MEDYA HABERCİSİ
Search

TELEVİZYON KANALI NASIL KURULUR BAŞARILI OLUR

Bir televizyon kanalı kuracağınız zaman, TV Kanalı hangi aşamalarla kurulur? TV Kanalları nereden para kazanır? Kanaldan zarar eder miyim? vb. ilk akla gelen sorular oluyor. Yazının devamında tüm detaylar var. Fakat özetle cevap verebilirim. TV Kanalı kuracağınız zaman, 1-RTÜK (Yayın İzni), 2-TürkSat (Yayın Frekansı), 3-Yayın donanımı (Uyumlu cihazlar) ile yayına başlayabilirsiniz. Sırasıyla bu aşamaları yapmadan yayın yapmak mümkün değildir. TV Kanalları reklam ve sponsorluk gelirleriyle ayakta kalır. Yayın politikanıza ve içeriğe göre geliriniz artar. Eğer kanalı kurduktan sonra bu işten vazgeçerseniz en az yaptığınız yatırım kadarına kanalı satabilirsiniz. Piyasası hiç düşmez ve her zaman bir talip çıkar. Yani, korsan işler yapmadığınız sürece televizyonculuktan zarar edilmez. 



UYDU KANALLARI NASIL KURULUR? 
Uydu yayıncılığının başlamasıyla, karasal yayın yapan yerel kanalların tamamına yakını büyük bir süratle uydu yayınına geçmek için başvurdu.
RTÜK, hali hazırda yayın yapmakta olan kanallardan uydu yayını için çok yüksek ücretler talep ederken, yeni kurulmuş kanallardan çok daha az miktarda ücret almayı tercih etmişti. Bu sebepledir ki memleketlerimizin 20 yıldır var olan yerel kanalları uydu yayınına geçince isim ve logo değiştirmek zorunda kalmıştı. En önemlisi de lisans bedeli tüm kanalları zorladı. 2015'le birlikte televizyon kanalı kurmak biraz daha kolaylaştırıldı. 2017'nin ilk günlerindeyse TürkSat kiralarının TL üzerinden alınmaya başlanacağı duyuruldu. Böylece TV kanallarının aylık külfeti hafiflemiş olacaktı. Oldu mu? Hayır henüz olmadı. 2018'in ilk haftası yapılan açıklamaya göre Türksat ücretlerinde %40 ile %60 arasında indirime gidileceği duyuruldu. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Aslan, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) lisans ücretleri, uydu yayın ücretleri ve stüdyo maliyetlerinin yayıncılık sektörünün 3 ana maliyet unsurunu oluşturduğunu belirterek, televizyon yayıncılarının en büyük sorunlarının finansal kaynaklı olduğuna işaret etti. Aslan, Anadolu yayıncılarını rahatlatacak yeni bir yayın paketini duyurdu. Yeni pakette, yerel televizyon kanallarından 2 Mbps kullananlar yüzde 40, 3 Mbps kullananlar yüzde 60 indirimli paketten faydalanacaklar. (2 Mbps ile 3 Mbps arasında görüntü kalitesi farkı var. Standart kalite 3 Mbps'dir. 2Mbps yayın yapanları ekrandaki bulanıklıktan ayırt edebilirsiniz.) Türksat'ın döviz giderleri ve yükümlülükleri sebebiyle yayıncılar için yeni paketlerde TL yerine yine Dolar üzerinden ödeme alınacak. Fakat kur sabitlemesiyle fiyatın artması önlenecek. Ben her ne kadar, yerel kanalların kendi şehirlerinin tanıtımına faydalı olacak bir içeriği olduğunu görmesem de, sayın Ahmet Aslan bunun tam tersini düşündüğünü ifade etti. Yöresel saz ekibiyle Türkü söylemek şehrin tanıtımına katkı oluyorsa bir şey diyemem tabii ki! (Benim önerim yazının devamında yer almaktadır.) Diğer bir konu da sayın Bakanımızın yaptığı açıklamada, ''Genel itibarıyla lokal izleyicilere hitap eden, yerel tabir edilen kanalların, teknik olarak uydu yayınına başladıkları an itibarıyla kapsama kabiliyeti nedeniyle ulusal hatta uluslararası televizyon kanalı özelliği kazandığını'' söylemesiydi. Yani arada bir fark yokmuş. Bu açıklamanın ardından yeni paketlerle birlikte artık, ''Yerel, Bölgesel, Ulusal, Uluslararası'' yayıncılık kavramlarının da yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Lisans verirken, Uluslararası / Lokal / Karasal diye üçe bölünüyor. Eğer arada bir fark kalmadıysa statü farkı neden devam ediyor? Eğer statüler de kalkarsa o zaman major kanallar buna itiraz etmeyecek mi? Bu konuda yazılacak çok şeyler var. Gelişmelere göre yazıyı güncelleriz. 



