SON HABERLER

[fortunaTV][bigposts]

MEDYA HABERCİSİ

[tv][bsummary]

MEDİKALİTE

[medikalite][bsummary]

SİNEMAGAZİN

[sinemagazin][bsummary]

AKTÜEL | BİLGİSEL | DOKÜMAN

[yaşam][bsummary]

SPOR HABERCİSİ

[spor][bsummary]

MÜZİKALİTE

[müzikalite][bsummary]

VIDEO

[video][bigposts]

KÖŞE YAZARLARI

[Köşe Yazarı][twocolumns]

INSTAGRAM FOTOLARI

REKLAMDA KADINLAR OBJE Mİ

Reklam filmleri, her zaman kadını c.nsel obje olarak kullanır. Yazımızda kullandığımız örnek fotoğraflar aslında konunun bütün özünü anlatıyor. Burada yazacaklarımı desteklercesine Dünya moda duayeni Giorgio Armani de yakın bir zamanda bize paralel açıklamalar yaptı. Reklam ajanslarını eleştiren bu yazımızda, reklam filmlerini de eleştirmezsek olmaz. Belki de bu yazıyı yazmaktaki çıkış noktam reklam filmlerinin gayri ahlaki senaryoları olmuştur. Mesela, ekranlarda kadın pedi reklamlarına hepimiz rastlıyoruz. Fantezi dünyası hastalıklı olan yönetmen, genellikle voleybolcu kızlarımızı canlandıran taytlı bir kadının yakın plan bir popo görüntüsünü ekrana yansıtıyor. ''Ped burada kullanılır'' der gibi kadını aşağılayıcı ve ilk tepkiyi de aslında kadınların vermesi gereken utanç verici sahneler. Ardından ''ne kadar da rahat hareket ediyorum'' vurgusu ile taklalar geliyor. Belli ki firma sahibi, senarist ve yönetmen voleybol hastası! 

Başka bir reklamda ise, saç şampuanı markasını kullanan bir kadın duş alıyor ve k.çını değil başını görmek gerekirken (vücut şampuanı değil) bir tık kayma olsa frikik olacak biçimde yarı çıplak şekilde saçları ahenkle dans ederken slogan geliyor ''Ben özgürüm, dilediğin gibi yaşa''. Şimdi diyeceksiniz ki ''Ne alakası var özgürlükle saçın''. O kadar çok var ki detaylara inmeyeyim ama ''Kapalı - Açık'' meselesi diyeyim siz anlayın! Saç bir özgürlük sembolü haline getiriliyor. Yani demek isteniyor ki, ''özgürlük adı altında bilincine bazı başlıklar işlensin. Saç açıksa özgürsün. Kadın erkek ilişkileri olduğu zaman çok özgür olursun.'' vs. bunlara gizli mesajlar diyoruz. Aslında hepimiz biliyoruz ki önüne gelenle özgürlük yaşayan bir kadını hiç kimse tasvip etmiyor ama reklamlar bunu normalleştiriyor.

GAYRİ AHLAKİ REKLAMLAR 

Bir reklamın ''Gayri ahlaki'' olup olmadığını hangi kritere göre belirleyebiliriz? 

Cevabı çok basit bir örnekle anlatayım. Bir ev ortamı düşünün. Aynı odada ''anne, baba, erkek kardeş, kız kardeş'' 4 kişi birlikte oturuyorlar. Evin annesi elinde bir kadın pedi ile odaya girip ''kanatlı ile çok rahatım'' diye odada poposunu gösterebilir mi? Ya da, evin kızı odaya girip ''şampuanımla özgürüm canım ne isterse yaparım babacım'' diyerek cilveli imalar yapabilir mi? Veya evin erkek kardeşi odaya elinde kondomla girip ''geceniz hiç bitmesin'' diyerek sallayabilir mi? Bu ve benzer örneklerin hiç birini aile ortamında kimse yapamaz! O halde aile ortamında yapılamazsa reklamlarda da bunun yapılması ''gayri ahlakidir.'' 

Peki neden reklamlarda bunlar tercih ediliyor? Çünkü, ''reklam her zaman kadını ve cinselliği kullanır.'' Bunun gerçek olduğuyla ilgili önemli reklam ajanslarının çağdaş başkanlarının röportajlarını yayınlayabilirim ama gerek yok, çünkü doğru olduğunu herkes biliyor. Reklamlarda sadece kadını obje olarak kullanmak yetmiyor, çaktırmadan siyasi gizli mesajlar da verilmeye çalışılıyor. Çünkü, ''reklam, sadece reklam değildir.'' Özellikle de Türkiye'de geçmişte sokakların siyasi sebeplerle karışık olduğu dönemlerde (sektörle hiç alakası olmayan) bazı kişilerin reklamcı olmaları için desteklendiği ve ajans kurmaları için tüm yolları açtıkları gerçeği varken, reklama siyasetin karıştırılmaması mümkün değil. Günümüzün duayen reklamcılarının çoğu o dönemlerin ürünüdür. (Bunu kendileri de röportajlarda söylemekteler.) Hal böyle olunca, reklam filmlerini hep aynı ajansların topluyor olmasına şaşmamak lazım. Reklamlar hiç masum değil yani. 

Bir diğer reklam örneği verecek olursam, diş macunu markasının filminde, ''ben kimseye yüz vermem'' imajıyla metroda bir erkekle kadın yan yana denk geliyor. Sonra bir anda diş macunu, padişah macunu oluveriyor ve erkekle kadın flörte başlıyor. Macundan işi nereye bağladılar artık ruh hallerini düşünün. Dondurma reklamları ise akıllara zarar. Dondurmayı herkes sever ama en çok çocuklara hitap eder. Fakat her nedense masumiyet yerine dondurma reklamlarında c.nselliğe atıfta bulunulur. Kadının dondurmayı ısırması uçkuru bozuk yönetmene haz verir. Sakın ''o senin kötü düşüncen'' demeyin. Biliyorsunuz ben Antalyalıyım. 12 ay dondurma yiyen biriyim. Ne dondurmaya bir kadın gibi, ne de bir kadın dondurmaya yönetmenin baktığı gibi bakmıyor. Bu senaryo tamamen reklam ajansının ve markanın, kadını c.nsel obje olarak kullanmasından kaynaklanıyor. O yüzden bu ve bunun gibi onlarca reklam filmi örneğini çoğaltabiliriz. 

Bir gerçek daha var ki eleştiriye açık olan bu tür reklamların çoğunun orijinal filmi yabancı ülkelerden geliyor ve Türkçe dublaj ile yazılar eklenerek revize ediliyor. Bizler ''iyi ve faydalı olan her ne varsa'' dünyanın dört yanından alıp kullanalım ama kötü örneklere de kendi kültürümüzü göz önünde bulundurarak set olmasını bilelim. Yazıyı yazdığım günlerde; ''Sebep ne olursa olsun biz buradan, kadınları c.nsel obje olarak kullanan reklam ajansları ve markaları uyarıyoruz'' demiştim. Devletimiz bu tür reklamları kontrol altına alabilecek bir girişime başladı. Biz de konuyu takipteyiz. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Düzgün dille ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com