AKTÖR OSMAN FINDIK'LA FORTUNATV ÖZEL RÖPORTAJI

OYUNCULUK YOLCULUĞU VE SEKTÖRE DAİR DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR YAPAN OSMAN FINDIK KİMDİR?
Oyunculuk eğitimini Sanatolog Oyunculuk Akademisi bünyesinde alan Fındık; sahne sanatları, temel oyunculuk, kamera önü oyunculuğu, diksiyon, ses ve nefes eğitimi ile audition çalışmaları gerçekleştirdi. Kamera önü çalışmalarının yanı sıra sahne deneyimi de bulunan oyuncu, çeşitli skeç çalışmalarında yer aldı ve Yasemin Yalçın Sahnesi'nde gösteriler gerçekleştirdi.
Oyunculuk kariyeri boyunca farklı türlerdeki yapımlarda yer alan Fındık; Çukur, Arka Sokaklar, Yemin, Emanet, Dünya Hali, Sadan Hanım, Kuruluş Osman, Ateş Kuşları, Aile, Üç Günlük Dünya, Toprak ile Fidan, Kuma, Zeccac, Teşkilat, Selahaddin Eyyubi, Halef, Deha, Esaret, Polis Cemil, Kara Kenan, Ben Bu Cihana Sığmazam, Gönül Dağı, Yaşamak İstiyorum, Aziz Mahmut Hüdayi, Kan Çiçekleri, Sustalı Ceylan, Eşref Rüya ve Binbir Gece Masalları gibi projelerde kamera karşısına geçti.
Farklı karakterleri deneyimlemeye önem veren Osman Fındık, oyunculuk kariyerini sürekli gelişim ve yeni hikâyeler anlatma anlayışı üzerine kuruyor.

“OYUNCULUK SADECE REPLİK SÖYLEMEK DEĞİL”
Oyunculuğa bakışını nasıl tanımlarsın?
Oyunculuk benim için sadece kamera karşısına geçip replikleri söylemek değil. Bir karakteri gerçekten anlayabilmek ve onun dünyasını seyirciye hissettirebilmek gerekiyor.
Bir karakteri canlandırırken onun neden öyle davrandığını, geçmişinde neler yaşadığını, ne istediğini anlamaya çalışıyorum. Çünkü seyirci bir noktadan sonra sadece söylenen sözleri değil, karakterin duygusunu görüyor.
Benim için oyunculuğun en güzel taraflarından biri de bu.
“OYUNCUNUN EN BÜYÜK MALZEMESİ HAYATIN KENDİSİ”
Oyunculuk çalışmalarında seni en çok besleyen şey nedir?Gözlem! Oyuncunun en büyük malzemesinin hayatın kendisi olduğunu düşünüyorum. İnsanları gözlemlemek, davranışlarını, konuşmalarını, sessizliklerini ve tepkilerini anlamaya çalışmak oyuncuya çok şey katıyor.
Bazen günlük hayatta karşılaştığınız küçük bir davranış bile ileride oynayacağınız bir karakter için size fikir verebilir.
Bu nedenle oyuncunun sadece sette değil, hayatın içerisinde de sürekli öğrenmeye devam etmesi gerektiğine inanıyorum.
“SEKTÖR DEĞİŞİYOR, SEYİRCİNİN BEKLENTİSİ DE DEĞİŞİYOR”
Türk dizi ve sinema sektörünü nasıl değerlendiriyorsun?Sektör sürekli değişiyor ve gelişiyor. Özellikle dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte farklı hikâyelerin ve farklı anlatım biçimlerinin ortaya çıktığını görüyoruz. Seyircinin beklentileri de değişiyor. Daha gerçek karakterler, daha güçlü hikâyeler ve farklı anlatılar görmek istiyor.
Bence bu değişim oyuncular açısından da önemli fırsatlar ortaya çıkarıyor. Çünkü farklı hikâyeler, oyuncunun farklı karakterlerde kendisini gösterebilmesine olanak sağlıyor.
“KENDİMİ TEK BİR KARAKTER TİPİYLE SINIRLANDIRMAK İSTEMİYORUM”
İleride nasıl karakterler canlandırmak istiyorsunuz?
Kendimi tek bir karakter tipiyle sınırlandırmak istemiyorum. Komedi olabilir, dram olabilir, aksiyon olabilir veya psikolojik açıdan çok daha derin bir karakter olabilir. Beni oyunculuk anlamında zorlayacak karakterleri özellikle değerli buluyorum. Çünkü her yeni karakter oyuncuya başka bir şey öğretiyor.
Oyunculuğun en heyecan verici taraflarından biri, kendinizden tamamen farklı bir insanın dünyasına girebilmek.

“SADECE BİR PROJEDE YER ALMAK İÇİN PROJE YAPMAK İSTEMİYORUM”
Bir projede yer alırken senin için önemli olan nedir?
Hikâye ve karakter! Benim için sadece bir projede yer almak yeterli değil. Karakterin hikâyedeki yeri, projenin anlatmak istediği şey ve benim o karaktere ne katabileceğim önemli.
“BU MESLEK SABIR VE DİSİPLİN İSTİYOR”
Oyunculuk sektöründe genç oyuncuların karşılaştığı zorluklar hakkında ne düşünüyorsun?Oyunculuk dışarıdan bakıldığında çok farklı görünebiliyor. Kamera karşısında birkaç dakikalık bir sahne görüyorsunuz ama o görüntünün arkasında ciddi bir emek ve hazırlık süreci var. Her audition olumlu sonuçlanmayabilir. Her görüşme bir projeye dönüşmeyebilir.
Bence oyuncunun bunları kişisel bir başarısızlık olarak görmemesi gerekiyor. Önemli olan çalışmaya devam etmek, kendisini geliştirmek ve doğru fırsat geldiğinde hazır olmak.
“SET BİR EKİP İŞİ”
Set ortamı senin için ne ifade ediyor?Set kesinlikle bir ekip işi. Oyuncu kamera önünde olduğu için daha görünür olabilir ama ortaya çıkan işin arkasında çok büyük bir ekip var. Yönetmeninden senaristine, görüntü yönetmeninden ışık ekibine, kostümden makyaja kadar herkes aynı hikâyeye hizmet ediyor. Bu nedenle sette ekip ruhunun ve emeğe saygının çok önemli olduğunu düşünüyorum.

“KENDİMİ HÂLÂ YOLCULUĞUN BAŞINDA GÖRÜYORUM”
Önümüzdeki dönem için hedeflerin neler?Kendimi hâlâ yolculuğun başında görüyorum. Öğrenmek istediğim, deneyimlemek istediğim ve canlandırmak istediğim çok fazla karakter var. Sinema, televizyon veya dijital platform fark etmeksizin, içerisinde oyunculuk anlamında kendimi ifade edebileceğim projelerde yer almak istiyorum.












Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Düzgün dille ve itham hakaret içermeyen yorumlarınız eğer ilgili haber başlığının altına yapılmışsa, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. Hukuki sorumluluk yorumu yazana aittir. FTV