Güllü'nün evinin önünde eski bir hatıra fotoğrafımı paylaştım. Arabesk müziğin güçlü sesi Güllü'nün (51) pencereden düşerek vefat ettiği açıklanmıştı. Aylarca gündemi meşgul eden ve kısa bir güvenlik kamerasından alıntı görüntülere bakarak varsayımlar üzerinden yorumlanan bu olayın gidişatı kaza üzerineydi.
Sosyal mecralarda görmüşsünüzdür, ilk günden beri tek videodaki görüntülere göre bizler cinayetin aksini söylerken tüm meslektaşlarımız ''Video Analiz'' konusunda sınıfta kalmıştılar. Yanlış altyazılarla görüntülere anlam yüklediler. Sosyal medyada her kafadan ayrı bir ses, ''Miş Mış'' diyerek başka yerlerden yarım yamalak duyduklarıyla karma karışık bir olaya döndürdüler. (Biz son anlara ait o videoyu yayınlamadık ve yayınlamayacağız.)
O güne kadar paylaşılan videoları analiz ederek ''Fortuna TV'' ne dediyse harfiyen olayın o şekilde gerçekleştiği ve cinayet olmadığı açıklanmıştı. Bizler video kaydında ne gördüysek onu analiz etmiştik. Video kaydının emniyet tarafından servis edildiği zannediliyordu.Bizler savcılığın elindeki bulguları bilmediğimiz için sadece o videoda ne olduğunu analiz etmiştik. Ailenin ilk dakikadaki basın açıklamasında ''İntihar değil'' demiş olmasından yola çıkarak, ''Eğer c.nayet işlemiş olsalar en kolay kaçış yolu intihar etti demek olurdu. Demek ki gerçekten kendi düşmüş'' diye yorumlamıştık.
Emniyetin servis ettiğini zannettiğimiz kayıtların doğruluğuna güveniyorduk. Sonradan öğrenildi ki, Güllü'nün oğlunun İHA'ya sattığı söylenen o ilk videoda kesilmiş olan kısımlar ve bozuk ses kayıtları olması şüpheleri artırdı. Biz de analizimizi o kırpılmış videoya göre yapmıştık. Kesildiği sonradan ortaya çıkan ilk videoyu analiz edince ''Bu bir kaza. Ayağı kaymış düşmüş'' yorumu yaptık.
Sonra birileri ''c.nayet olduğu'' iddiasıyla televizyonları gezmeye başladı. Ekranlar reyting savaşına girip her gün birilerinin iddialarına yer verdikçe ve konuyu uzatıp uzatıp ''Yarın devam edeceğiz'' demelerinden dolayı haberlere güvensizlik ortamı oldu. Açıklamaların hiç biri tutarlı da değildi. Bugün ''A'' diyenler, yarın ''Ben öyle demedim'' diye açıklama yaptılar. Tamamen bir kaos oldu.
Biz ilk videoya bakarak kesinlikle kaza olduğuna inanmıştık. Kaosun ardından skandal yeni videolar ve ses kayıtları ortaya çıkınca işler değişti. Yeni videolar ve ses kayıtları şüphelerin yönünü Güllü'nün çocuklarına çevirdi. Yeni videoları da analiz ettik.
Fortuna TV yayın formatı gereği hiç bir zaman adli olaylarla ilgili haber yapmıyor. Fakat geniş kitlelerin ilgisini çeken ve çözülemeyen bir olayda ''Video Analiz'' yanılgıları gördüğümüz zaman sosyal medya hesaplarımızda yorumlarla doğrusunun bulunması için katkı veriyoruz. Güllü olayında herkesten farklı bir bakış açısıyla ilk videoyu yorumladık ve gelinen noktada o günün tam da bizim analiz ettiğimiz gibi olduğu ortaya çıkmıştı. Peki herkes cinayet derken ve benzer yorumlar yaparken biz bu olayı ilk videoya bakarak nasıl analiz ettik.
