Sektördekiler bilir ama artık televizyon dışında başka konulara pek girmediğim için okuyucularım bilmezler. Sanat camiasında uzun yıllar yer alınca menajerlik ve medya danışmanlığı yapmasam olmazdı. Geçmişte, ''Bu sektörde senden başkasına güvenemiyorum. Lütfen benimle çalış'' diyen bir sanatçı arkadaşıma destek olsun diye kırmayıp görevi üstlenerek 90'lı yıllarda başlamıştım. Zamanla kişi sayısı artınca bazı ünlü ve ünlü olmaya aday sanatçı, model ve oyuncuların da, menajer ve medya danışmanlığını yapmıştım.
Onlarca organizasyona imza attım. Küçümsemek için değil ama eskiden organizasyonlarda çanta taşısın diye yer verdiğim arkadaşlar bugün piyasada ''sanatçıların ünlü menajeri'' oldular. Aralarında gerçekten işi öğrenen, başarılı olan ve hatır gönül bilenler var ama bazıları var ki onları gördükçe böyle bir yazı yazmamın çok gerekli olduğunu düşündüm.
Sanatçı nedir?
Menajer Nedir?
Basın Danışmanı ne iş yapar?
Menajerler Yüzünden Oyuncular Nasıl İş Kaçırıyorlar?
gibi başlıklar altına yol gösteriyorum. Böylece sanatçı olabilmenin en önemli adımları atılmış olur. Fakat ekonomik durum ve müzik piyasasındaki durgunluk, SANATÇI kavramını sonuna kadar hak eden bir çok arkadaşımın ekip kurmasını engelliyor. Bunu da göz ardı etmiyorum. Sanatçılar tarafından suistimal edilen ve özellikle de paralarını alamayan çalışma arkadaşları da bir diğer konudur.
Bu yazıda, başarıya giden yolu ve sorunları anlatacağım. Zannetmeyin ki bir sanatçı sahneye çıkıp şarkısını söylüyor, sete gidip çekime giriyor, herkes mutlu ve her şey olup bitiyor. İzleyicilerin vitrinde gördüğünün sadece en son noktasıdır o kısmı.
Yazımın büyük bir kısmını şarkıcıları baz alarak bilgi ve tecrübeye dayalı olarak hazırladım. Konumuza ilk olarak kısaca ''Menajerler oyuncuların iş kaçırmasına nasıl sebep oluyor'' makalesiyle başlayalım. Sonrasında müzik camiasına geçeceğiz.
Menajerler Yüzünden Oyuncular Nasıl İş Kaçırıyorlar?
Son zamanlarda gayet ünlü oyuncuların sosyal medya paylaşımlarında: ''Bir türlü iş gelmiyor'' yakarışlarını görüyorsunuzdur. Bizler de görüyoruz. Oyuncular film bulamıyor, filmciler oyuncu bulamıyor. Bu denklemde bir terslik yok mu? Menajerlik kısmında bir terslik var. Çünkü Yapımcı ve Yönetmenin dengi, Oyuncunun kendisidir. Fakat Türkiye'deki oyuncular ilk görüşmeyi menajerlerine yaptırmaya çalıştıkları için çuvallıyorlar.
Bilinen bir oyuncu olsan da Yapımcı ve Yönetmen ilk görüşmeyi menajerle yapmaz. İlk görüşme, Yapımcı Yönetmen ve Oyuncu arasında birebir gerçekleştirilir. Bu bir tanışma ve birbirinizi anlama görüşmesidir. Böylece filmdeki karakterin sana uygun olup olmadığına ve pozitif enerji alınıp alınmadığına birlikte karar verilir. Prensipte anlaşırsanız, Yapımcı ve Yönetmen,menajerinle resmi prosedürleri halletmek için ikinci toplantıda bir araya gelir ve tekliflerini yaparlar.
Henüz oyuncuyla bir araya gelmeden ve seninle ilgili kesin kararını vermeden menajerin arayarak diyor ki; ''Bütçe nedir? Senaryoyu Gönderin Okuyalım'' vb. markete sipariş verir gibi menajerini Yapımcı ve Yönetmenle muhatap etmen, iş kaçırmana sebep oluyor. Hatta bu görüşmelerden çoğu zaman seni haberdar bile etmiyorlar. Filmde oynamasına kesin karar vermediğin bir oyuncuyla ilk teması kurmadan senaryo anlatılmaz ve gönderilmez. Çünkü henüz seninle anlaşma yapılmadı. Sadece seni tanıyıp ''Filmde birlikte çalışmaya uygun muyuz'' buna karar verilmesi gerekiyor.
