📺 MEDYA HABER

[tv][bsummary]

🎬 SİNEMAGAZİN

[sinemagazin][bsummary]

🎵 MÜZİKALİTE

[müzikalite][bsummary]

💎 MODERNİZE

[modernize][bsummary]

🔬 AKTÜEL

[Bilgisel][bsummary]

🗃️ DOKÜMAN

[Doküman][bsummary]

🚘 LANSMAN

[lansman][bsummary]

🏆 SPOR

[Spor Habercisi][bsummary]

🎤 RÖPORTAJ

[röportaj][twocolumns]

🚨 ALARM

[Alarm][bigposts]

BATAN GEMİNİN MALLARI FENOMENLER ASLINDA KİM

Artık internet fenomenlerinin kirli para trafikleri ortaya çıkmaya başladı. Ben bu yazıyı 2017'de ilk yazdığımda bazı sinyaller vermiştim ama 2023'e kadar çoğu kişi uyanmamıştı. Artık her gün yeni bir fenomen skandalıyla gündem meşgul oluyor. Onların hepsi sözde fenomen, özde kirli işler köprüsü! 

Devletimizin yapmaya başladığı operasyonların sonuçlarından da anlaşılacağı üzere, ''fenomenlik pek sağlam ayak işi değil'' derken ne kadar haklı olduğum yine ortaya çıkmış oldu. “Kara para aklama”, “Vergi kaçakçılığı”, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “Resmi belgede sahtecilik” ve “Uyuşturucu ticareti” gibi suçlardan tutuklandılar ve diğerleri de sırasını bekliyor. 


Ben hiç isim yazmıyorum. Çünkü onları tanımak gerçekten çok kolay. Hepsi aynı imalathaneden çıkmış gibi yıllardır internette benzer imajlar çiziyorlar. Bunun şahsi tercihleri olması imkansız. Çünkü hepsinin aynı yöntemleri kullanması çok büyük tüyolar veriyor. Arkalarında organize bir örgüt olmadan kesinlikle tek tip imaj vermeleri mümkün değil. Yani birileri bunları vitrin olarak kullanmak amacıyla eğitiyor. Evet, net olarak nasıl imaj çizmeleri gerektiğini bunlara öğreten birileri var. Benzerlikler de o yüzden oluyor zaten. 

Benzerlikler neler mi? Sıradan bir hayat yaşarken bir anda bakımdan geçip kasayı façayı düzeltiyorlar. Hemen güzellik sektörüne yönelik ultra lüks mekanlar açıyorlar. Kadın Erkek çift olarak tanınıyorlar. Yani tek başına değiller ve inandırıcılık için aile imajı çok önemli. Bir de manevi değerleri kullanarak güven kazanma olayı var. Umre'de veya ibadette fotolar mutlaka paylaşılıyor. Müzik piyasasının dokunulmazlığından faydalanmak için klip de yapıyorlar. En belirgin özellikleri de zenginliklerini görgüsüzce gözler önüne sermeleri. 

Görgüsüz olmalarının sebebi çok basit; ''Arkalarındaki örgütler kendilerine vitrin olacak fenomencikleri seçerken, kısıtlı imkanlarla büyümüş, ihtirasları olan, kısa yoldan para kazanma hayali olan ve sonradan görme olmaya müsait tipleri seçiyorlar.'' Çünkü o tür kişileri yönlendirmek çok kolaydır. Cebine para girince, sorgusuz sualsiz ona istediğin her şeyi yaptırabilirsin. 

Neden sen-ben-o değil de bu tipler aynı sofrada buluşuyor. Çünkü bizlerin asla o işlere girmeyeceğini ve hatta o tür bir teklif yaparlarsa şikayet edip yakalattırabileceğimizi biliyorlar. Sözde ''Şampiyonlar Ligi'' kuralarını çekerken, yukarıda anlattığım kriterlere göre takımlar oluşturuyorlar. Her şey sahte olunca, maçın finali de, ''Olumsuz hava şartları sebebiyle iptal ediliyor.'' 