Güllü'yü sektörden tanırız. Haberlerde ekonomik durumu kötü olarak anlatıldığı için bu fotoğrafımı paylaştım. Güllü fotoğrafımızda görünen Tuzla'daki bu evde oturuyordu ve tek mal varlığı da bu olamaz. O yüzden maddi sıkıntı çektiğini zannetmiyorum. Sahne için 500 Bin TL. Ekstra konser için 750 Bin TL. ücret alan ve ayda 4-5 sahne yapan biriydi. Yani ekonomik sıkıntısı yoktu. Bir şeyi daha söylemek lazım ki, sanat camiasında ''Para yok'' dedikçe yeni konserler geldiği için çoğu şarkıcı dönem dönem bu tür söylemlerde bulunur. Yani kesinlikle maddi sıkıntısı olamaz.
Güllü, annesinin hatırası için olay yerinde gördüğünüz Yalova'daki ana evinde kalıyordu. Bu haberde kullandığım (şapkalı olan benim) 2009 fotoğrafımdan da anlaşılacağı üzere Güllü, bir sunucumuzun İstanbul Tuzla'daki eski evinden villa yan komşusuydu. Programlarımız sebebiyle bir kaç defa gidip geldiğim ve havuza da girdiğim bir yerdi. Güllü'nün az çok ev hallerini de bilirim.
Bu tarih Deniz Seki'nin de koğuş arkadaşı olduğunu iddia ettiği Güllü'nün 1 gün nezarette yattığı yıllara denk düşüyor. En yakın arkadaşının söylediğine göre ''Okul parasının ödenmemesi sebebiyle'' 1 gün nezarette kalmış 2009'da.
Güllü'nün ev hallerini de bildiğim için bunları detaylı anlatıyorum. Çünkü akla zarar olarak Güllü'nün ağzı kapatılıp sessizce aşağı atıldığını yorumladı herkes. Biz böyle bir şeyin olamayacağını ve Güllü'nün ortalığı ayağa kaldırıp avazı çıktığı kadar bağıracağına emindik. Güllü sessiz sakin biri değildi. Komşuluk açısından da oldukça gürültülü bir ev hali vardı. Bunu yakın çevresi bilir. Bu yüzden ilk videoya göre c.nayet olmadığı çok açıktı baştan beri.
Güllü'nün oğlunun suçlu olması da imkansızdı. İspatı da: Olayı ilk duyurduğu videoda ''İ.tihar değil'' diyor. Eğer annesine bir şey yapmış olsa bir k.til için ''İ.tihar süsü vermek'' en kestirme yoldur. Bu yüzden oğlunun olay anıyla ilgili bir suçu olduğunu zannetmiyoruz. Fakat sonradan kardeşiyle ilgili bir gerçeği duyup olayı farklı yöne çekiyorlarsa orada bir şüphe var tabii ki.
Sonradan kardeşini korumak için olabileceğini düşündüğümüz çelişkili açıklamaları ve İHA'ya olay anı videosunu gönderirken oğlu tarafından kesilmiş olması işi tamamen değiştirdi. Biz de tüm analizlerimizi olay anına ait kısa videoya göre yapmıştık. Videoda ses kapatma ve bazı kısımları kesme durumu olduğu anlaşılınca şüpheler arttı. Olayın ardından teras camını kırarak laptop ile eve girmesi daha da büyük bir şüphe uyandırdı. ''Acaba kamera kayıtları mı ayarlandı?'' diye düşündük.