Yapımcı ve Yönetmenin dengi Oyuncunun kendisi olduğu için bu görüşmede menajerlik olmaz. Sonrasında zaten tüm görüşmelerde menajerin yer alacak ve anlaşma birlikte yapılacak. Film yapımlarında ilk iletişimi kendiniz kurmuyorsanız, sosyal medyada ''Proje bulamıyorum. Film Dizi işi yok'' diyenlerin arasına katılırsın. Bu önemli tavsiyeyi oyuncu dostlarımıza yapmış olalım.
SANATÇI OYUNCU MENAJER BASIN DANIŞMANI REHBERİ
Bir sanatçının başarılı olabilmesi için en önemli unsur, plan programlı ve disiplinli çalışmadır. Bir hedef belirlenmelidir. O hedef her zaman zirve olmayabilir. Mesela, geçmişte çalıştığım bir şarkıcı tanıştığımız günlerde sahne için gecelik 80TL ücret alıyordu. (O dönemler albümü olanlar 500TL'den başlayan ücretler alırdı.) Bu sıradan şarkıcı için benim belirlediğim hedef, gecelik sahne ücretini 200TL'ye çıkartmaktı. Şarkıcıyı en iyi menajeri tanır. Bu kızdan pek bir şey olmayacağını anladığım için, ''Baştan söyleyeyim, ortalama mekanlarda sahneye çıkar ve paranı kazanmaya devam edersin. Fakat senden sanatçı olmaz. Fazlasını hayal etme ve havalara girme sakın'' diye kendisine de söylemiştim. (Rencide etmemek için isim vermiyorum)
Albümü yoktu ve elinde 1 tane demo şarkı vardı. Kızda pek ses olmasa da iyi bir düzenlemeyle parça adam edilebilirdi. Parası olmadığı ve henüz kazanamadığı için yapılacak ilk iş kendi imkanlarımızla fotoğraflarını çekmek ve ardından bir de klip çekmekti. Fotoğrafları hazırladım, kendi kullandığım 1 tane kamerayla klibini de çektim ve internete yükledikten hemen sonra basın bültenlerini her yere gönderdim. Bültene kliple ilgili biraz yaldızlı cümleler de yazdım. Kaç kişi olduğumuzu kimse bilemezdi ama aslında klipteki ekibim 2 kişiydi. Ben ve o!
Haberler yaklaşık 40-50 yerde yayınlandı. O basit klip internette 300 Bin defa izlendi (o yıllarda bu rekordu). Kız henüz alışkın olmadığı için ilk etapta bir çok mütevazı televizyona çıkarttım. Böylece kamera alışkanlığı kazandı. 80TL ücret aldığı mekanı değiştirdik. Haberleri görüp, ''Artık klibi var, albüm yapıyoruz'' deyince sahne ücreti 300TL oluverdi. Yani hedefimizden 100 lira fazla. Bunu söylemek ne kadar doğru bilemiyorum ama örnek olsun diye söyleyeyim. Sahne aldığı mekanda ben şarkıcımın sesini dinlemeye tahammül edemiyordum. O kadar, kötü canlı okuyordu.
Fakat, 15 günde klip o kadar çok izlendi ki artık televizyonlar bizi davet etmeye başladı. Bu davetleri şarkı ya da şarkıcı iyi olduğu için değil popüler olduğu için alıyorduk. Bunu bildiğim için her programa çıkmasını istemiyordum. Fakat kendisi yemek programlarına bile koşarak gitmek istiyordu.