ANADOLU KANALLARI NEDEN KAPANIYOR? 
Anadolu yayıncıları sesini duyurmak için sürekli basın toplantıları yapıyor. Peki ''Kapanıyoruz'' diye feryat eden kanallar gerçekten yayıncılığın hakkını verebiliyor mu? Kaç kişi izliyor bu kanalları? Her ne kadar kendilerine ''Ulusal Televizyon'' deseler de Yerel Bölgesel Uydu Kanalı bunlar. Benim ''Şehir Televizyonu'' demeyi daha uygun bulduğum bu kanallar, uyduya çıkınca ''Ulusal oldum'' diyor. Fakat, ulusal kanallar başka bir kategoride yer alıyor. Televizyonun ulusal olması o kadar da kolay değil. Bu yazıda, ''Uydu kanalları'' konusunda detayları anlatacağım. Kanalların kapanma konusuna gelirsek, kanal sahipleri bir araya gelmiş değişik isimlerle dernekler kurmuş ve faydalı işler yapmaya çalışıyorlar. Fakat televizyonculuğun temel ihtiyacı olan ''reklam'' alanında bir oluşum yapılmamış. Uyduda (Şehir Televizyonu) diyebileceğimiz 400'e yakın yerel bölgesel kanal var. Bu kadar büyük bir reklam potansiyelini anlayacak ve değerlendirebilecek 1 tane reklam ajansı neden yok? Otçusundan kremcisinden bahsetmiyorum, bu kanallara kurumsal reklam sağlayabilecek birileri neden çıkmıyor? Çıkmaz. Çünkü yayıncılığın hakkını veren 10 tane kanalı zor sayarız da o yüzden! İzlenebilir bir kanal değilseniz ve reklam alamıyorsanız ''Kapanıyoruz'' moduna geçersiniz. Yayın maliyetlerini karşılayamıyorsanız IP TV Kanalına dönüştürün, sizi tüm dünya izlesin. Ülkede insanlar ellerinden interneti düşürmüyor. Tuvalete bile internetle gidilen bir yerde neden internet yayınlarını hafife alırsınız ki? Halbuki internet yayınları da bir çeşit kablo tv servisidir. Memleketi temsil eden tek yayın mecrası TürkSat mı? IPTV olun HD olarak izlenmeye devam edin. İlle de uyduda olacaksınız diye bir kural mı var? Yakın gelecekte uydu yayınlarının hepsi internete taşınacak. Uydu yayını, tıpkı karasal yayın gibi tarihe karışacak. Bu yüzden şimdiden bir şeyler yapmalısınız. İlle de uydu diyorsanız, aylık uydu frekans kiralarının yarı yarıya inmesini ben de desteklerim ama aylık 10-15 Bin Liraya yayın yapılacak bir ortamdan nasıl kanallar türeyecek hiç düşünüyor musunuz? Mevcut sistemde bir sürü korsan ve dolandırıcılığa aracılık eden kanal var. Fiyat ucuzlayınca, artık sokakta elini sallasan ''Benim de Ganalım Va'' diyerek gezen insanlar olacak. Çözüm nedir? Benim çözüm önerimin dikkate alınacağını bildiğim için buraya kısaca tek tek madde olarak yazıyorum. 

