📺 MEDYA HABER

[televizyon][twocolumns]

🖥️ DİJİTAL TV

[Dijital TV][bsummary]

🎬 FİLMOGRAFİ

[Filmografi][twocolumns]

🏆 SPOR

[Spor][bsummary]

🎤 RÖPORTAJ

[röportaj][twocolumns]

💎 MODERNİZE

[modernize][bsummary]

⏳ AKTÜEL

[Bilgisel][twocolumns]

⭐ MAGAZİN

[magazin][bsummary]

⚙️ TEKNOLOJİ

[teknoloji][twocolumns]

📡 TV REHBERİ

[TV Rehberi][bsummary]

⚠️ ALARM

[Alarm][bigposts]

🎞️ FTV ORİJİNAL ⁴к

[FTV Orijinal][twocolumns]

TELEVİZYONDA SUNUCU SPİKER STANDARTI DEĞİŞTİ


Televizyon dünyasına operasyonlar sonrası Ela Rumeysa Cebeci, Mehmet A. Ersoy, Veyis Ateşgibi isimlerin tutuklanma sürecindeki telefon incelemelerinde videolar, yazışmalar, fotoğraflar olayları skandala döndürdü. Televizyondaki spikerlerin ekranda giyim tarzları ve özel hayatları bir çok soru işaretiyle birlikte dikkat çekmeye başladı. 


Televizyonlarda özellikle kadın sunucuların haberden magazine, spordan sahne moderatörlüğüne kadar her kategoride kıyafet seçimleri göze batmaya başladı. Biz erken uyarı sistemi gibi 30 yıldır anlatıyoruz ama skandal olaylar patlayınca vatandaş farkına varıyor. Sadece haber spikerlerine değil, magazine de yıllardır dikkat çekiyoruz. İleride o kategoride de skandalları duymaya başlarız. 

TELEVİZYONCULUĞUN BAŞLANGIÇ HİKAYESİ BUGÜNE ÇANAK TUTUYOR 


Televizyonculuğun başlangıç hikayesini bilmeden, günümüzdeki medya skandallarını anlayamazsınız. Kimsenin hangi maddeyi kullandığıyla ilgilenmiyoruz. Orası adli makamların görevi. Biz televizyonculuk penceresinden eleştireceğiz. Bu yüzden konuyu kendi televizyonculuk hikayem üzerinden anlatacağım. 

Türkiye'de 1968 yılında TRT ile televizyonculuk başlamış ve 1992 yılında özel televizyonların kurulmasıyla farklı bir boyuta geçmişti. Özel kanallar, TRT'nin katı kurallarını yıkarak Türk halkının televizyon izleme alışkanlıklarını değiştirmek için sansasyonel programlara yöneldiler. O gün yapılanlar bugüne yansıdı. 

Ben de 1992'de ilk özel radyo televizyonculardan biri (Sunucu-Dj-Yönetmen) olarak o dönemlerdeki hocamdan TRT kültürü aldığım için izleyiciye ve konuklarıma düzgün hitap biçimi kullanırdım. Programlarım sıra dışı olsa da aykırı değildi ve usturuplu içeriklerim diğerlerinden farklıydı. Bu farklılıklar bana başarıyı ve izleyiciyi getirse de, televizyon yöneticileri ''Sansasyonel'' işleri daha çok seviyorlardı. Hatta, çok basit görünse de, ''Siz diye hitap etme. SEN diye konuş'' derlerdi bana. Defalarca bu konuda uyarıldım. Program 4 saat sürüyordu ve konuğum olmadan ekranda 45 dakika aralıksız sadece kameraya bakarak konuşabilen birine hitabet öğretmeye kalkıyorlardı. Kendileri 5 dakika konuşamayan insanlardı. 

Bana değer verdiklerini de bilir ve hissederdim ama hep bir mesafeleri de oluyordu. Çünkü, sanat ve televizyon camiasında her zaman söylediğim kural 30 yıldır devam ediyor: ''Onlar gibi değilsen, seni barındırmazlar.'' Eğer ben o dönemlerde uzun saçlı ve yılan derisi pantolonlar giyen sıra dışı görünümlü sporcu bir genç olmasaydım belki de kapılar bana hiç açılmayacaktı. Görüntüm arızalıydı ama, s.gara içmiyorum, a.kol kullanmıyorum, madalyalı sporcuyum ve televizyon formatlarımın hepsi usturuplu elle tutulur cinstendi. Fakat beklenti hep bunun tersi oldu. Büyük mücadele verdim ama bu dengeyi iyi kurduğuma inanıyorum ki kalıcı oldum. Yönetmenlik haricinde anılmak istemediğim için yıllar sonra ekrana çıkmaktan da kendim vazgeçtim. 