Bir süre daha ben karşı çıktığım için belli başlı diğer programlara gittik ve bir telefon geldi. Ünlü bir müzik yapımcısı albüm teklif etti. Görüşmeye gitmeden önce, ''Hemen atlama, imza atmak kolay, önemli olan bizim istediğimiz şartlara göre anlaşma yapmak. Bu senin hayatının fırsatı. Teklif onlardan geldiğine göre makul bir orta yol buluruz. İşin maddi kısmı tamamen senin. Yeter ki gerisine karışma ve işi bana bırak'' dedim. Kendisi gelecek vaat etmiyordu. Benim de onunla ileriye dönük bir planım olmadığı için anlaşmayı yaptırdıktan sonra yapım şirketinin menajerlerine devredecektim. Toplantıda bunları da konuşmuştum. Her konuda anlaştık ama son olarak ünlü yapımcı sahne ücretlerinden de komisyon isteyince, ''Şarkıcının tek kazancı zaten sahne. Bunu kabul edemeyiz. Siz bir düşünün bize haber verin'' diyerek toplantıyı tekrar görüşmek üzere bitirmiştik.
Artık telefon bekliyorduk ve emindim ki 1 hafta bile sürmeden o imza atılacaktı. Fakat, ilk görüşmede her şeyi bana bırakmış olsa da bizim şarkıcılar yönetilmeyi sevmediği ve ''Her şeyi ben bilirim'' modunda olduğu için yine beni şaşırtmadı. Yapımcı beni değil şarkıcıyı aramış ve ''Menajerin akıllı adam. Onu getirme. Sen tek başına gel hemen imzayı atalım'' demiş. Tabii bizim kız benden gizlice hemen gitmiş ama ortada imza falan yok. Yapımcı saatlerce bekletmiş, ilgilenmemiş bile. Çok üzgün ve çaresiz bir şekilde bana geldi olanları anlattı. Ben de, ''Artık çerez olarak kullanılacağın o çok istediğin yemek programlarına katıl ve bir işe yaramayacağını gör. Dünyaları verseler ben seninle bu şekilde çalışmam, artık kendi yolunu kendi çizersin'' diyerek çalışmaya son verdim.
Nasıl bir ruh halidir bilemiyorum ama benden sonra gerçekten de o yemek programlarına çıktı. Hiç bir faydası olmadığı gibi çok zarar gördü. Herkes onunla dalga geçti. İnternette inanılmaz kötü yorumlar yazıldı. Hatta klibi benim sayfamda olduğu için yorumları kapatmak zorunda kalmıştım. Bana bile zararı dokundu. Neyse ki piyasada olmadığı için hepsi geride kaldı. Bir çok ünlüyle çalıştım ve tecrübelerimi aktarabilmek ve bütün bunlar bir örnek olsun diye anlattım. İşin özü şudur. Kendinden taviz vermeden oyunu kuralına göre oynarsan mutlaka başarı gelir. O kurallar nedir? Nasıl bir ekibe ihtiyaç vardır? Kim kimi yönetir? Sanatçının rehberi nedir? Tüm sorulara yanıt vereceğim. ''Ben de sanatçı olacağım, ünlü olmak istiyorum'' demeden önce bu yazıyı okumalısınız.
SANATÇININ EKİBİ KİMLERDEN OLUŞMALIDIR?
Suistimale çok açık bir sektör olduğu için tüm detayları yazıyorum ki herkes ne yaptığının farkında olsun. Sanatçının ekibi ''Menajer, Basın Danışmanı, Asistan, Hizmetkar'' olmak üzere öncelikli 4 kişidir. İhtiyaca göre; ''İnternet Sorumlusu, Şoför, Yakın Koruma'' olmak üzere 3 kişi daha eklenir. Ayrıca, işleri dışarıdan takip ederek çalışan; ''Mali Müşavir, Avukat, Makyöz, Kuaför, Modacı'' olmak üzere 5 kişi daha eklenir. Toplam en az 12 kişiye ihtiyaç vardır. Sanatçı, (anlaşma şekline göre) çalışanlarına ait; ''Maaş, Yevmiye, Prim, Sigorta, Yemek, Yol, Haftalık Market Alışverişi, Ev Kirası, Telefon Faturaları'' gibi SOSYAL HAKLAR olarak nitelendirdiklerimizi ödemek ya da prodüksiyon şirketi tarafından karşılanmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu kadar geniş bir ekibe sahip olunamayacağı durumlarda bazı görevler aynı kişiye yüklenebilir. (Bizdekiler abartıyor ve 4 işi aynı kişiye yüklüyor)
Hülya Avşar, ekibine değer vermesi ve çalışan haklarını harfiyen teslim etmesi bakımından benim en adaletli bulduğum sanatçılardan biridir. Ekibi, H.Avşar'ın yanından emekli olana kadar çok uzun süre birlikte çalışmaktadır.