Çok enteresan bir biçimde isimleri en ufak bir yerde bile geçmedi ama kamuoyunda bu yasadışı işlere karıştığı düşünülen biri kadın, diğeri erkek iki ayrı isim daha var. Çok yakın kanka bunlar! Fenomencilik oyununu ilk oynamaya başlayanlar onlar değil miydi? Mekan açmasalar da güzellik sektörünü halen kullanmaya devam ediyorlar. Hiç bir vasıfları olmadan bir anda paraya boğulup her magazin programında partileyen tipler bunlar değil miydi? Bu olaylar ortaya çıktığından beri bir damla seslerini duyan oldu mu? Olmaz. Çünkü bu aralar dikkat çekmemeleri lazım. 

Yakın zamanda göreceksiniz ki, her kapıdan kolayca geçebilen sanatçılar ve küçük film yapımcılarını da bu örgütlerin vitrini için ideal modellerden oldukları için sorgulayacaklar! Çünkü örgütlerin para akışını sorgusuz yapabilmeleri için en müsait ortam orada. 

Peki bu fenomenlerin hiç mi iyisi masumu yok? 

Var tabii ki ama fenomen denilenler aslında fenomen değil ki! Gerçek fenomen nedir? O zaman çok eskilerden başlayalım. Uzun bir yazı olacak hazır olun. 


İnternet fenomenine eskilerden örnek verecek olursak İnternet Mahir (Mahir Çağrı), gelmiş geçmiş en ünlü fenomendi. ''I Kiss You'' demekten başka hiç İngilizce bilmeden açtığı internet sitesiyle ünlü olmuştu.


Hollywood'ta onun için şarkılar, klipler, çizgi filmler yapıldı. Dünyada ünlü ve saygın televizyon kanallarına konuk oldu. Onun adına çok büyük katılımlı eğlence partileri düzenlendi. Günümüzde fenomen diye gezenlerin yaptığı gibi ısmarlama organizasyonlar değildi. O dönemin Dünya yıldızları bile Mahir'le tanışmak ve imza almak için üstüne para verip organizasyonlara katıldılar. 


Sırf Mahir'i davet edebilmek için ABD'li organizasyon firmaları Türkiye'de ihtiyaç sahiplerine çok yüklü miktarlarda para yardımları yaptılar. Anlatmakla bitmeyecek olan Mahir, başlı başına film gibi bir konudur. Zaten çakması ''Borat'' filmi de yapıldı. İnternet Mahir, bu işlerin boş olduğunu anladı ve zirvedeyken şöhreti elinin tersiyle iterek mütevazı bir hayatı tercih ederek tasavvufa yöneldi. 


SOSYAL MEDYA FENOMENİ KİME DENİR VE NE İŞ YAPARLAR? 

Kitlelere örnek olan ve kitleleri peşinden sürükleyene ''fenomen'' diyebiliriz. Peki, ''sosyal medya fenomeni'' kimdir ve nasıl olunuyor? diyecek olursanız en iyi örnek ''Nusret Gökçe'' diyebilirdik ama artık CZN Burak daha adam akıllı bir örnek olacaktır. Nusret, ''Salt Bae'' olarak bilinen dünya çapında gerçek bir fenomen. Başlarda, kendine ''fenomen'' diyen boş adamlardan değildi ama artık o da akıntıya kapıldı. 

Adamın işi gücü 'et' aslında. Eti keserken yağlı güreş misali hareketleri ve baharatı atış biçimiyle dünyanın dikkatini çekti. Belki işini tanıtmak, belki de tabiatı gereği yaptığı o hareketler dünyanın dikkatini çekmiş olabilir ama şöhret doğal yollardan gelmişti. ''İnternetten ünlü olmayı tek amaç edinmediği ve asıl mesleğiyle ünlü olduğu için Nusret gerçek bir fenomen olmuştu.'' 