Günümüzde sektörün dinamikleri tamamen boyut değiştirdi ve bazı kadın spikerlerin vücutlarıyla yer bulduğu bir ortama dönüştü. Programlar da format olmaktan çıkıp aykırılığa dönüştü. En basit örneği, ''Magazin'' adı altında yapılan paparazzi programları ''Yaz mevsimi bahane, gündüz kuşağında Bodrum'da bikini şov şahane'' diyerek ''Kasaplık et'' formatına dönüştürüldü. Eleştirilmesi gerekenler ödüllendirilirken, onları eleştirenler tepki alır oldu. 

Yıllardır, ''Medya Hafızası'' denebilecek kadar çok bilgiyi ilk kez benden duymuşsunuzdur. Televizyonculuk etik ilkelerine sahip biri olarak sektörümüzde dejenere olan programları ve ekrana yakışmayan hareketleri hep eleştirmekteyim. Sektöre 17 yaşımda çok hızlı girince magazinden aktüele, müzikten yarışmaya, spordan habere her çeşit program yapmışlığınız oluyor. Yanlışları görüp, bu tecrübeyle tavsiye niteliğinde uyarılarım olması çok normal. 

Kimsenin hayatına karışmıyoruz ama şu anda ekrana çıkıyorsan artık 90'larda olmadığımızı anlaman lazım. Belli standartlara uymak zorundasın. Uyaranı da bir zahmet özgürlük üzerinden eleştirmeyin artık. Bizler yanlışları söyleyeceğiz ki medya sektöründeki kalite standartları korunabilsin. Sunucuysan, seçtiğin meslek bazı özgürlükleri kısıtlar. Bir futbolcu Galatasaray maçına Fenerbahçe formasıyla çıkabilir mi? Her işin bir kuralı var. Televizyonculuğun da yazılı ve yazılı olmayan ''ETİK'' dediğimiz kuralları var. Kıyafetini ve sosyal medyadaki imajını mesleğine göre şekillendirmek mecburiyetindesin. ''Yok ben değilim'' diyenlerden misin? Sonuçları gördüğünüz gibi oluyor! Mesleğini yapmak isteyen ile farklı amaç güdeni hepimiz ayırt edebiliyoruz. 


Bizler piyasada dönen her şeyi biliriz. Bir yerden duymamıza da gerek yok. Ekrandaki duruşuna bakmamız yeterli. Çünkü kamera nerede duruyor, neden o kamera hareketi yapıldı, spiker neden o perspektiften poz veriyor, rejide o anda yönetmen neler konuşuyor, hepsini biliyor ve anlıyoruz. Ekrandaki duruş biçimleri ve kameranın hangi açıdan çekeceği bile planlı olur. Sektörden arkadaşlarımızla kendi aramızda sohbet ederken hepimiz kimin ne mal olduğunu çok iyi biliriz de, bunu yazıya dökmeye kalkınca delillendirmek gerektiği için haberleştiremeyiz. Anca bu şekilde hikaye gibi anlatabiliyoruz. 

Kadın spikerlerin kıyafetleri olay olduğu için televizyonculuk etik ilkelerini göz önünde bulundurarak bunları anlattım. Dünyada sadece Türkiye'de ve Meksika, Şili, Kolombiya vb. bir kaç ülkede vücutlarıyla izleyici çekmek için uç nokta kıyafetler tercih ediliyor. Latin ülkelerinde haber değil, hava durumu sunucuları ve bazı eksik bilgili spor spikerleri vücut sergilemesi yapıyor. Türkiye'de ise en ciddiyet gerektiren ana haberde bile spa merkezinden canlı yayın gibi bülten sunuyorlar. Hiç isim vermeme gerek yok. Herkes bu tipleri biliyor zaten. 