1- TV Kanalı açmak zorlaşsın. Herkes kanal sahibi olamasın. 
2- RTÜK, bu tür kanalların ''sürekli'' şarkıcı türkücü çıkarıp boş programlar yapmasının yerine elle tutulur yapımlara yöneltsin. (İmkan yok masraflı falan demeyin! Benim İstanbul'a yerleşmeden önce 1992-95 yılları arasında yer aldığım ve her yerde örnek gösterilen Antalya ETV kanalımın 20 yıl önceki seviyesine bile ulaşamayanlar var. Biz, bin bir çeşit program yapıyorduk. Kendim hiç masrafsız haftada 7 gün 4 ayrı program çıkarıyordum. Elde, 1 mikrofon 1 kamera 1 kameraman vardı o yıllarda. Kendim sunar, kendim yönetir, kendim kurgulardım. Tek kurgu setinde sıra bekleyip en az 12 saat süren montajlarla uykusuz gecelerin sabahında kasetleri teslim edebilirdik. Bir programın montajı bittiğinde kasete aktarılması bile en az 1-2 sürerdi. Bu kadar zorlu işleri yapan bir sürü insan vardı kanalda ve çok izleniyorduk. Şöyle bir bakınca bizlerin 20 yıl önce yaptıklarını bugün çoğu kanal yapamıyor. Şimdi imkanlar dolup taşıyor, bugün bunun çok daha fazlası yapılabilir ama ses düzeni bozuk canlı müzikler yapmak daha basit geliyor Anadolu yayıncılarına) 
3- Halen tüplü televizyonları rejide monitör olarak kullananlar var. 20 yıllık kameraları kullananlar var. Bir kanalın en önemli unsuru olan logoların çoğu çalıntı. (Biz orijinalini yayınlayarak uyarsak da kanallar çalıntı olmadığını halen iddia edebiliyor.) Kanalların tamamına yakını SD altyapılı. 20 yıldır kablosu çürüyüp kopana kadar 1 tane ek kablo bile takmadan yayın yapan var. Teknoloji yenilenmesi gerekiyor. Teknik donanımını (MB düşüren) h264'e uygun şekilde HD altyapıya dönüştürenler için aylık kiralar ucuzlasın. Dönüşüm işleminin külfetini hafifletmek için Türksat kiralarda 1-2 ay kolaylık yapsın. (Yıllardır önerdiğimiz mp4 sistemi Mart 2018'de başladı. Anadolu kanalları ''HD yayına başladık'' diye tanıtımlar dönüyor. Fakat, MPEG4 / H264 sistemler HD uydu alıcılarla uyum sağladığı ve bu tür receiver ile izlenebildiği için ''HD Kanal'' olduklarını zannediyorlar. Rejisi, altyapısı HD olsa bile yayın çıkışları HD olmadığı için 2mb ile bulanık bir görüntü elde ediliyor. En az 3-4mb olmadan ''HD yayına başladık'' demek doğru değil. Zaten uydu alıcılarda HD olup olmadığınız info ekranında görünüyor. Logonun yanına HD yazıp, info ekranında SD görününce kandırmaca hissi veriyor) 
4- Mevcut derneklere mi dahil olur, yoksa yenisini mi kurarsınız bilemem ama reklam pazarlama satın alma ajansı kurulsun. (Bunu devletten beklemeyin ve kanal sahipleri kendi aralarında kararlaştırsın.) Kurumsal reklamlardan faydalanacak bir güç birliği olmalı. Reklamsız kanalda, sırf doğrudan satışla ayakta kalamazsınız. Reklam filmleriniz de ''lütfen'' profesyonelce hazırlansın.  

Bu yazımın tamamını okursanız ne demek istediğim çok daha iyi anlaşılabilir.


Yeni kanallar nasıl kuruluyor? 
Kanal kuracak olan yatırımcının ''Televizyonu nasıl kuracağını öğrenmeye çalışmak yerine, bir profesyonelle anlaşıp koltuğuna yaslanması ve sonucu beklemesi lazım.'' Karşıma çıkan her yatırımcıda bir araştırma hevesi oluyor. Çalışacağınız kişiyi, kurumu araştırın tabii ki ama teknik işler araştırmayla yapılmaz. ''Araştırma yapıyorum'' deyip, önünüze gelenden fikir alıp kafanızı karıştırmayın. Bugüne kadar ''Araştırıyorum'' deyip de kanal kurabilene rastlamadım. Beni yılda bir defa arayıp, halen araştırmaya devam eden bir sürü televizyoncu adayım var. Yıllardır kuramadılar kanalı. Firmayı ya da görüştüğünüz kişinin adını sanını google üzerinden bir araştırın. Dolandırıcılık, sahte ürün satışı, 3 günde bir kapanan tv kanallarına adı karışmış mı bir bakın. Adam neyin nesi bir görün! Güvenebileceğinizi düşünüyorsanız, tanışın, anlaşın ve işi ehline teslim edin. (Bu ille de ben olmak zorunda değilim.) Benimle iletişime geçen hemen her yatırımcıya ilk cümlem; ''Dolandırıcılara dikkat edin'' olsa da yine de dolandırılmak için elinizden geleni yapıyorsunuz. Bu yazıyı sonuna kadar okursanız kanal kurmakla ilgili aklınızda bir soru işareti kalmayacaktır. Size düşen, bütçenizi belirlemekten başka bir şey değil. 