Biz herkesin yanıldığı ve yanılttığı ilk video için sosyal medyada bakın neler söylemiştik: (Şimdi analizi güncelliyoruz)
Videoda, Güllü lavabodan çıkıyor yüzünü yıkamış. "Herkes hazır mı" dediğine göre (yeni şarkısı için) bir kutlama, yürüyüşe çıkma, uyumak için yataklar hazır mı demek istiyor da olabilir. Güllü kapıdayken müzik bir anda kapanıyor (videoda müzik yok / insan sesine ve yüze duyarlı bir kamera), Güllü ortamı sessiz görünce "Şak şak" diye göbek atanların parmak şıklatma sesini duyuyor ve "O ne lan" diye oraya gidiyor. Koridor karanlık olduğu için eğilerek ayaklarına bakarak yürüyor. Yani korkmuş bir tavır değil. Sadece önünü görmeye çalışıyor. Giderken ''Bak manyaklara bak. Kız gelsene buraya. Bunlar oynamayı bilmiyor, ben biliyorum'' diyor. Belki o anda kızlar yan odadadır ve geldiğini görmüyordur. Güllü de esprili bir şekilde göbek atarak ilerlerken ayağı kayıp düşmüş olabilir. (video orada geçiş yapıyor / videonun o kısmında ses olmadığı için kısaltmak amacıyla kesilmiş olabilir.)
Bizler videoda koridordan sonraki zaman atlamasını görüyoruz. (Olay derinleştikçe, bu kısımdaki seslerin kasıtlı olarak kapatıldığı ve videonun kesilerek İHA ve emniyete teslim edildiği iddiaları ortaya çıktı.) Olay tazeyken oğlunun ''Kimseyi rahatsız etmemek için''elinde laptop ile evin kapısından değil de penceresinden gizlice girdiği kamera görüntüleri ortaya çıktı. Kapı varken neden bacadan girilsin ki? Bir şeyleri temizlemek mi gerekiyordu? Acaba video ve diğer kameralardaki görüntülere laptop ile oğlu bir düzenleme mi yaptı?soruları akla geliyor.
O servis edilen video tamamen olayın aniden gerçekleşip ayak kayması olduğunu düşündürüyordu. Güllü'nün bir mücadele sesi olsaydı kesinlikle her şey anlaşılırdı. Eğer sesi kapatan olduysa (videoda o kısımda ses yoktu) analizler tamamen kaza olarak yapılırdı. Ses olmadığı için analiz öyle yapıldı. Şimdi bambaşka iddialar, tanıklar, ihbarlar, ifşalar ortaya çıktıkça kızının c.nayete karışmış olabileceği iddiaları gündeme düştü. Kızının şaibeli açıklamaları ve vücut dili daha da şüpheli duruma düşürdü.
İlk fotoğrafta, Güllü'nün yatak odasında solda ve cam önünde yerde çöp poşeti olduğuna göre orada bir şeyler yapıyor, yatak çekiyor veya iddia edildiği gibi göbek atıyor da olabilir. Kadınların evde iş yaparken müzik açıp parmak şıklatması, keyifliyse ara sıra göbek atıp iş yapması doğal bir andır. Günlerce televizyonda bir kişi bile bizim söylediğimiz şu tespiti de yapamadı.''Göbek atıyor'' dediler diye sahneye çıkar gibi atmıyordur. Hafifçe neşeli hareketler yapıyordur. Herkes göbek atma meselesine takılıp kaldı.
''Odada zemin yeni cilalandığı için kaygan'' dediler. İlk keşifte emniyet görevlilerinin de ayağının kaydığı bile söylendi. ''Güllü banyodan çıplak ayak çıktığı için kayması muhtemel'' diye düşündük. ''Cam balkon var'' diye anlatıldı ama raylı sürgülü bir pencere olduğu ortaya çıktı. Videoda gürültülerin gelmeye başladığı andaGüllü'nün beyin rahatsızlığı (vertigo) sebebiyle ayakta durma denge sorunu olduğu için (menajeri a.kollüydü dedi) sendeleyip aniden ''Ahh'' demiş olabileceğini düşündük. Gözünüzde canlandırırsanız, bir insan doğal olarak tutunmaya çalışırken 5-10 saniye içinde camın çarpma sesi, komodin vs. çarpan bir yerlerin sesi gelebilir. Vurma sesi zannettiğiniz muhtemelen ayağı kaydığında cama ilk çarpışı ve toparlanmak için bir kaç hamle daha yapınca gürültüyle cam tamamen boşa çıkıyordur.