TESADÜFEN DEĞİL ULUSLARARASI İLİŞKİLER 



Kimler kimlerle iş tutuyor. Kimin kiminle bağlantısı var, bu video örnek olsun diye paylaştım. Günlerdir operasyonlar konuşuluyor. Bir kişi de demiyor ki; ''Kardeşim, erkek bedenli kadın kıyafetli p.zevenge nasıl köşe yazısı yazdırıp ''gazeteci'' sıfatı veriyorsun'' demiyorlar. Bir yıl önce beş parasız görünenlerin bir anda Dubai fotoları yüklemesinden de hiç şüphelenmiyorsunuz! Demiyorsunuz ki: ''Bir yılda Dubai'ye nasıl uçuşa geçtin'' demiyorsunuz. Sosyal medya profillerinde sözde ''psikolog, terapist, avukat'' yazan vitrin mankenlerinin gerçekte ne iş yaptıklarını hiç sormuyorsunuz. 

''Influencer, Fenomen'' ayaklarına e.kortluk yaptıkları her yerlerinden akan tiplere takip beğeni yorum yapıyorsunuz. Markalar bunlara ürün veriyor ve özel organizasyonlarda pirim yaptırıp kalkındırıyorlar. ''Evet. Çoğu ürün satıyor ama aslında hangi ürünü pazarladıklarını hepimiz biliyoruz.'' Sosyal medya algoritması da öyle derin ki, bizler bu tipleri takip etmesek de kesinlikle paylaşımları karşımıza çıkıyor. Çıkmayanları da ''Magazin'' programları adı altında her pozisyondan vitrine koyarak gözümüze sokuyorlar. Gerçekten bıktık sizden. Bunlara üzülemiyoruz çünkü mağdur bırakılan değil, maruz bırakan pozisyonundalar. Yıllardır görmek istemediğimiz kirliliklere hepimizi maruz bırakıyorlar. Yeter artık. 

Kısa bir yazıyla anlatılacak konular değil ama son bir bilgi vereyim: Dikkatimi çektiği için söylüyorum, yapılan operasyonlar hafta içi olduğu için net sonuç vermeyebilir. Testler açısından yasaklı maddenin vücutta kalma süresinde ilk 3 gün çok önemli. Genellikle parti zamanı olarak ''Cumartesi-Pazar'' günleri yapılan operasyonda Salı gününe kadar test pozitif çıkabilir. Fakat ''Perşembe'' günü operasyon yaparsanız 5-6 gün geçtiği için yasaklı madde bulma ihtimali azalır. Hafta sonu operasyonlarını doğru bir strateji olarak görüyorum. Medyada temizlik operasyonunu sonuna kadar destekliyorum. Temiz bir sayfa açılsın ki sektörde temiz iş yapanlar devreye girsin. 


Televizyon dünyasına operasyonlar sonrası testlerde Ela Rumeysa Cebeci'de k.kain ve e.rar çıkınca tutuklandı ve Mehmet A. Ersoy'un testlerinde de yasaklı madde çıkınca diğer suçlamalarla birlikte tutuklandı. Spiker Meltem Acet temiz çıkarken, Ela Rumeysa Cebeci ve Mehmet A. Ersoy'un telefon incelemelerinde videolar, yazışmalar, fotoğraflar bu olayı skandala döndürdü. Testleri pozitif çıkan Sadettin Saran da operasyona dahil oldu. 


Operasyon kapsamında Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni ve sunucu Veyis Ateş de gözaltına alındı. 


ELA RUMEYSA CEBECİ'NİN İLK SKANDALI DEĞİL 


Kendime ''Medya Hafızası'' demiştim, herkesin unuttuğu bir televizyon olayını daha hatırlatmadan önce, Ela Rumeysa Cebeci'nin ''Kanıt Dizisi ve Ketenpere, Nuri, Fetih 1453, Şevkat Yerimdar'' filmlerinde yardımcı oyunculuk tecrübelerinin de olduğunu, ayrıca akademilerde ''Spikerlik Sunuculuk'' dersi verdiğini biliyor musunuz? Nişantaşı Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yaptığını biliyor musunuz? Şimdi öğrenmiş oldunuz. 


Gelelim TRT stajı sonrası televizyon kariyerine... Yıllar önce TGRT Haber'de çalışırken, TSK ile ilgili üzücü bir haberi anons etmişti. Ardından VTR yayına girerken reji yanlışlıkla Ela Rumeysa Cebeci'yi stüdyoda göstermeye devam etti. Spiker gülüşerek telefonuna gelen bir şeye bakıyor ve kahkaha atıyordu. İşte tam o anda kendini monitörde görünce yayında olduğunu anlıyor. TSK haberinde kabul edilemez davranışı sebebiyle işine son veriliyor. 