TV KANALI KURMAK NE KADAR MALİYETLİ? 
Yeni kurulacak bir kanalın iğne ipliğe kadar her şeyini kurmak, en az 250 Bin Lira'dan başlayıp, Milyonlara kadar gidiyor. Hatta 750 Bin liraya elle tutulur bir kanal kurabilmek mucize gibi bir şeydir. Bunu özellikle vurguluyorum çünkü piyasada ''300 Bin Liraya satılık kanal'' ilanları verip, sonra da milyonluk borçlarıyla birlikte kanalını yeni sahibine devreden dolandırıcılara çok rastlar oldum. Bir de, a'dan z'ye 100-150 Bin Liraya kanal kurabileceklerini iddia ederek piyasada vurgun yapanlara elini kolunu kaptıran ve sonra da ''Bizi kurtar'' diye beni arayan yatırımcılar türedi! Fazla fiyat detayına inmeyeceğim ama banka teminatları var, RTÜK standardına uygun teknik donanımı Dolar olarak satın alıyorsun, bir de genel giderler varken, nasıl olur da yukarıda verdiğim fiyatlardan daha ucuz bir kanal kurabilirsiniz ki? Artık, 720x576 SD sistem üretilmiyor, her şey HD 720p 1080p sisteme geçti. Sıfır cihazların hepsini toplamda 250 Bin Liradan aşağı alamazken, nasıl olur da 100 Liraya kanal alabileceğinizi düşünürsünüz? Bu fiyatlara bir kanal satın almanız imkansız! Mutlaka bir şaibesi eksiği olur. Uyduda ''İkinci el çöp cihazlarla yayın yapan DÖKÜNTÜ KANALLARDAN olmak istiyorsanız paranızı çöpe atmak niyetindeyseniz ayrı tabii! (Bu yönteme genellikle dolandırıcı kanallar giriyor). Standart olarak bahsettiğim ücretler, uydu frekans kirası, depozitosu, RTÜK lisans taksiti, rejisi, stüdyosu, binası, kirası, ekstra giderleriyle tam teşekküllü bir tv kanalı. Burada yazdığım fiyatları aklınıza koyun ve ona göre hareket edin. Kurulumu 500 Bin Liranın altındaki hiçbir tv kanalından fayda göremeyeceğinizi, 400-500 bini kurulum için, artı 250 bin Liranın da ilk 3-4 ay ayakta kalacak kadar cepte para olması gerektiğini unutmayın. Aylık toplam gideriniz 70 Bin liradan aşağı değil, bunu da unutmayın. Yoksa kısa süre sonra kanalı zararına satmak zorunda kalacağınızı şimdiden söylüyorum. ''Yol yakınken ya vazgeçin, ya da kararlı davranın'' dememe rağmen, yine de akıllanmıyor ve dolandırılıyorsunuz! ''Mümkünse dolandırılmadan önce gelin'' diyoruz. 

Uyduya nasıl çıkılıyor? 
Konumuzu detaylıca inceleyebilmek için hiçbir kanalı hedef almamak adına 20 yıllık temsili bir kanal adıyla 'Uydu yayınında başarının sırrını' (İstanbul'da yaşıyorum ama) benim memleketim Antalya üzerinden örnek vereyim. Bu hayali kanalın ismi Antalya Televizyonu olsun. 20 yıl yayın yaptığını varsaydığımız Antalya TV Kanalı, uydu yayınına geçerken Ant TV logosuyla yayın yapmaya başlıyor. A Kanalı ve Ant TV logosu birbirinden türemiş 2 ayrı logo oluyor. Şüphesiz her şehrin adını taşıyan bir kanal var ve bu kanallar uyduya geçerken ''sanki yeni kurulan kanalmış gibi'' yeni logo ve isimle çıkış yapıyor. Yazımın başında anlattığım uydu hizmet bedellerinin YENİ KANALLAR için daha düşük olması sebebiyle yerel kanallar çareyi isim ve logo değişiminde buluyor. Hatta biri yerel diğeri uydu kanalı olmak üzere 2 yayın birden yapılıyor. Bütün sorun işte bu anda başlıyor. 20 yıllık marka değeri olan kanalınızı bir gecede sıfırlayıp yeniden yola çıkıyorsunuz. 20 yıllık geçmişe rağmen tam anlamıyla yayıncılık kalitesini yakalayamamışken, ikinci bir kanalla işler tümden karışıyor. Uydu yayını için gerekli yetişmiş personel, teknik değişim vb. masraflar yerel kanalları zorlarken, bir yandan da yönetim eksikliğinden kaynaklanan gereksiz dertler çekiliyor. Yerel kanal sahiplerinin tamamına yakını bu şokla birlikte ''Ulusal kanal olduk. İstanbul ve tüm dünya bizi izleyecek hatasıyla'' kendi şehrinin kanalı olmak yerine, Haber Bültenlerinde, Haber Altyazılarında ulusal bazlı ve genellikle İstanbul haberleri vermeye başlıyorlar. İşte baş sebep budur ki maça 5-0 mağlup başlıyorsunuz. 4 gol de atsanız yine mağlup olursunuz. Bilinmesi gereken ilk başlık; ''Siz ulusal kanal değil, uydudan yayın yapan yerel bölgesel şehir televizyonusunuz. İstanbul ve tüm dünyadakiler sizi, bulunduğunuz ve temsil ettiğiniz şehir için izler.'' Yani sizin zannettiğiniz gibi, ''Uyduda Antalya Kanalı yayına başlamış. Tüm İstanbul ve dünya haberlerini oradan izleyelim'' diyen tek bir kişi bile yok! Herkes haberleri ''Major Kanallar ve Haber Kanalları'' üzerinden izliyor. Hatta siz bile haberleri ulusal kanallardan izliyorsunuz. Hiç kimse açıp ulusal bazda haberleri sizden takip etmiyor. Sadece, GS, FB, BJK'nin konuşulduğu spor programları hangi kanalda olursa olsun izlenir. Diğer şehirdekiler sizi ''Antalya'da neler olmuş bir bakalım'' diyerek izler. İzletemediğiniz bir şey daha var ki o da yabancı filmler. Hiç kimse sizin kanalınızdan eski yabancı filmleri izlemez. Boşa para ve boşa zaman dolduruyorsunuz o filmlerle. Eğer kaliteli yabancı film alamıyorsanız Belgesel ya da Türkçe dublajlı yabancı programlar yayınlamanız daha doğru olur.