Fakat Nusret, sonradan şöhreti kaldıramadı ve dikkat çekmek için anlamsız ve hatta skandal görüntüler sergilemeye başladı. Artık CZN Burak Özdemir onun tahtına oturdu. Rus müşterileri Burak'ın babasının tekstil firması ''Cinzano'' telaffuzunu ''Cezene'' olarak yapınca bu ismi kullanmaya başlamış. Fakat babasının yanında çalışmak yerine el arabasıyla depoya ürün taşıdığı bir konfeksiyonda çalışırken ona ''Cezen'' denmesiyle bu ismi benimsemiş ve halen CZN olarak kullanıyor. Yardım faaliyetlerini de takdir ediyoruz. 


PEKİ DİĞERLERİ FENOMEN Mİ ŞARLATAN MI? 

Yine, ''Ben demiştim'' diyeceğim ama artık her gün sözde fenomenlerin dolandırıcılık ve para aklama işlerini duyar olduk. Hani denir ya, ''Yemeyin beni kardeşim, hepimiz biliyoruz kimin ne olduğunu?'' Günümüzde yasadışı işler yapanlar; ''Bu parayı nereden buldun'' sorusuna kılıflı bir yanıt verebilmek için ''Fenomen / Influencer'' rolüne bürünmüş tipleri köprü olarak kullanıyor. Bazıları para için her yol mubahtır kafasıyla paranın nereden geldiğine bakmadan ''Tamam olur'' diyerek köşeyi döndüler ama yolun sonunun karanlık olduğunu hesap etmemişlerdi. Bazıları da, direkt olarak yasadışı iş yapanların elemanı olarak sosyal medyada parayla şişirilmiş hesaplardan ''fenomencilik oynuyordu.'' Her iki yolun da sonu geldi! 

Herkesten önce ben söylediğim için, tekrar hatırlatayım; Yasadışı işler yapanların çok büyük bölümü, ''Kozmetik sektörü, reklam sektörü, film sektörü, müzik sektörü'' gibi alanlarda kolaylıkla at koşturduğu için hep o sektörlere yönelik işyerleri kuruyorlar veya fenomen olmaya çalışan, para için her şeyi yapabilecek ve yasadışı işlere yatkın kişilerle anlaşarak hem onları zengin ediyorlar, hem de kendileri zengin oluyorlardı. 

Biliyorsunuz eşim profesyonel makyöz. Mesela onu iş için arayan ve meslek öğrenmek isteyenlerden bazıları; ''Makyajlarınıza hayranım, sizin gibi makyaj yapamıyorum. Para kazanamıyorum. Siz duayensiniz'' vs. diyen kadınların bir ay sonra ultra lüks güzellik salonu açtığını görüyoruz. Biliyoruz paralarının olmadığını. İnanın 2 yıl sonra bile açamazsın ultra lüks bir güzellik salonu ama sosyal medyada öyle bir ambalajlama başlıyor ki, hanımlar da zannediyor, çok çalışıp ''Allah yürü ya kulum'' dedi. Yok öyle bir şey! Tamamen şaibeli işler dönüyor. Biz yıllardır hayret ediyoruz. 

Bunların bir de magazinciler ayağı var. Devlet onu da araştırmalı. Ben özetle anlatayım. Bizim televizyon camiası teknolojiye hiç hakim olmadığı için pek bilmiyorlar ya da bilmezden geliyorlar. ''İnternette birileri dikkatlerini çekince zannediyorlar ki, çok ilgi gördü de o yüzden sürekli karşılarına çıkıyor sanıyorlar ve matah bir şeymiş gibi ''fenomen'' diyerek başta magazin programları olmak üzere sürekli saçma sapan insanlara vasıf yükleyerek ekrana çıkarıyorlar. 


