📣 SON HABERLER

[fortunaTV][bigposts]

📺 MEDYA HABERCİSİ

[tv][bsummary]

🎬 SİNEMAGAZİN

[sinemagazin][bsummary]

💎 MODERNİZE

[modernize][bsummary]

🔬 AKTÜEL | BİLGİSEL

[Bilgisel][bsummary]

🎵 MÜZİKALİTE

[müzikalite][bsummary]

🏆 SPOR HABERCİSİ

[spor][bsummary]

▶️ VIDEO

[video][bigposts]

✍️ KÖŞE YAZARLARI

[Köşe Yazarı][twocolumns]

📷 FOTOLAR

VATANDAŞI TEDRİKÇİLER KAZIKLIYOR

Dünya genelinde marketlerden pazara kadar her alanda büyük fiyat artışları var. Türkiye'de ise dürüstleri tenzih ederim ama esnafımız fırsatçılık yapıyor. Hem de bunu, ''Dolar çok yükseldi. Mazot çok arttı. Piyasa çok kötü kardeşim yaa'' diye diye gözümüzün içine bakarak yapıyorlar. Arkasına sığındıkları bahaneler indirim yapmalarını gerektirdiğinde bir gülüş atıp ''ama kiralar arttı'' bahanesini öne sürüyorlar. İndirime gelince kimse ortada yok yani. Mahalle bakkalından, manavına, hırdavatçıdan, pazarcısına kadar hepsi gözümüzün önünde köşeyi döndüler 2022'de! Şöyle bir alıcı gözle bakın ağlayan esnafa, hiç ağlanacak durumları var mı diye! Şimdi, fiyatların bu derece yüksek artmasının asıl sebebinin o olmadığını, ''kamyon ve domates'' üzerinden temsili ücretlerle çürüteceğiz. 

Büyük market zincirlerinin kendi tedarik firmaları olduğunu hatırlatarak başlayalım. Antalyalı sebze üreticisi kasası 1 TL'den tedarikçiye ürünü verince güzel bir kar ediyor. Fakat hepimizin izlediği gibi, kendi bölgesindeki ''oluşum'' ona diyor ki ''Bu fiyattan satamazsın. Arttıracaksın.'' (Hemen anlıyoruz ki, vatandaşı birileri sıkmak istiyor. Çünkü zam için sebep yok, bahane var. Çiftçi aslında 1 TL'den memnun.) Neyse, o çiftçi diyelim ki mecburen 2 TL'den verdi ürünü. Kamyon ve tırlar 20-40 Ton arası yük taşırlar. Antalya'dan 20 Ton sebzeyi alıp İstanbul'a getirdiler. Kasalar tek tek değil, hepsi aynı kamyonla geldi. 2 TL'den yüzlerce kasa domates var araçta (20-40 ton). Yani esnafın yalandan ağladığı gibi mazot vs ile hiç alakası yok. Çünkü kamyon domatesi tek tek taşımıyor ve tüm masraflar fiyata dahil. 20 ton domatesi tek seferde getiriyor İstanbul'a. 

Fakat zam hesabı yaparken kamyon sanki her bir kasayı tek tek getirmiş gibi ayrı ayrı zam yapılıyor. Kamyon tek seferde geldiği için sebzenin kasası başına %200 zam olamaz. Eğer zam olacaksa 20 ton malın tamamına küçük bir oranda yansır. Çünkü kamyon tek seferde gidiyor sebze haline. Zam mazota göre olacaksa o kadar düşük bir miktar olur ki, tıpkı eskiden olduğu gibi bunu vatandaşın bariz olarak hissetmesi mümkün olmaz. İşte o sebze, toptancıya geldiğinde (orada da malum bir oluşum var) fiyat bir anda uçup gidiyor. Kasası 2 TL olan sebzenin bir anda kilosu 12 TL oluyor. Yani 20 ton sebzede her bir kasa başına zam yapıyorlar. (Ben bunu pazarcılara sorduğumda susup kalıyorlar. Çünkü cevabı veremezler.) Sonra 12 TL/Kg olan o ürün, markete 15 TL'ye ulaşıyor. Market de hazır fırsatı yakalamışken bir de o bindiriyor % 200. Çünkü bahane hazır, dolar arttı, benzin pahalı, piyasalar vs. Şimdi 15 TL'den içeri giren ürün oldu mu 35 TL! Sonra da buçuklu zamlarla 50 TL üstüne çıkıp gidiyor. 