Acilen yapmanız gereken nedir?
Tematik kanal olmak! Yani, belgesel, haber, müzik, kadın, turizm, moda, spor vb. belli bir temayı seçersiniz ve sadece o konsepte uygun yayın yaparsınız. Böylece izleyici kitlenizi temanız belirler. Fakat; ''Olmaz, ben genel yayın yapmak istiyorum'' diyorsanız ilk yapmanız gereken ''Televizyonunuzu şehrinizin kanalı haline getirmektir.'' Profesyonel yayıncılık bilgisi olmadan bunu başarmak zor tabii ki. Nasıl mı? Öncelikle haber bültenlerinizde sadece (örneğin Antalya) ve yakın şehirlerle ile ilgili haber verin ki tüm dünya Antalya haberlerini sizden alabileceğini bilsin ve sizi izlesin. Unutmayın ki izleyicinin ilk tercihi mutlaka ulusal kanallardan yana olacaktır. Bu sebeple siz her zaman alternatif kanal olmak zorundasınız. Haber saatleriniz de ana kanallar ve ulusal haber kanallarının saatlerinden farklı olsun ki izlenebilsin. Gerekirse gün içinde her saat başı ya da 2 saatte bir haber bülteni verin ve acilen ajansların ortak yayın haberlerinden vazgeçin. Çünkü onların yayınladığı bülten sizin şehrinizle ilgili değil. Bu aşamayı yapmak için yürekliyseniz profesyonel logo tasarımı ve ekran görsellerine acilen ihtiyacınız vardır. Zaten, çoğu kanalın olduğu gibi muhtemelen sizin mevcut logonuz da çalıntıdır. 

Profesyonel bir imaja ihtiyacınız var. İnternetten indirme bilindik kalıp jeneriklerle bu iş yürümez. (Bu iş inşaat gibidir. Malzemeyi alan herkes bir bina dikebilir. Fakat başında bir mimar-mühendis olmazsa o inşaat gece kondu olur). Bu sebeple, Kreatif Direktörlük için profesyonellerle çalışmalısınız. Türk Televizyonlarında 3d animasyon programlarını öğrenen herkes, internetten indirdikleri hazır şablon jenerikleri, kanalın, programın konseptine uygun mu değil mi? hiç düşünmeden rastgele kopyala yapıştır düzeniyle uyguluyor. Ekranlar Amerikalıların standart tasarımlarıyla dolup taşmış durumda. Otomobil kullanmayı bilen herkesin ''Ben yarışçıyım'' demesi kadar komik bir durum. Bu işin (Ben ya da bir başkası, her kim olursa olsun) bir kreatif direktöre verilmesi en doğrusudur. Web sitecilere, matbaacılara veya kanal içindeki herhangi birine yaptırılmaz. Bu iş inşaat gibidir. Baştaki mühendis ''kreatif direktör'', operatörler ise ''animatörlerdir''. Eğer başında mühendis olmazsa o inşaat yine tamamlanır ama gece kondu olur. Bu yüzden gerçek bir kreatif direktörle çalışmalısınız. Eğer bu şekilde bir görev ayrımı yapılmazsa, (yapılmıyor zaten) bilgisayarın başına oturup 3d animasyon yapabilen herkes ''Ne olacak bunu ben de yaparım'' diye işlerinize el atar (Ben çok karşılaştım). Anlaştığınız Kreatif Direktör, logo, jenerik, program kapakları, kj vb. tüm ekran görsellerini bir bütünlük içerisinde hazırlar. Yayında, önce programların; belgesel, spor vb. kategorilerini belli renklerle belirten ''Program kapakları'', hemen ardından da programın jeneriği girilir. 