ÇAMAŞIRA KAFAYI TAKAN KİRLİ ÇAMAŞIRLILAR 

Sözde haber siteleri baldır bacak görünce zaten herhangi bir haber niteliği taşımasına gerek yok, hemen vitrine koyup salyalı bir başlık uyduruyor. Hiç konu bulamasalar; ''X kadının çamaşırsız pozu sosyal medyayı salladı'' demeleri yeterli oluyor. Çamaşıra kafayı takmış bu kirli çamaşırlılar! Eskiden çamaşır makineleri merdaneliydi, ''kolu indir kaldır'' öyle çalışıyordu. ''Editörlerin merdaneli çamaşır makinesi her gün çalışıyor ama fantezileri kısıtlı'' hep aynı başlığı atıyorlar! Neyse, biz çamaşırlı pozunu koyduk, siz anladınız beni. 

Motorların hepsi ''fenomen'' maskesinin arkasına gizleniyor artık. Beş parasız kızların bir anda Dubai'de çekilmiş fotoları çıkıyor karşımıza. ''Sponsoru kim'' hepimiz biliyoruz aslında! Instagram paylaşımlarında vücut sergilemekten ve kendisine gelen teklif mesajlarını ifşa etmekten başka hiç bir şey yapmayan kızları televizyona davet edip ''fenomen'' diyorlar. Aslında herkes çok iyi biliyor ki bu tiplerin tek hedefi var; ''Bakın! Bana çok teklifler geliyor. Sen de çok para ver, seninle de görüşelim'' diyerek ''piyasa yükseltiyorlar.'' Magazinciler de onlara vitrin oluyor! 

Gerçekten artık bir görmediğimiz pankreasları kaldı, o da yakındır. Görmek istemiyoruz ama ne yazık ki internet algoritması ne yapıp edip bunları karşımıza çıkarıyor. Bu durum habercilerin de ağzını sulandırıyor. Televizyoncular bu tipleri ekrana çıkartarak prim yapmasına katkı sağlıyor. Nereden geldiği belli olmayan o paralarla televizyonlara ''Ücretli reklam çalışması'' yaptırıyorlar. 


KARA PARA AKLAYAN SÖZDE FENOMENLERE OPERASYON 

Zannedilenin aksine, sosyal medyada ''fenomenim'' diyerek para kazanmadığını sürekli anlatıyoruz. Parayı başka mevzulardan kazanıp, sanki içeriklerden kazanmış gibi bir kılıf uyduruluyor. Bunun ispatlarından birini de bir haber içeriğiyle örnek olarak vereyim; ''Haklarında yakalama kararı bulunan sosyal medya fenomenlerinden Onur S.'in hesabına 9 milyon 397 bin, Fırat Ö.'nün hesabına 4 milyon 611 bin, Kenan Kerim K.'nin hesabına 7 milyon 690 bin, Adem K.'nın hesabına 4 milyon 572 bin, Fatmanur K.'nın hesabına 1 milyon 100 bin lira, Tülay B.'nin hesabına 550 bin, Yalçın A.'nın hesabına 1 milyon 53 bin lira, Metin S.'nin hesabına 7 milyon, Murat N.'nin hesabına 1 milyon 200 bin, Göksel P.'nin hesabına ise 500 bin lira para aktarıldığı öğrenildi. 120 kişi yakalandı.'' 

Biz burada meslektaşlarımıza sürekli anlatıyoruz. Okuduklarını da biliyoruz ama değişen bir şey yok. Halen bu tiplerin gerçek takipçisi olan hesaplar olduğu zannediliyor. Bakın teknoloji çağındayız ve sosyal ağların hepsinde ''takipçi kasma, takipçi satın alma, otomatik beğeni, otomatik yorum'' vb. tabirlerle sahte hesaplar, bot yazılımlar vs. ile bir profili milyonlarca takipçisi varmış gibi gösterebiliyorsunuz. Başta, sanat piyasası olmak üzere en çok da hevesli gençler bu yöntemi kullanarak ''çok takipçisi varmış gibi'' imaj çiziyor. 