Saç rengini imajını değiştiren Ela Rumeysa Cebeci bu sefer de TV 100'e transfer oluyor. Çok eleştirilen tarzına orada devam ederken aynı kanaldaki Okan Bayülgen, ''Normalde haber spikerlerinin konuk olmasına izin verilmez ama sana müsaade ettiler'' diyerek onu konuk ediyor. TSK haberindeki skandal görüntüleri konuşularak Ela Rumeysa Cebeci'nin kendini pamuk gibi göstermesine yardımcı olunuyor. ''İş kazası. Mağdur'' vb. yorumlar yapıldıktan sonra TV 100 yönetimine övgüler vs vs yapıldıktan sonra Ela Rumeysa Cebeci diyor ki: ''Ben çok hassasım. Sunduğum haberlere çok üzüldüğüm için ağlıyorum. Akşam eve gidince de etkisinden uzun süre kurtulamıyorum'' diyerek vah vah dedirtiyor. Görev tamamlanıyor. (Videosu var) 

O günkü program amacına ulaşıyor ama bir süre sonra Ela Rumeysa Cebeci Show TV ve Habertürk TV'ye transfer oluyor. Tanıtım filmi de sanki bir haberci değil de sahneye birazdan çıkacak olan şarkıcı lansmanı gibi oluyor. (Videosu var) Sonra özgüven artıyor da artıyor. Telefonunda çıkan özel videolarla hiç ilgilenmiyorum ama televizyon binasının kapalı ortamında yasak olması gereken tütünü kullanacak kadar özgür olduğuna takılıyorum. Habercilik mesleğinin ağırlık standartlarına uymayan her şeyi yapmasına rağmen, hiç kimse ''böyle olmaz'' demiyor. Spikere kural koymuyorlar. Ortada kural olmayınca, sosyal medyadaki fotoların altına ''Harikasınız. Çiçeğim böceğim'' diye ucuz yorumlar yazanlar kuralları koyuyor. 

Teknolojiden bir haber kanal yönetimleri, üç kuruşa satın alınıp yüzlerce otomatik yorum, beğeni, takip yapıldığını bilmediği için ''Spikerlerinin çok ilgi gördüğünü zannediyorlar.'' İnanın öyle çok takipçi kasıyordu ki her gün 10 defa paylaşımları benim de karşıma çıkıyordu. ''Keşfet, Hikaye, Paylaşım'' vs. her yerde Ela Rumeysa Cebeci çıkıyordu karşımıza. Ben görmemek için engellemekten bıkmıştım artık. Bu sıçrayışı Ela Rumeysa Cebeci'yi televizyon sektöründe bir yerlere oturtmak üzereyken, bir anda operasyonlarla sansasyonel olaylar zinciri dizili verdi. Sonrası malum. Yargı sürecinde olduğu ve halen operasyonlar sürdüğü için bu konuda şimdilik detaylı yorum yapmıyorum. Ben sizlere öncesini hatırlattım. 

Olaylarda adı geçenlerden bağımsız olarak küçük bir bilgi vereyim. 33 yıldır bu sektörde aktif yer alan birisi olarak, ''Bu gözler neler gördü neler.'' Fakat ispatlanamayacak şeylerin konusu yapılamıyor ne yazık ki. Camiada sapkınlıkların artarak devam ettiğini gözlemliyorum ve bazen de yazılarımda eleştirdiğimi bilirsiniz. Televizyonlarda yönetmenler, kameramanlar ve sesçiler kara kutu gibidir. Her şeyi duyup görürler. 30 yıl önce de özel müşterili isimsiz gizli mekanlar vardı, şimdi daha fazlası vardır. Sosyal medya etkisiyle vatandaşlar yeni duydular ama bizim sektörde herkes neler döndüğünü bilir. Sizler için şaşırtıcı olan bu tür olaylar, bizler için çok bilindik. Emin olun hiç bir şey duyduklarınızla sınırlı da değil. Hepsi tam bir skandal. 


Yeni gelişmelerde haberimiz güncellenir @fortunaTV sosyal medya hesaplarımızı takip et, haberi ilk duyan sen ol) 

HABER: Fortuna Zafer 
FortunaTV'deki TÜM YAZILARI İÇİN BURAYA TIKLA. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düzgün dille ve itham hakaret içermeyen yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. Hukuki sorumluluk yorumu yazana aittir. www.FortunaTV.com

🛍️ FORTUNA WORK


🏧 REKLAMLAR