Olay anında Güllü'nün odasından sesler gelince ''kızlar tam düşme anına şahit olmuştur'' diye düşünüyorduk ama kızların aynı odada olduğu ortaya çıktı. Bütün her şey 5-10 saniyede oluyor. Eğer kayıp düştüyse o anda elden bir şey gelmez. Fakat videodaki ses kapatılarak boğuşma veya bağırma sesleri değiştirildiyse analiz yanlış yöne gider. Arkadan biri ittiyse gafil avlamak zorunda çünkü başta söylediğimiz gibi ''Güllü sessiz sedasız etkisiz hale getirilebilecek biri değil.'' Bağırma sesleri videoda kapatılmış veya Güllü hazırlıksız yakalanarak ağzı kapatılıp itilmiş olabilir. Devletimiz video konusunda teknik çalışmasını yaptı ve paylaştı.
Dikkatsiz meslektaşlarımızın tümü haberlerde binanın karşıdan görüntüsünü işaretleyip, ''Bu pencere'' deseler de Güllü ''yan pencereden'' iki bina arasına düşüyor. Olayın bir kaza olduğunu düşünürsek, o anda aşağı düşünce kızlar da panikle kapıya koşuyor. "Annem attı, atladı" vb bir şeyler demeleri de ne olduğunu anlamamalarından kaynaklanıyordur. Annelerinin intihar potansiyelini düşündükleri için böyle bir cümle kuruluyordur. ''Annemi attı'' demiyor. Orada ''İ'' harfi yok. Uyduruyorsunuz! ''Annem atlamış'' diyor. Arkadaşı, ''Neee'' derken, ''Annem attı'' diyor. Yani ''Annem kendini attı'' demek istiyor ama gördüğü için değil, panikle tahminde bulunarak koşuyor. Kızlar annesini ittirmiş olsa bu cümleleri kurmazlar diye düşünüyorduk. Çünkü olay sonrası ''İntihar değil, kaza'' açıklaması yaptılar. Böyle kötü bir planları olsa ''Annem atlamış'' demek yerine ''Yardım edin'' diye bağırarak koşarlardı. Başka bir ihtimal de, ''Annem atlamış'' diyerek intihar süsü vermek istenmiş de olabilir. Tabii ki eğer önceden planlanmış bir eylemse!
İlk günlerde bir sürü kişi hayali sesler hikayeler vs uydurdu. Kızlar koşarken ''Kaç'' değil, ''Kooğğş'' diyor. Yani ''koş'' diyorlar. Koşarken panikle ağızdan çıkan laflarda dil sürçmesi olur. Kapıdaki ayakkabılar da çok konuşuldu ama cenazede kızların sonradan ayağında görünüyor o ayakkabılar. Zaten erkek ayakkabısı olmadığını taa İstanbul'dan ben anladım, televizyonda yorumlayanlar ekranın dibinden anlayamadı. Kızlar alt katlarda koşarken zillere basarak yardım istiyor. O anda komşular kapılara çıkıyor. Herkes, ''O şortlu kesin oğluydu'' diye akıllara zarar şeyler yazıyor.
Yetmedi, cenazede, ''Abim ...'' falan da demiyor. ''Abiii, baksana annem'' diyor. Zaten orada herkes tepki verirdi başka bir şey söylenseydi. Bizler bu olayı iyi haliyle böyle yorumladık. Bu ilk görüntülere göre yaptığımız ''video analiz'' yorumunun güncellenmiş halidir. Önce ilk videoya göre yapılmıştı. Şimdi tüm verileri değerlendirerek güncelledik.