Sanat camiası ''çok takipçim var, çok ünlüyüm'' diye hava atıyor ona kabul. Instagram başta olmak üzere internetten iş yapmaya çalışanlar da ''Ürünlerime çok talep var'' havası atıyor ona da kabul. Çünkü böylece ''Çok satıyormuş gibi'' görünüyor ve pazarlama yöntemi olarak kabul edebiliriz. Buraya kadarına ticari olduğu için pek bir şey diyemem ama çok büyük markaların pazarlama müdürleri teknolojiden bihaber olduğu için milyonluk sahte takipçili boş adamlara ''fenomen / influencer'' deyip ciddi paralar ödediler. Yaptıkları yanlışı geç de olsa ''zarar ettikten sonra'' anladıkları için artık eskisi gibi sosyal medya profillerine yatırım yapmıyorlar. Yapanlar ise başka dümenler çeviriyor! O dümenleri de devlet tek tek kırmaya başladı! 


FENOMENE 65 BİN TL ÖDEYİP ZARAR EDEN MARKA 

Marka ismi veremeyeceğim ama çok büyük bir kozmetik firması 2015 yılında 35 Bin TL. ücret ödeyerek sözde makyaj videoları yapan bir kızla aksiyon organizasyonu düzenledi. Bu organizasyonla ürün satabileceğini zanneden firma büyük zarar etti ama akıllanmadı. Zararı telafi etmek için aynı kızı bir kez daha 30 Bin TL daha ödeyerek davet etti. Dile kolay 65 Bin TL para ödüyorsunuz bu boş insana. Sonrası noldu? Satışlar dipte, organizasyon fiyasko, 9-12 yaş grubu takipçi ve her şey zarar. Dünya markası olan bu firma bir kaç ay sonra bir çok kozmetik çalışanını işten çıkarttı. ''Eh müstahak'' demek geçiyor içimden ama olan çalışanlara oldu. 

Ben zarar ettikleri bir tane işi anlattım, bilmediğimiz ne kadar çok hataları oldu kim bilir! İşte bu örnekte de görüleceği üzere, youtuber, instagramer, influencer mevzularının hep boş hikayeler olduğunu geç de olsa anladılar ve reklam piyasasında artık bu tiplerle çalışma yapılmayacağına dair ortak söylemler başlattılar. Fakat halen akıllanmayanlar da var. 



REKLAMVERENLER NEREDE YANILDI? 

Fenomen denilen hesapların çok büyük kitleleri olduğunu zannediyorlardı ve reklamcılar da ayırt edemediler. Nereden bilsinler, fenomenlerin işi yanıltmak olduğu için onları iyi tanımak lazım. 
Peki fenomenler nasıl tanınır bilir misiniz? Fenomenlerin profiline girince, anlamsız özlü sözler paylaştığını ve gereksiz fotoğraflarını görürsünüz. Bir de profil fotosuna mikrofonlu bir resim, bilgi kısmına da ''muhabir, televizyoncu, gazeteci'' vs. yazıyorlar ve web site linkine comTR uzantılı (aslında var olmayan) bir adres yazıyorlar. Böylece güvenilir vasıflı bir görüntü vermeye çalışan boş tipler bunlar. Fenomen olduğunu hemen anlarsınız (Ben gördüğüm anda anlıyorum). Sizi takip ediyorlar, siz de nezaketen geri takip yapınca bütün listenizdeki takipçileri hooop kendilerine aktarıyorlar. Hırsızlığın bir değişik versiyonu yani. 

Bunlar artık kod ve yazılımla yapılıyor. Kendi isteminiz dışında otomatik olarak bu sözde fenomenleri takip etmiş olabiliyorsunuz. Otomatik beğeni ve otomatik yorum sistemi de var. Yani her şey sahte. Cinsel içerikli sahte kadın profilleri oluşturup binlerce yamyam takipçi kazanınca sayfa ismini cismini değiştirip bir günde resmi profile dönüşebiliyor. Elde hazır profil yoksa da 3 günlük yeni bir hesapta 3 Milyon takipçi görünüyor. Hesabın sahibinin hiçbir vasfı yok ve (tikli) onaylı hesap. 
15 yaşında çocuk bile olabiliyor bu. Sosyal mecraların tümüne 'mavi tik' özelliği geldi ama gerçek profile göre değil, parayla ve takipçi sayısına göre dağıtıldığı için yine sahtelerin yararına bir iş oldu. Hatta sahte hesaplara güvenilirlik kazandırdılar. 