SANATÇININ EKİBİNDE YETKİ SORUMLULUK VE HAKLAR
Sanatçı: Ekibin tümüne asistan aracılığıyla günlük programını bildirir. Ekibinin izin gününde, hiçbir randevu almamalıdır. Sanatçının, yapılmasını istediği son dakika isteği varsa, yine asistan aracılığıyla önceden ekip haberdar edilmelidir. İşten çıkarılacak kişinin, kanunen 15 gün önceden haberdar edilerek, iş aramasına olanak sağlanmalıdır. Ekibin maaş vb. ödemeleri de gecikmemelidir. Sanatçı, şehir dışı programlara gidilirken, yanında gelen ekibinin, yol, konaklama ve yevmiyelerini temin etmek zorundadır. Ekipten herhangi birisi konser vb. ayarlarsa, sanatçı, kazandığı ekstra ücretten yüzde olarak pay vermelidir. Ekipte herkesin belli bir görev dağılımı vardır. Kimse birbirinin işine karışamaz. Sanatçı, menajere; ''Sahneye çık'' diyemeyeceği gibi, asistana da; ''Ev işlerini yap'' diyemez. Ekibi 21:00'dan sonra sabaha kadar çalıştırmışsa, diğer gün herkese dinlenmesi için imkan verilir. Yeri gelmişken önemli bir konuya da değinelim. Son yıllarda, sahne alınacak mekanlara sanatçının masa yapma ''müşteri çağırma'' mecburiyeti getirildi. Yani işletmeciler diyor ki ''bana para kazandırma garantisi veriyorsan gel sahneye çık''. Böyle olunca iş sanattan çıkıp satış pazarlamaya dönüyor. Bu bir sanatçıya yapılacak en büyük hakarettir. Menajer: MANAGER (ENGLISH): Yönetici. Konser, organizasyon, etkinlik, ekstra düzenlemek, görüşmelerini yapmak, iş tekliflerini değerlendirmek, sponsor bulmak, sanatçıyı yönlendirmek, sanatçıya taktik vermek ve sanatçıyla ilgili her konuya dahil olmakla yükümlüdür. Sanatçının sahnede yapmasını istediği özel şeyler bile olabilir. Sanatçının her konudaki yol göstericisidir. Kıyafetleri de dahil olmak üzere, her konuya karışma hakkı olduğu gibi sanatçı da bu kurallara uymak zorundadır. Basın Danışmanı ve Sanatçı ile koordineli çalışır. Belli bir çalışma saati yoktur. Basın Danışmanı: PRESS ADVISER (ENGLISH): Basın Danışmanı. Öğüt veren. Konser, organizasyon, ekstra, klip çekimi, fotoğraf çekimi, özel haberleri, etkinlikleri ve sanatçının basında yer almasını sağlayacak her türlü bilgiyi, hazırlamak ve basına ulaştırmakla yükümlü olduğu gibi konser de düzenleme yetkisi vardır. Basınla ilgili konularda, sanatçıyı yönlendirmek, sanatçıya taktik vermek ve sanatçının her gittiği yerde yanında olmak zorundadır. Sanatçının basına malzeme olabilmesi için, yapmasını istediği özel şeyler olabilir. Sanatçının medya konusundaki yol göstericisidir. Halkla ilişkileri de Basın Danışmanı yürütür. Kıyafetleri de dahil olmak üzere, her konuya karışma hakkı olduğu gibi sanatçı da bu kurallara uymak zorundadır. Menajer ve Sanatçı ile koordineli çalışır. Belli bir çalışma saati yoktur. Asistan: ASSISTANT (ENGLISH): Destekçi, Yardımcı. Sanatçının en önemli destekçisi ve yardımcısıdır. Sanatçının konser, toplantı vb. iş için bulunduğu her yerde yanında olur. Sanatçı sahnedeyken tüm ihtiyaçlarını karşılar ya da karşılatır. Sanatçının randevularını, telefonlarını takip eder ve günlük yapılması gereken işleri sabah toplantısında sanatçısına bildirir. Ekstra konser vb. olmadığı zaman, 09:00 - 21:00 saatleri arasında