Olay sonrası oğlunun soğukkanlı olması anormal değildi. Erkekler defin işlemlerinde tüm yükü taşıyıp ayakta kalmak zorunda olduğu için çoğunlukla böyle olur. Herkes evine çekilip yalnız kalınca acısını yaşar. Bazen günlerce defin işleriyle uğraşıp ''Ben ayakta kalmalıyım'' diye göz yaşlarını sıkarsın. Aniden biri bir laf söyler, kahkaha bile atabilirsin. Bunu ancak yaşayanlar bilirler. O ortamda hiç beklenmedik refleksler olabiliyor.
Hemen şüpheyle eleştiri yapmamak lazım. Bu kadar vebali nasıl taşıyacaksınız bilmiyorum. Tabii ki şüphelenelim ve araştıralım ama kesin hüküm vermemek lazım. Şu anda bir çok şüphe olmasına rağmen yine de her iki ucunu açık bırakarak analiz yapıyoruz. Bu kadar önemli bir olayda kesin karar hemen verilmez.
Bu olayda şüpheli durumlardan biri, oğlunun haberi nereden aldığını saklama ihtiyacı görmesi. Eğer çocuklar bir şeyler saklayacak olsaydı, oğlu ''Ben de evdeydim'' deseydi de bir şüphe olmazdı. Oğlunun evde olması normaldir. Neden saklasın ki? Evde olsaydı ve bir şeyler yapmış olsa veya sürpriz yapmak isterken kazaya sebep vermiş olsa yine de evde olup olmaması bir şeyi değiştirmezdi. Sonuçta evin içinde herkesin suçladığı tek şahit olarak yine kendileri var. Gerçeği her iki durumda da saklayabilirlerdi. Bu yüzden ben orada bir şüphe görmedim. Fakat kız kardeşi ve arkadaşı bir şeyler yaptı da, olayı kapatmak için abisinden yardım istediyse, sonradan yapılan çelişkili açıklamalar yerine oturur.
''Muhtemelen oğlu, medyanın duymasını istemediği bir yerdeydi ve bunu röportajda sakladı'' diye düşünüyorduk. Zaten sorgulama hts gibi tüm veriler oğlunun nerede olduğunu gösterirdi. Emniyetteki ifadeler ve raporlarda her şey vardır. Sonradan verdikleri çelişkili ifadelere bakılırsa başta da söylediğim gibi, eve girerken kapıdan değil de pencere kırarak elinde laptop ile girmesi bir şeyleri kamufle etmek amacı olabileceğini gösterir. Yani başta olaya bir dahili yokken, kardeşini korumak için delilleri karatmaya mı çalıştı diye soruyoruz!
Bizim ilk günden beri videodan tahmin ve analiz ettiğimiz gibi, otopsi raporunda darp veya kavgaya dair hiç bir şey çıkmadı. Fakat gafil avlamak dediğimiz hafif bir itme ile birini düşürebilirsiniz. Eğer böyle bir şey olduysa otopsi raporunda darp çıkmaz. Bu tür yüksekten düşme olaylarında, maktulün yere düştüğü nokta, düşme pozisyonu ve binaya mesafesine bakılarak ölüm sebepleri tespit ediliyor. Hafif itmeyle sıçrama olmayacağı için düşüş noktası da bina dibine yakın olur. Böylece olay yeri incelemesini yanıltır. Bu yüzden ilk açıklamalarda ''Düşme'' açıklaması yapılması normaldir.
Hepsini devletimiz araştırdı ve henüz resmi açıklama olmasa da sorgulamada ''Güllü'yü kızının ittiğini itiraf ettikleri'' iddia edildi.Devletin makamlarından gelecek resmi açıklamaları bekleyelim görelim.
Güllü'nün olay anında aynı odada bulunan kızı Tuğyan'ın arkadaşı Sultan'ın ifadesinin detayları:
''Biz oynadıktan sonra Güllü'nün sırtı bize dönük, yüzü cama doğru duruyordu. Tuğyan, Güllü'nün dizlerinin biraz üstünden sarılıp itti. Güllü abla dengesini kaybederek aşağı düştü. Korktuğum için itiraf edemedim.'' Güllü c.nayetini aydınlatan bu ifadeye göre, ''Güllü'nün gafil avlanarak aşağı atıldığı iddia edilmiş oldu.