Logo boyutları standartlardan büyük ve fazla hareketli olmamalıdır. Logonuz ekranda büyüdükçe kanalınızın büyüdüğünü sanmayın. Logonuz standart boyutlarda olmalı. Kumandaya tıklayan izleyici zaten hangi kanalda olduğunu logo sembolünüzden anlayacaktır. Kanal ismi küçük yazılmalıdır. Logoda ''En iyi kanal'' vb. slogan da kullanmayın. Logo, kanalı simgeleyen bir unsurdur. Reklam tabelasına döndürmeyin işi. ''Havai fişek gibi (particle) abartılı ışıklı logo da kullanmayınız. Bu tür logolar, izleyicinizin dikkatini dağıtır ve yayınladığınız şeylerden çok gözlerinin logoya odaklanmasına sebep olur. Belki kanal çalışanları ve kanal sahipleri logoyu izlerken çok mutlu olabilirler ama izleyici bu tür parlak efektlerden rahatsız olur. Unutmayın ki dünyanın en iyi tasarımı da yapılsa, tv binası içerisinde ''Ne var bunda. Bunu ben de yaparım'' diyen birileri mutlaka çıkacaktır! Profesyonel tasarımcılar, ortaya bir iş çıkarıyorsa, mutlaka bir bildiği vardır. Tasarım göreceli bir şeydir. Çevredekilerin ne söylediğinin önemi yoktur. Bu işler, renklerden tutun, sembollere kadar bilimsel çalışmalarla yapılır. ''Kırmızı'' severim diyerek kırmızı renk çalışma yapılmaz. Tasarımcıyı özgür bırakın, o en iyisini bilecektir. 

Seslendirme çok önemli bir unsurdur. Özellikle, yerel reklamlarınızda ve program fragmanlarında ''Ağlamaklı ses tonuyla konuşan tiplere'' yer vermeyiniz. Yerel reklamlarınızda, ürünü değil de sanki dükkanı satıyormuş gibi firmanın kapısının karşısından 2 kamera hareketiyle genel görüntü alıp, içerde patronun ve elemanların çekingen tavırlarla çalışıyormuş gibi görüntülerini birleştirip, firmanın telefon numarasını da sonuna yazan ve buna da ''reklam'' diyen adamlardan uzak durun. Böyle reklamın kanalınıza sadece 1 defalık faydası olur, reklamveren firmaya ise faydası olmadığı gibi bir daha reklam da vermez. Gerisi gelmez. Bu tür reklam hazırlayan kişi o işten zerre kadar anlamıyor demektir. (Reklamveren firmaya ulaşmak isteyenler, kanalın reklam departmanını arayarak ulaşsın. Müşterileri firmanın yerini zaten öğrenip gidecektir).

Programlar ve Yayın Prototipi Nasıl Olmalı?
Örneğin sabahları, rahat giyimli sunucunuzla (takım elbise, gömlek olmamalı) renkli bir dekorda gazeteler, internet haberleri, sosyal medya vb. biraraya getirecek haber içerikli programla başlanır. Yerel merkezli olduğunuz için program 2 saat gibi uzun bir süre olmalı. Saat 7-8 gibi program başlayacağı için ilk 1 saat bitiminde izleyicinin büyük bölümü işine, okuluna gitmiş, yeni uyanmış ya da kahvaltı toplayıp ekran başına geçen ev hanımları ve iş yerinde tv izleyebilenlerden oluşacaktır. Bu sebeple ilk 1 saat izleyicisiyle son 1 saatin izleyicisi her zaman farklı kesimler olacaktır. İlk 1 saatlik bölümde ne yaptıysanız, son 1 saatlik bölümde de başa dönerek aynısı tekrarlanabilir. Yani ilk bölümde okuduğunuz internet medyası ve gazetelerin haberlerini tekrar okuyabilirsiniz. Böylece 2 saat doldurulur. Saat 9-11 gibi yine 2 saat için, medikal, kadın, dini, aile, gezi, magazin vb. konseptte telefon bağlantılı, konuklu programlar. 12-14 arası iş yerlerinde mesai arası olduğu için haber bültenleri ve spor haberleri yapılabilir. Yerel haberler yanı sıra ulusal ve yerel spor haberleri yapılabilir. Şehrin spor kulüpleri futbol takımları hakkında röportaj, haberler, sohbetler yapılabilir. 14-16 arasında müzik, klip, kadın kuşak programları yapılabilir. 16-18 arası Türk Filmi (Yeşilçam değil, 90'lı yıllardan bugüne filmler / dün gecenin tekrarı), belgesel vb. yayın yapılabilir. 19-20 arası yerel kanalların en az izlendiği saatlerdir. Çünkü ana kanallar bu saatlerde çok reyting alır. Bu sebeple, saat 18'de ana haber bülteninizi 19'a kadar yayınlayabilirsiniz. Bu şekilde, resmi dairelerin mesailerini bitirip eve döndükleri saatte izleyicinizi yakalayabilirsiniz. (Trafik sorunu yaşayan büyük şehirlerde eve dönüş 1 saat kadar sürdüğü için İstanbul kanalları haber saatlerini buna göre ayarlar. Yereller ise bu konuda avantajlıdır.) Saat 19-20 arasında stüdyoda konuklarınızla şehrin gündemine dair bir sohbet programı yapılabilir. 20-22 arasında sokak röportajları, gezi, seyahat, aktüel, yaşam vb. içerikli hareketli programlar yayınlayabilirsiniz. 22-24 arasında 90'lı yıllardan günümüze Türk Filmi yayınlayabilirsiniz (görüntüsü bozuk Yeşilçam filmleri değil). Filmin bittiği saatlerde ana haberden derlenen gece haberleri ekrana gelir. Haberlerin bitiminde gün tekrarları sabaha kadar ekrana gelebilir.