Ben burada konunun daha iyi anlaşılabilmesi için temsili rakamlar kullandım. Ne anlatmak istediğimi ilköğretim seviyesi bile anlamıştır herhalde. Esnaf fırsatçı, insanlarımız kısa yoldan köşeyi dönmenin peşinde. ''Çalışayım kazanayım'' diye bir dert yok. Bu işin kooperatifle falan çözülmeyeceğini zaten biliyorduk. Çünkü senin marketine de ürünler aynı tedarik zincirinden geliyor. Mecburen fiyatları artacak. Bu yüzden devletimiz artık temel gıda ürünlerinde ''tek fiyat sınırı'' getirmeli ve ürün tedarikçilerine ''DUR'' demeli. Marketlere ceza kesmek çözüm değil. 


YERLİ MALI HERKES KULLANMALI 

Türkiye'de ''Yerli markalara yönelin'' tavsiyesi her zaman yapılıyor. Tüketiciler ise; ''Marketlerde her şey yabancı marka, hangi birinden vazgeçelim ki? Hangisi yerli ben nereden bileyim? ...ama yabancı markalar daha kaliteli? Yerli markalar uyduruk!'' vb. bir sürü bahanenin arkasına sığınıyor. Listemizden de anlaşılacağı üzere o kadar çok bilindik yerli markamız var ki yabancıların arasında fark edilmeyebiliyor. Bir yabancı markadan vazgeçtiğimiz zaman, bir sürü yerli alternatif mevcut. Yabancılar daha fazla göz önündeler. Yabancılar için en önemli unsur reklam vermektir. 
Bir öz eleştiri yapmak gerekirse, yerliler ''Bizim reklama ihtiyacımız yok'' diye diye pazardan silinme noktasına geliyor. Bir kısmı geçmişte yapılan hatalardan ders çıkardı ve günümüzde her şeyin reklam çerçevesinde döndüğünün farkındalar. Bunu benimseyen yerli markalar hak ettiği yeri almaya başladı. Geçmişte reklamdan geride kalan yerli markalar, o açığı kapatmak için daha fazla çalışıyorlar. 

Tüketici açısından, yabancı markalarla yerli markaları ayıran en belirgin özellik ''Yılların getirdiği bir alışkanlık ve ön yargı'' dışında başka bir şey değil. İsmine, kokusuna, ambalajına ve reklam etkisine alıştığı (yabancı) A deterjanını kullanan birine, (yerli) B deterjanını verdiğiniz zaman ''Bu güzel yıkamıyor, çamaşırlar kokmuyor'' vs. tepkiler veriliyor. Bu tepkilerin tek sebebi, eski deterjana olan alışkanlıktan kaynaklanıyor. Bazı yanıltıcı reklamlarda gördüğünüz gibi 2 kabın içine (aynı kokulu) 1 yerli 1 yabancı deterjan koyun (ambalajlar kesinlikle görünmesin) ve çamaşırı yıkatın. (Bunu gerçekten deneyin). Yıkama bitince emin olun sonuç aynı çıkacak. Test ettiğiniz kişi aradaki farkı sadece kokusu ile yapabilir. Bunun dışında hiçbir fark yok. Hatta her iki kaba AYNI deterjanı koysanız bile ''İkisi de aynı'' diyen çıkmayacaktır. Mutlaka kaptakilerden birini seçerler. Tamamen ön yargı var. 

(Fazla detaya inmeyeceğim ama) Geçmişte KALYON isimli yerli deterjanın reklam tanıtım filmini çektiğim gün, yöneticisiyle tanışmıştım. Kendisine; ''Piyasada Calgon markası varken, niye Kalyon diye taklit ettiniz, başka isim bulamadınız mı'' diye eleştirdim. Yönetici ise; ''(yerli) Kalyon markasının daha eski olduğunu, ismin kendilerine ait olduğunu ve (yabancı) Calgon ile hukuksal sorunlarının devam ettiğini'' söylemişti. Ben o konuyu uzun süre takip ettim ve iki marka arasında bir uzlaşma olunca sorun çözülmüştü. Dava sona erdiği dönemde ekranlarda Calgon / Finish olarak dönüştüğünü vurgulayan tanıtımlara yer verildiğini hatırlarsınız. Belki de sorun böyle çözülmüştür. Peki bunu neden anlattım? İşte o Kalyon deterjanını daha sonraları birine kullandırarak test ettirmiştim. Sonuç olarak, yukarıda yazdığım bahanelerle karşılaşmıştım. Aslında aynı ürün ama tüketici eski alışkanlıklarından vazgeçemediği için kabullenemiyor. 