maksimum, 8-10 saat çalışır. Özel durumlar ve ekstra konserler haricinde, gece 21:00 - 09:00 saatleri arasında randevulara katılıp katılmak asistanın inisiyatifindedir, çünkü bu görev menajerlere aittir. Öğlen yemeği, banka işleri vb. tüm ihtiyaçları için çalışma süresi içerisinde her gün 1-2 saat off yapar. Sigorta, yemek, telefon, yol ve konaklama gibi masrafları sanatçı tarafından karşılanır. Belirlenmiş izin gününde iş randevusu alınmaz ve haftada en az 1 gün izinli olur. Bu yasal izindir ve maaşından ücret kesilmez. Ekstra konser vb. olduğu zamanlarda, çalışma süresi çok daha uzun olabilir. Eğer 21:00'dan sonra sabaha kadar çalışılmışsa, diğer gün dinlenme imkanı verilir. Hizmetkar: SERVANT (ENGLISH): Hizmetkar. Sanatçının evinin temizliği, kıyafetlerinin ütülenmesi, misafirlerin ağırlanması, çocuk bakımı, market alışverişine gidilmesi ve yemek yapılmasına kadar, özel olan tüm hizmet işlerini yapan kişidir. Muhtemelen, sanatçının evinde kalır. Belli bir çalışma saati ve süresi yoktur. Haftada 1 gün izin kullanabilir. Sanatçının özel seyahatlerinde de hizmet etmek için yanında olabilir. Sanatçının cep telefonlarına bakamaz, pc gibi özel eşyalara dokunamaz, eve misafir davet edemez. Sanatçının arkadaşları ve misafirleriyle kesinlikle sohbete girmez. Hizmet etmek dışında hiçbir işe karışmaz. Şoför: Sanatçıyı gideceği her yere götürüp getirir. Bu kişi aynı zamanda yakın koruması da olabilir. Sanatçıyı arabada bekler. Sanatçının misafirleriyle sohbet etmez. Yakın Koruma: Sanatçıyı, başta konserler olmak üzere ev haricinde her yerde korumakla görevlidir. Özel seyahatlere de gidebilir. Sanatçının misafirleriyle sohbet etmez. Özel ev vb. ziyaretlerinde, sanatçıyı arabada bekler. Aynı zamanda şoför de olabilir. Makyaj: Sanatçının tüm makyaj işlerini yapmakla yükümlüdür. Eve ya da kulise gelebileceği gibi, kendi mekanında da hizmet verebilir. Sanatçının saç ya da tarzına karışmaz. Sadece profesyonel tavsiye verir. Kuaför: Sanatçının tüm saç işlerini yapmakla
yükümlüdür. Eve ya da kulise gelebileceği gibi, kendi mekanında da
hizmet verebilir. Sanatçının saç ya da tarzına karışmaz. Modacı: Sanatçının tüm kostümlerinin tasarlanması, hazırlanması ve belli bir tarz oluşturmasını sağlar.
Fortuna TV Türkiye'nin İlk Uluslararası Dijital TV ⁴к Kanalı 12.12.1992+ ◉TC. Kültür Bakanlığı Resmi Sertifikalı Fortuna Medya™ Film TV Müzik Yapım Dağıtım Şirketi ◉FortunaTVcom 33 yıldır medya haberleriyle televizyonculuğun ilham kaynağı. Yeni kurulan tv kanallarını ilk kez ve en doğrusuyla bizden duymaya devam ediyorsun. ''Televizyon, Kültür Sanat, Sinema, Magazin ve Spor'' içerikleri alıntısız ve nitelikli. Bir tık fazlası için yanıltıcı haber başlıkları yok. Siyaset yok. Foto galeriyle kadınları obje olarak kullanmak yok. Sırları açığa vurmadan, arkadan konuşmadan samimiyetle yazarak yapıcı eleştirilerimizde haber dili değil, tv dergisi formatında serbest yazı stili kullanırız. ߵߵBen Senin Bildiğin Kanallardan Değilimߴߴ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Düzgün dille ve itham hakaret içermeyen yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.FortunaTV.com