Henüz yolun başında olup, ''Basit haliyle bir yayın formatı nasıl hazırlanır?'' diye soramayan ve internetten çare arayan yayıncı adaylarına yol göstermesi bakımından bazı örnek bilgi ve tecrübelerimi paylaştım. Bu bilgileri alıp kendi plan projenizmiş gibi patronunuza yanaşmayacaksanız çekinmeden beni arayabilirsiniz. Anlaşılabilir olması için saat saat örnek yayın prototipi de veriyorum. Bire bir aynısını yapmak yerine sizler bunu geliştirerek daha ilgi çekici hale getirebilirsiniz. 

(Özel örnektir)
08.00-10.00 Sabah Gündemi
10.00-12.00 Medikal 

12.00-14.00 Ara Haber (Sabah Gündeminin tekrarıyla birlikte)
14.00-16.00 Müzik - Kadın Kuşağı
16.00
-18.00 Belgesel (dün geceki filmin tekrarı)
18.00-19.00 Ana Haber + Spor Bülteni 

19.00-20.00 Şehir Gündemi (canlı)
20.00-22.00 Eğlence, Seyahat, Gezi, Yaşam vb. 
22.00-24.00 Yabancı Dizi, Yabancı Film, Türk Filmi (90'lar sonrası) 

24.00-08.00 Yayın Tekrarları

Yukarıda gördüğünüz gibi standart bir yayınla daha derli toplu bir kanal olacaksınız. Bazı kanallar bu değişimi yaparak düzenli yayınlar yapmaya başladı. Tüm yazımı özetlersem; (Kurumsal kimlik) Logo tasarımınız, ekran görselleriniz, program kapaklarınız, kj bantlarınız ve jenerikleriniz tek bir elden çıkmalı ve kanalı bütünlemeli. Hepsini yapsanız yine yeterli gelmez. Çünkü logo boyutu, yazı boyutları standartlara uygun şekilde küçük olmalı. Kesinlikle profesyonel bir kreatif direktörün elinden çıkması lazım. Seslendirmeler de kaliteli olmalı. 10 tane değişik ses olması yerine 1 kadın 1 erkek 2 iyi seslendirmeciniz olması bütünlüğü sağlar. Ağlamaklı tonuyla seslendirme yapanlar kanalınızı yerle bir ediyor bunu unutmayın. Bu seslerle hazırladığınız reklamların ne firmalara bir faydası oluyor ne de size. Fayda görmeyen reklam veren kanalınıza tekrar reklam da vermiyor. Her şey tamamsa değişime hazır olun.

Standart Televizyon Kanalında Protokol (Yönetim) Hangi Sırayla Dizilir? 
(Görev, yetki, sorumluluk bilinci)
Ekran görselleri, kurumsal kimlik vb. işlerini dışarıdan yaptığım hemen hemen tüm ''büyümeye yönelen'' uydu kanalında aynı sorunu gördüm. Televizyonda görev yetki sorumluluk ve yönetim sırasını kimse bilmiyor. Bunu, kanalların sahiplerine sürekli anlatmak zorunda kalıyorum. Hazır bu yazıyı yazmışken, örnek bir uydu kanalı yönetim protokol listesi ve ekibini de kısaca vereyim.
Genel Koordinatör (Türkiye'de genellikle, kanalın sahipleri bu görevi yapıyor.)
Genel Müdür (Türkiye'de genellikle, kanalın sahiplerinin siyasi görüşlerini savunan kişiler bu görevi yapıyor.)
Genel Yayın Yönetmeni (Kanalın vizyonunu, yayın konseptini belirler)
Program Müdürü (Tüm yapımlar ve formatlardan sorumludur)
Program Koordinatörü (Programların işleyişini koordine eder)
Kreatif Direktör (Sadece yayın yönetmenine bağlı çalışır. Ekran görselleri ve stüdyo dekor tasarım vb.)
Teknik Müdür (Kanalın teknik donanımından sorumludur)
Kurgu Yönetmeni (Kanalın kurgu montaj işlerinden sorumludur)