Gıda için de aynı şeyler geçerli. Dünyanın en iyi (adı üstünde) Türk Kahvesini yabancı markalardan satın alan tüketiciler var. Giyim konusunda da öyle. Mesela benim yıllar öncesinden bildiğim bir gerçek daha var. Mavi Jeans Türkiye'de bilindik bir marka değilken, Levi's Jeans'ın dünyaya üretimini yapıyordu. O yıllarda gidip Levi's 501 alan gençler, yerli olduğu için Mavi Jeans'in yüzüne bakmıyordu. Sonradan ''Aynı malı deme Corc'' reklam kampanyalarıyla Türkiye'de büyük bir tabu yıkılmış oldu. Yerli markalara olan ön yargıyla ilgili bu ve bunun gibi yüzlerce örnek verebiliriz. Ben sadece bazı markaların ismini vererek küçük hatırlatmalar yaptım. Hangisini kullanacağınıza zaten kendiniz karar verirsiniz. Benim şahsi düşüncem, ''Kaliteli bir ürün hangi ülkeden olursa olsun kullanılır ama eşdeğer bir yerli marka varsa ve benim ihtiyacımı gideriyorsa kesinlikle ilk tercihim yerliden yanadır.'' 


DİKKATİNİZİ ÇEKELİM, YERLİ MALI DEĞİL YERLİ ÜRETİM 

Hangisi yerli, hangisi yabancı marka biliyor muyuz? Bir ürünün Türkiye'de üretilmesi, isminin Türkçe olması ve barkod üzerinde TR kodu olması onu yerli malı yapmaz. Bazı yabancı markalar Türkiye'de üretim yaptığı için (YERLİ MALI) zannediliyor. 868-869 barkod numarasıyla başlayan ürünler Türkiye'de üretiliyor ama hepsi yerli değil. Bu yazıyı ilk yazdığımız günlerde önerdiğimiz gibi, ''Yerli ile yabancı markayı ambalajda tanıyabilmek için logosunun yanına Türk Bayrağı ya da Yerli Malı simgesi yerleştirilmeli. Tüketici barkod numarasıyla uğraşmadan logonun yanında bayrağı görünce alabilmeli.'' demiştik. Bugünlerde gündeme düşen ''YERLİ ÜRETİM LOGOSU'' herkes tarafından iyi fikir olarak görüldü. 

Evet güzel de ''Yerli Malı ile Yerli Üretim arasında fark var''. Eğer bir üründe yerli üretim yazacaksa örneğin Türkiye'de üretilen ABD markası Coca Cola ve Pepsi'nin üzerinde de ''Yerli Üretim'' yazacak demektir. Artık İsrail markası olan Erikli Su'nun üstünde de ''yerli üretim'' yazacak. Ford otomobillerin etiketinde de yerli üretim mi yazacak? Bu şekilde karışıklık olmuyor mu? Yerli markaları nasıl korumayı düşünüyorlar merak ediyoruz. Kimsenin dikkatini çekmeyen bu konuyu biz gündeme getirelim de bir açıklama yapılsın ve gerekirse düzeltilsin. Çünkü yerli malı ile yerli üretim birbirinden farklı oluyor. Tüketiciye ''Yerli ürün kullanın'' derken yabancı markaların da yerli etiketi almasına kapı açılmış olmuyor mu? Bu işin standardı nedir? Açıkçası biz ''Yerli Malı'' logosu yerine ''Yerli Üretim'' logosunu görünce ilk olarak ''Neye göre yerli? Türkiye'de fabrika kurunca yerli mi oluyor?'' sorusunu aklımıza getirdik. Bu işte bir karışıklık var. Alttaki resimde görüleceği gibi, ''yerli yabancı oyunu'' başladı bile. İthal muza ''Yerli üretim'' etiketi. 


YERLİ MALI LİSTESİ 

''Hangisinin yabancı olduğunu akılda tutmaktansa, hangilerinin yerli olduğunu ayırt edebilmek için'' güncel yerli ürünler listemiz hazırlanmıştır. Güncel yerli markaları tanıyın. Türkiye'de boykot edilen bazı yabancıların zamanla satın aldığı ya da ortak olduğu markalara rastlarsanız yorumlar kısmına yazarak bildirebilirsiniz. Listemiz her zaman güncellenir. 

İŞTE TÜRKİYE’NİN EN DETAYLI YERLİ MARKALAR LİSTESİ 18.09.2021 

Büyük hali için resme tıklayınız. 