Bir de fitness ayakları yaparak vücuduyla takipçi çekmeye çalışan hesaplar var. (Yanlış anlamayın kas gösteriyorlar asla kalça değildir göstermek istedikleri, o kısımlar istenmeden yansıyordur). Sosyal ağlarda bir de 20'li yaşlarda kızlar var. Onlar da moda, makyaj videoları, makyaj fotoğrafları, çok uzmanmış gibi kozmetik önerileri falan gösteriyorlar. Dünyaca ünlü kozmetik markalarının Türkiye temsilcileri bunların takipçi hırsızı olduğunu bilmediği için ''Oooo yüz bin takipçisi var, her fotosu 6 Bin beğeni almış'' diyerek bunlara tanıtım için ürün bile veriyor. ''Yahu otomatik beğeni için yazılımlar var. Bunlar gerçek takipçi değil, gerçek beğeni değil ve gerçek rakamlar değil''. Toplasanız 100 kişi etkileşimde bulunmuyor aslında. Tüm rakamlar sahte. İşin enteresan kısmı ise, artık bu rakamlara illegal yoldan da ulaşmaya ihtiyaçları yok. Çünkü Youtube, Facebook ve Instagram'ın kendisi bile ''reklam'' adı altında kullanıcılara takipçi artırma önerisinde bulunuyor. O yüzden herkes fenomen oldu! 


SAHTE FENOMENLERE HABERCİLER DESTEK OLUYOR 

Yukarıda anlattığım türden hesapları ''Sosyal medya fenomeni oldu'' diye haber yapan televizyonlar ve web siteler var. Onlar da çıplaklıkla izleyici ve ziyaretçi çekme peşindeler. Hemen her haber sitesinin galeri bölümünde kasap havası etler havada uçuşuyor. Bir haber okumak istediğiniz zaman 55 çeşit kadın fotoğrafı sizi karşılıyor. Sayfalarda otomatik yenileme özelliği olduğu için bir defa girdiğiniz zaman 20 defa daha tıklamış gibi ziyaretçi trafiği alıyorlar. Yani haber sitelerinin de sayfa görüntülenme rakamları gerçeği yansıtmıyor. Çünkü haber siteleri de fenomen hesaplar gibi yönetiliyor! 

Sözde haber sitelerinde baldır bacak görünce herhangi bir haber niteliği taşımasına gerek yok, hemen vitrine koyup bir başlık uyduruyorlar. Hiç konu bulamasalar ''X kadının, çamaşırsız pozu sosyal medyayı salladı'' demeleri yeterli oluyor. Halbuki ''Çamaşır makineleri her gün çalışıyor'' desem siz anlarsınız beni. 

Biz bütün bunları bilip herkese anlatırken, koskoca markaların müdürleri nasıl bilmez de sahte fenomenlerle işbirliği yapar ve bir de üstüne ürün verir? Hayret ediyorum. Mal kendilerinin olmayınca ''promosyon'' yazıp dağıtıyorlar hepsine. Facebook, twitter ve instagramda ''Sosyal medya fenomeni'' denilen hesaplara bakın hepsi aynı. Bu hesaplar üzerinden ''hashtag çalışması'' adı altında ''gündem olduk'' numarası yapılıyor. 2000/2500 otomatik twit atılarak ''Türkiye gündemindeyiz / Dünya gündemindeyiz'' diye ilan ediliyor. Bir şeyi kabul etmek lazım ki şu anda twitter'da bu tür çalışmalar ses getiriyor. Zamanla o etki de kalmayacak. 80 Milyonda 2500 paylaşımın hiçbir önemi yok yani. 