Uyduda En İyi Televizyon Kanalı Hangisi? 
(kötünün iyisi)
1* OlayTV (Bursa)
2* Kanal 58 (Sivas) 
3* LineTV (Bursa)
4* AKSU TV (Kahramanmaraş)
5* KONTV (Konya)
6* TVem (Trabzon/İstanbul)
7* Ege Türk (İstanbul) 
8* Altaş TV (Ordu) 
 9* KRT (İstanbul)
10* AKS (Samsun)


NOT: ''IP TV HD Kanalları Nasıl Kurulur'' bu linke tıklayın mutlaka okuyun.  
0532 5248726 (fortuna MEDYA)



nanomag

1992'de planlanarak 1999'da kendisine ait teknik altyapısı tamamlanan, 2006'da Türkiye'nin İlk ve Tek IP TV Kanalı olarak 7-24 HD yayına başlayan fortuna TV, Medya Haberleri, Kadın, Erkek, Sanat içeriğiyle Türkçe ve İnglizce yayınlarına devam ediyor.


16 fortunaTV.com Konu: “TELEVİZYON KANALI NASIL KURULUR BAŞARILI OLUR

    1. Adsız16:15

      satılık tv kanalı arıyorum yardımcı olabilir misiniz

      YanıtlaSil
      Yanıtlar
      1. 05325248726 arayabilirsiniz.

        Sil
    2. televizyoncu18:14

      satılık televizyon kanalını aldıktan sonra başka şehire taşıyabilirmiyiz

      YanıtlaSil
    3. Buradan bilgi alabilirsiniz 05325248726

      YanıtlaSil
    4. Sadece gerekli bilgileri veriyoruz.

      YanıtlaSil
    5. Ragıp Akgün02:02

      ALDIĞIMIZ KANALI ULUSAL BOYUTA TAŞIYABİLİR MİYİZ?

      YanıtlaSil
    6. Adsız12:00

      kanal kurmak istiyorum

      YanıtlaSil
      Yanıtlar
      1. TV Kanalı kurmak için Zafer Bey'den bilgi alabilirsiniz. 05325248726

        Sil
    7. Uydu ve ulusal yayın lisanslarını RTÜK vermektedir. Her kanala ulusal lisans verilmiyor. Konunun çok detayı olduğu için buraya yazmakla bitmez. Telefonda bizden bilgi alabilirsiniz.

      YanıtlaSil
    8. kubilaysavash00:49

      KANAL A SATIŞI GERÇEKLEŞMEDİ

      YanıtlaSil
    9. kubilaysavash00:49

      BUGUNTV DE SATILCAK

      YanıtlaSil
      Yanıtlar
      1. Bugün TV satıldı. İlgili haber linktedir http://www.fortunatv.com/2017/11/kanal-bugun-tv-bursa-tv-sancaktar-medya.html

        Sil
    10. bizde sitemizde bu konuda bir yazı yazdık merak edenler buyursun https://isacoturoglu.com.tr/code/ads/el-mikrofonu-sungerine-logo-baski_yapmak.html

      YanıtlaSil
    11. Aklıma gelen bir soru var. Uydu cihazlarında kendimiz tv kanalı oluşturabiliyor muyuz? Bu tv kanalı dışarıdan yüklediğimiz videolardan yayın yapacak. Kontrol paneli de bizim elimizde olacak. Kontrol panelinde kanalın logosunu yapabilsek, 1 günlük, 1 haftalık veya 1 aylık yayın akışını önceden dizsek ve videolar otomatik olarak yayınlansa güzel olmaz mı? İnternet üzerinden oluşturulan ve yayın yapan online tv kanalları gibi ama internetsiz çevrimdışı olarak izlenebilecek. Uydu cihazındaki kanal listesinde 1, 2, 3... gibi herhangi bir sıralamaya koysak ve istediğimiz bir zaman diliminde kendi kanalımızı açtığımızda o an yayın akışında hangi yayın varsa onu izleyebilsek? Bu dediğim fikre sahip bir uydu cihazı veya sistem var mı?

      YanıtlaSil
      Yanıtlar
      1. Değerli izleyicimiz, www.fokstar.com adresinde TV Kanalı kurulumuyla ilgili tüm sorularınıza yanıt bulabilirsiniz.

        Sil

    Düzgün Türkçe ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com