ÜNLÜ MARKALARDA DOMUZ ETİ ÇIKTI 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, gıdada taklit ve tağşiş yaparak, tüketiciyi yanıltan 11 firmayı teşhir etti. Kontrollerde laboratuvar sonuçları olumsuz çıkan ve gıdada taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen 10 et ve süt ürünleri üreticisiyle bir lokanta, bakanlığın internet sitesinde ilan edildi. Laboratuvar incelemelerinde bu firmaların bazılarının ürettiği sucuk benzeri ürünlerde ''at ve eşek eti'', kıymalı ve kuşbaşı pidelerde ''domuz eti'', yağlı peynir ve tereyağında ''bitkisel yağ'', dana sosisinde ''kanatlı eti'' tespit edildi.

İŞTE SAKINCALI MARKALAR

Gıdada taklit ve tağşiş yaptığı kesinleşen firmaların adları, ürün adı, markası, parti ve seri numaraları şöyle:

-PINAR MARKA, uzun soyulmuş sosis (yüzde 100 dana), Pınar Entegre Et ve Un Sanayi A.Ş Kemalpaşa, İzmir, kanatlı eti tespiti, parti/seri no: 52228 M

-NAZİFOĞLU MARKA, ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün (yüzde 100 dana), Aliçler Sucuk Erenler, Sakarya, tek tırnaklı eti (at eti, eşek eti) tespiti, parti/seri no: 27.01.2012

-ÇİFTARSLANLI MARKA ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün (yüzde 100 dana), Çiftarslanlı Et ve Et Ürünleri, Afyonkarahisar, tek tırnak eti (at eti, eşek eti), kanatlı eti tespiti, parti/seri no: 29.08.2012

-ELMALI ÇİFTLİĞİ MARKA geleneksel tereyağı, Elmalı Çiftliği Süt Ürünleri Gıda San. Tic. Ltd. ŞtiAntalya, bitkisel yağ tespiti parti/seri no:1/19.07.2012 ve 01/22.07.2012

-AKDENİZ MARKA yarım yağlı homojenize yoğurt, Akdeniz Süt Ürn. ve Gıda San. Tic. Tur. Ltd. ŞtiAntalya, bitkisel yağ ve jelatin tespiti, parti seri no:4/28.03.2012

-ONURKÖY MARKA yoğurt, Onurtur Ak. İnş. Nak. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. Mardin, bitkisel yağ tespiti, parti/ seri no: 01.04.2012

-ILGAZ YAYLASI MARKA yağlı tulum peyniri, Mutlu Tolga Gıda İnş. Petrol Turizm Tarım Hay. Orman Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti, Afyonkarahisar, bitkisel yağ ve nişasta tespiti, parti/ seri no: 07/01/2012

-BACANAKLAR GÜLDEM SÜT MARKA yağlı eritme peyniri, Güldemce Gıda İnş. Oto. San. Tic. Ltd. Şti, Konya, bitkisel yağ tespiti, parti /seri no:28/05/2012

-BALDERESİ MARKA süzme çiçek balı, Nurs Lokman Hekim Gıda Tarım Bitki Med. San. Tic. Ltd. Şti Yüreğir, Adana, diastaz sayısı, fruktoz/glikoz, fruktoz glikoz, C4 şeker oranı yüzde, balda protein ve ham delta C13 değerleri farkı, parti/seri no: 006

-MİLENYUM PİDE MARKA kıymalı pide, Milenyum Pide Pizza Kebap Salonu  Bornova, İzmir, domuz eti tespiti, parti/seri no:20.04.2012, günlük üretim

-MİLENYUM PİDE MARKA kuşbaşılı pide, Milenyum Pide Pizza Kebap Salonu Bornova, İzmir, domuz eti tespiti, parti/seri no: 20.04.2012, günlük üretim.

-SALİHLİ ÖZOK MARKA ısıl işlem görmüş sucuk benzeri ürün (dana eti), Özok Gıda Salihli, Manisa, kanatlı eti tespiti, parti seri no:01 Nisan 2012

BUNUNLA BİTMİYOR / ÜNLÜ GAZOZLARDA ALKOL ÇIKTI 

Tübitak açıkladı. Gazozlarda alkol çıktı. 1 damla da 1 bardak da olsa alkol alkoldür ve bu markalarda tespit edildi. Uludağ, Akmina, Tansaş, Çamlıca, Fruko, Sensun, Sprite, Adese, Seven Up, Kipa

Listede adı geçmeyen ve temiz görünen markalar ise; 

Niğde Gazozu, Beyoğlu Gazozu, Cansu Gazoz, Gagoz 

2020 ZARARLI ÜRÜNLER LİSTESİ için
BURAYA TIKLA 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düzgün dille ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com