Bunlar Fenomen değil, Sosyal Medya Hırsızları. Bir de bunları ciddiye alıp üniversite konferanslarına, televizyon programlarına davet edenler var. ''Bunu nasıl başardın?'' diye saf saf soruyorlar, sözde fenomenler de ''Şunu yaptım bunu yaptım, internetten çok para kazandım'' diye bir sürü yalan dolan hikayelerle ahkam kesiyorlar. Bunların kitap yazanları da var. Adam ''oto botun'' kitabını yazmış yani. Klipler, filmler çekenleri de var. Buraya yazmamak için çok sabrettim ama iş koptu gitti artık. Lütfen, biraz teknolojiden haberdar olun. Saf saf, ''Çok takipçisi var'' diye şaşıp kalmayın. Çok kolay o işler. 

''Az olsun ama gerçek olsun takipçileriniz.'' Bu daha önemli. Sahteliklerle nereye kadar gider bu işler. Bakın, altı boş sahte fenomenler hakkında son günlerde açılan davaları da sıkça duymaya başladık. Gittikçe daha da artacak. ''Fenomencilik hastalığına yakalanan bazı gençlerin ekstrem işler yapacağız diye hayatını kaybettiği günleri de yaşarız, ona göre dikkat edin.'' demiştik ama artık o dikkat edilecek günlere çoktaaan girdik. Instagram hikayesinde c.nsel organını gösteren ''sözde fenomen'' şarlatanını durdurabilecek kim varsa, onu bekliyoruz artık. Sanki hiç bir şey olmamış gibi televizyonlar magazin gündemlerine yine o şarlatanı sokuşturmaya başladı bile farkında mısınız? Tabii ki değilsiniz! 


SENİN KAÇ TAKİPÇİN VAR? 


Biz sosyal ağları genişletmek için yukarıda anlattığım yöntemlere girmiyoruz. Bizi sosyal ağlardan değil, web sitemizden takip etsinler istiyoruz. 
Takipçilerimiz de, sayılarımız da tamamen doğal. ''Bizi milyonlar izlesin'' diye bir derdimiz yok. Sanat ve medya dünyasından binlerce izleyicimiz var. Onlar bizim için yeterli olan hedef kitlemiz. Bakın milyonlarca demiyoruz, binlerce. Eğer global olarak bazı engellemeler olmasa bu rakamın çok daha üst seviyelerde olduğunu, yazımın devamında anlayabilirsiniz. 

Yazılımlarla sahte takipçilerin satın alınmadığı ve bir videonun 10 Bin izlenme oranına ulaştığında ''Woooow'' dendiği yıllarda YouTube sayfamız 3.5 Milyona ulaşmıştı. Halen de o civarlardadır, biz de pek dokunmuyoruz. YouTube geçenlerde, ''Video izlenme oranlarının gerçeği yansıttığına inanıyor musunuz?'' diye bir anket sundu. Tabii ki HAYIR cevabı verdik. Artık rakamlar hep satın alınmayla şişiriliyor. Tüm mecralarda aynı. 

Eskiden, Bin kişinin beğendiği bir sayfa öve öve bitirilemezken 350 Bin (doğal) takipçimizin olduğu facebook sayfamız sebepsiz yere 3-4 defa kapatıldı. ''Özür dileriz yanlışlık oldu yenisini açın'' deyip geçtiler. (Facebook bunu hep yapıyor biliyorsunuz.) Bu yazıyı yazarken demiştik ki; ''Biz artık facebook için de pek uğraşmıyoruz. Günde sadece 1-2 haber paylaşıyoruz. 2 Bin civarı sevenimiz var yeterli. (Fazla dikkat çekmemeye çalışıyoruz. Türkiye'den bir hesap dikkat çekince sistematik olarak takipçilerinizi azaltıyorlar ve paylaşımlarınızı sadece en yakınlarınızın göreceği şekilde ayarlıyorlar. Siz zannediyorsunuz ki herkes görüyor ama sadece 5-10 kişi anca görüyor paylaşımı. Hele ki profilinizde milli manevi değerleriniz göze çarparsa bir nevi ''kara listeye alınıyorsunuz'' demiştik. 29 Temmuz 2019'da Facebook sayfamız bir kez daha sebepsiz şekilde kapatıldı. Hiç bir gerekçeleri yok yine. Anlayacağınız, sosyal medyayı ciddiye almamanız lazım. Twitter da aynı şekilde. Instagram'da da aynı. Önemli olan kendi web sitenizdir. Çünkü size aittir. 

