SON HABERLER

[fortunaTV][bsummary]

MEDYA HABERCİSİ

[tv][bsummary]

MEDİKALİTE

[pınaraktaş][bsummary]

SİNEMAGAZİN

[sinemagazin][bsummary]

AKTÜEL | BİLGİSEL | DOKÜMAN

[yaşam][bsummary]

VIDEO

[video][bigposts]

SPOR HABERCİSİ

[spor][bsummary]

MÜZİKALİTE

[müzikalite][twocolumns]

KÖŞE YAZARLARI

[Köşe Yazarı][twocolumns]

INSTAGRAM FOTOLARI

KOSTÜMLÜ İLK SAĞLIK PROGRAMI

2005 yılına kadar Türkiye televizyonlarında 1-2 tane sağlık programı vardı. Hepsinde sunucu ve takım elbiseli doktorlar masa başında saatlerce karşılıklı oturur, sunucunun anlaşılmayan tıbbi sorularına, doktorlar da tamamen tıbbi terimlerle ''Akademik konferans'' edasıyla uzun uzun cevaplar verirdi. İzleyici hiçbir şey anlamadığı gibi, ekranlar konferans salonuna dönerdi. Ben de, tarih 2005'i gösterdiğinde Türkiye'de bir ilk olacak, bütün bu yanlışları sona erdirecek, anlaşılabilir, gerçek medikal içerikli, hareketli ve katılımcı bir televizyon formatıyla MediKalite projemi hazırladım. O güne kadar hiçbir sağlık programı benim sizlere birazdan anlatacağım gibi bir formatın yakınından geçmezdi. Çevremdeki meslektaşlarım; ''Magazin yap, boşver sağlık programını falan, kimse izlemez'' diyorlardı ama ben her zamanki gibi iddialıydım. Bir yandan kanalın kısıtlı imkanlarıyla mücadele ederken, bir yandan da formatını hazırlama aşamasını tamamladığım o günlerde Opr. Dr. Onur Kulaksızoğlu'ndan gelen bir telefonla, birlikte çalışma kararı almıştık. Tüm formatı kendisine anlattım. Her konuda aynı görüşteydik. Fakat, 3 önemli planım Onur Hoca'yı düşündürüyordu. Alışıla gelmişin dışında olduğu için haklı olarak bir türlü kabul edemiyordu. 

1* İlkokul seviyesi de dahil olmak üzere herkesin anlayacağı bir dil kullanılacak. 
2* Ayakta sunum olacak, dekorumuz turuncu ve yerler damalı olacak. 
3* Ameliyathane kıyafetiyle program sunulacak.  

İşte bu 3 başlık için gerçekten çok mücadele vermiştim. Hocamız 1. başlık için; ''Akademik toplantılara katılıyoruz. Biz doktoruz, akademik konuşmazsak meslektaşlarımız eleştirir'' diyordu. Ben de; ''Doktorların bilgiye ihtiyacı yok. Sizi doktorlar değil, vatandaş izleyecek. Hastalıkları konusunda bilgi sahibi olamıyor insanlar. Yol göstermemiz gerekiyor.'' demiştim. Onur Hocam da her zamanki uyumuyla; ''1. başlık tamam'' demişti. 2. başlık olan ayakta sunum ve dekor konusunu biraz daha kolay aştık. Çünkü hazırladığım tasarımda dekoru uygulayacak firma sahibinin bel-boyun-beyin röntgen filmlerini kullanmıştım. Her şey tamamdı ama doktorlar 3. ve benim için olmazsa olmaz en önemli başlık olan ''Ameliyat kıyafetiyle program sunmak'' fikrini bir türlü kabul edemiyordu. İlk programın başlamasına 1 saat kalana kadar takım elbiseli bekleyen hocama ; ''Ya kostüm giyersiniz ya da bu program olmaz. Ben sizin ameliyatlarınıza karışmıyorum, lütfen siz de programın işleyişine karışmayın'' diyerek (bunu ilk kez itiraf ediyorum) kızmış numarası yapmak zorunda kalmıştım. Çünkü programın başarısı için çok önemliydi. Hocam da her zamanki uyumlu tavrıyla hemen arabadan kıyafetlerini aldı ve çekinerek giydi. Hatta hiç unutmuyorum, ameliyat kıyafetiyle bir doktorun ilk defa program sunacak olmasının tedirginliğiyle stüdyonun kapısında şöyle bir kendi üstüne başına baktı ve içeri girdi. İşinin ehli ve bence dünyada bel-boyun fıtıkları konusunda eline kimsenin su dökemeyeceği Onur hocam, ilk anonsunu hemen yaptı ve programa başladı. 

O günden itibaren her geçen gün programda bir ilki başardık. Canlı yayında ilk ameliyat, canlı yayında kansız cerrahi operasyon, canlı yayında kaza anında telefonla acil müdahale ve yayın anında stüdyoya ambülans sokmaktan tutun, seyircili bölümde canlı yayında egzersiz çalışmalarına kadar her şeyin ilkini başlattık. Belli aralıklarla programın ismini de değiştirerek hep yeni kalmayı başardık. MediKalite, MedikoVizyon, Can Sağlığı, Acil Servis isimleriyle 4-5 yıl boyunca her gün canlı yayınımıza Dünyanın 4 yanından telefonlar yağdı. Amerika ve Avrupa'dan alışkın olduğumuz bilindik telefon aramaları yanı sıra, İskoçya, Norveç, İrlanda, Malezya, İran, Makedonya, Danimarka, S.Arabistan, Malta vb. hiç umulmadık ülkelerden telefonlar defalarca geldi. Hem de bunu reyting ölçümlerine girmeyen bir televizyon kanalında başardık. Çok transfer teklifleri de geldi ama yıllarca adresi değiştirmedik. Benim kendimce programın bitiş tarihiyle ilgili bir planım baştan beri vardı. ''Yapılanın aynısını yapmayacaktım. Taklitlerimiz türediği ve Türkiye'deki tv kanallarının hemen hepsinde benzer sağlık programları başladığı zaman, programı bitirecektim.'' Aynen de öyle oldu. Şu anda televizyonlarda izlediğiniz sağlık-medikal içerikli programların tümünün kaynağı biz olduk. Aslında bu yazıda paylaştığım video her şeyi anlatıyor. Fakat, ne yazık ki günümüzde sağlık programlarıyla medyada boy gösterenlerin bazıları; ''Bu program formatını ilk biz yaptık. Taklitlerimizden sakının'' röportajları veriyorlar. Tabii ki gülüp geçiyorum. Çünkü izleyicilerimiz kimin İLK olduğunu biliyor ve biz; ''Televizyonculuğun magazinden ibaret değil, insanımıza faydalı birer unsur olması gerektiğini'' herkese ispatlamanın mutluluğu içerisindeyiz.




Ekranlarda her kanalda sağlık programları devam ediyor. Doktorların yanına sunucu olarak ünlü modelleri koymayı tercih ediyorlar. Fakat modeller programa çok uzaklar. Misafir gibi oturuyorlar ve doktorların izleyiciye karmaşık gelen tıbbi terimlerinin içerisinde boğuluyorlar. Gerçekten çok sıkıcı geçiyor programlar. Ne yapsanız olmaz. Çünkü sağlık programları, doktorların ticarethanesi gibi bir imaja büründü. Hasta kapmak için çabalayan doktor imajından kurtulup, izleyicisine ''karşılıksız'' fayda verme çabasını verdiğinizi ekrana yansıtabildiğiniz gün, başarılı olursunuz. Siz doğru bilgiyi verin, hasta, doktorun ayağına mutlaka gelecektir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düzgün dille ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com