyoruz. Günde sadece 1-2 haber paylaşıyoruz. 2 Bin civarı sevenimiz var yeterli. (Fazla dikkat çekmemeye çalışıyoruz. Türkiye'den bir hesap dikkat çekince sistematik olarak takipçilerinizi azaltıyorlar ve paylaşımlarınızı sadece en yakınlarınızın göreceği şekilde ayarlıyorlar. Siz zannediyorsunuz ki herkes görüyor ama sadece 5-10 kişi anca görüyor paylaşımı. Hele ki profilinizde milli manevi değerleriniz göze çarparsa bir nevi ''kara listeye alınıyorsunuz''. Twitter da aynı şekilde. Instagram'da da aynı. Mesela bizden bir örnek vereyim şaşıracaksınız. fortunaTV instagram sayfasının en kötü günde 250 ziyaretçi 20 yeni takipçi istatistiği oluyor. Buna rağmen fortunaTV 1200 takipçinin üstüne hiç çıkmıyor. Çıkınca da hemen eksiltiliyor. En son 1230 takipçi olduktan 3 gün sonra yeniden 1200 seviyesine düştü. Bunun sebebi takibin bırakılması değil, instagramın takipçi satmak istemesidir. Yani, Instagramın bizim gibi kurumsal kullanıcıları takipçi satın almaya zorladığının farkındayız. Satın alma yapmazsanız 2 adım ilerlemeye izin verilmiyor. Satın alma yaparsanız hedef kitle belirleseniz de instagram alakasız bir sürü sahte hesaptan size takipçi gönderiyor. Yani yukarıda anlattığım kuru kalabalık oluyor listenizde. Biz bu yöntemleri kullanmadığımız için Instagram'da çok özel bir şey yapmıyoruz ama yine de boş bırakmıyoruz. Bizim için şu anda bu yazıyı okuduğunuz sayfamız ve tv kanalımız önemli. Bütün yoğunluğu bunlara veriyoruz. Blogger tadında harika geri dönüşler alıyoruz. Yazımızdan da anlaşılacağı üzere, (influencer marketing) kimseyi satın almıyoruz. Milyonlarca takipçimiz yok ama hedef kitlemiz olarak medya ve sanat camiasından binlerce kişi düzenli olarak bizi izliyor ve sitelerimizi ziyaret ediyor. Özellikle medya ve tv kanalları konusunda gündemi belirleyici olarak her ne yazdıysak mutlaka yerini buluyor. Biz daha ne isteyelim? İsteyen beğenen, web sitemizden, android, ios yazılımlarımızdan, smarttv'lerden her şekilde takip ediyor bizi. Böylesi yüzde yüz gerçek. Şimdi ben bu yazıyı, Facebook, twitter ve instagram'da paylaşıcam ve yaptığımız en basit paylaşımlarda bile; ''Bunu öne çıkar, buna reklam ver, daha fazla takipçiye ulaş'' vs. önerisini görmeye devam edeceğiz. Artık her şey sahte ve ticari olsa da, biz Sosyal Medya'yı araç olarak kullanıyoruz, Sosyal Medya'nın bizi yönetmesine izin vermiyoruz. 



nanomag

FTV TÜRK, 1992'de planlanarak 1999'da teknik altyapı yatırımını tamamladı. 2006'da Türkiye'nin İlk ve Tek Dijital TV Kanalı olarak 7-24 yayına başladı. 2013'te HD yayına geçti. Medya Haberleri, Yaşam, Sanat içerikli Türkçe/İngilizce yayın yapıyor.


0 fortunaTV.com Konu: “SAHTE FENOMENLER SAHTE TAKİPÇİLER

    Düzgün Türkçe ile hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com


İSTANBUL HAVA DURUMU