INSTAGRAM DA RAKAMLARI DEĞİŞTİRİYOR 

Yine bizden bir örnek vereyim şaşıracaksınız. fortunaTV instagram sayfasının en kötü günde 250 ziyaretçi 20 yeni takipçi istatistiği oluyor. Buna rağmen fortunaTV 1200 takipçinin üstüne hiç çıkmıyor. Çıkınca da hemen eksiltiliyor. En son 1230 takipçi olduktan 3 gün sonra yeniden 1200 seviyesine düştü. Bunun sebebi takibin bırakılması değil, instagramın takipçi satmak istemesidir. Yani, Instagramın bizim gibi kurumsal kullanıcıları takipçi satın almaya zorladığının farkındayız. Satın alma yapmazsanız 2 adım ilerlemeye izin verilmiyor. Satın alma yaparsanız hedef kitle belirleseniz de instagram alakasız bir sürü sahte hesaptan size takipçi gönderiyor. Yani yukarıda anlattığım kuru kalabalık oluyor listenizde. (Bu yazıyı aylar önce yazdığımda 1200 civarı olan takipçi sayısı yıllarca aynıydı. Reklam verince arttı.) 

Düşünebiliyor musunuz; ''İmkansız ama dışarıdan tek kişi bile takip etmediğini varsayalım, sadece telefon rehberimde bile en az 2500 kişi kayıtlı ve eşleştirmeye rağmen yıllarca rakam 1200 olarak kalıyor.'' Instagrama reklam vermeyince ya da takipçi satın almayınca böyle kısıtlanıyor. Biz sahte yöntemlerini kullanmadığımız için Instagram'da çok özel bir şey yapmıyoruz ama yine de boş bırakmıyoruz paylaşım yapıyoruz tabii ki. 

KENDİ WEB SİTENİZ OLSUN 

Bizim için şu anda bu yazıyı okuduğunuz sayfamız ve tv kanalımız önemli. Bütün yoğunluğu bunlara veriyoruz. Blogger tadında harika geri dönüşler alıyoruz. Yazımızdan da anlaşılacağı üzere, (influencer marketing) kimseyi satın almıyoruz. Milyonlarca takipçi derdimiz yok ama hedef kitlemiz olarak medya ve sanat camiasından binlerce kişi düzenli olarak bizi izliyor ve sitelerimizi ziyaret ediyor. Özellikle medya ve tv kanalları konusunda gündemi belirleyici olarak her ne yazdıysak mutlaka yerini buluyor. Biz daha ne isteyelim? İsteyen beğenen, web sitemizden, android, ios yazılımlarımızdan, smarttv'lerden her şekilde takip ediyor bizi. Böylesi yüzde yüz gerçek. 

Şimdi ben bu yazıyı, Facebook, twitter ve instagram'da paylaşıcam ve yaptığımız en basit paylaşımlarda bile; ''Bunu öne çıkar, buna reklam ver, daha fazla takipçiye ulaş'' vs. önerisini görmeye devam edeceğiz. Artık her şey sahte ve ticari olsa da, biz Sosyal Medya'yı araç olarak kullanıyoruz, Sosyal Medya'nın bizi yönetmesine izin vermiyoruz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düzgün dille ve itham hakaret içermeyen yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com

🛒 ALIŞVERİŞ