Tuğyan tutuklanınca eski sevgilisi Kervan çeşitli iddialarla ekranları gezmeye başladı. Bazı şüpheler ve oklar Kervan'ı göstermeye başlayınca televizyon spikerlerini canlı yayında tehdit ettiğine de şahit olduk. Güllü düşmeden hemen önce Tuğyan'ın Kervan'a odadaki pencerenin fotoğrafını göndermiş olması büyük şüphe çekti. Bir insan 1 dakika sonra düşülecek olan bir pencerenin fotoğrafını neden sevgilisine gönderir ki? Güllü'nün Kervan Tuğyan ilişkisine karşı çıkıyor olduğunun ve ''Annem varken birlikte olmamız mümkün değil'' mesajlarının ortaya çıkması da işin boyutunu değiştirdi.
Kendi adıma bir hissiyatımı da söyleyeyim. Henüz hiç bir suçlama yokken Kervan'ın Beyaz TV canlı yayınında; ''Müslüman olduğunun, inançlı olduğunu, namaz kılıp Kur'an-ı kerim okuduğunu, Türkiye'de yaşadığını ve kimliğini aldığını'' durup dururken söylemesi bana son derece şüpheli gelmişti. ''İyi insan ve arkası güçlü profil çizmek istediği'' anlamına geldiğini eşime söylemiştim. Sonuçta kız istemeye gitmiyoruz. Eğer görücüye çıkıyorsan kendini böyle anlatma ihtiyacı hissedebilirsin. Veyahut, bir suçlamayla karşı karşıya kalacağını hissediyorsan ''İmaja ihtiyaç duyarsın.'' Her ne kadar bir imaj çizmeye çalışsa da memleketinden bir kaç telefon gelip ''Şüpheli işler yapıyor...'' denilince bir anda gerçek imajı ''Spikeri tehdit ederek'' ortaya çıktı. Bunların hepsi Beyaz TV canlı yayınında oldu. Her şey kayıtlı.
Tabii biz burada satırlarca yorumlarken devlet boş durur mu? Şüpheli herkesi aldılar ve halen sorgulamalar sürüyor. Yeni gelişmelerde yazımızı güncelleyeceğiz.
GÜLLÜ (51) VEFATININ SORGULAMA SONUÇLARI
Kontrol FortunaTV
ve
2025-09-26T14:26:00+03:00
Reyting: 5
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Düzgün dille ve itham hakaret içermeyen yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. Hukuki sorumluluk yorumu yazana aittir. www.FortunaTV.com
Fortuna TV Türkiye'nin İlk Uluslararası Dijital TV ⁴к Kanalı 12.12.1992+ ◉TC. Kültür Bakanlığı Resmi Sertifikalı Fortuna Medya™ Film TV Müzik Yapım Dağıtım Şirketi ◉FortunaTVcom 33 yıldır medya haberleriyle televizyonculuğun ilham kaynağı. Yeni kurulan tv kanallarını ilk kez ve en doğrusuyla bizden duymaya devam ediyorsun. ''Televizyon, Kültür Sanat, Sinema, Magazin ve Spor'' içerikleri alıntısız ve nitelikli. Bir tık fazlası için yanıltıcı haber başlıkları yok. Siyaset yok. Foto galeriyle kadınları obje olarak kullanmak yok. Sırları açığa vurmadan, arkadan konuşmadan samimiyetle yazarak yapıcı eleştirilerimizde haber dili değil, tv dergisi formatında serbest yazı stili kullanırız. ߵߵBen Senin Bildiğin Kanallardan Değilimߴߴ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Düzgün dille ve itham hakaret içermeyen yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. Hukuki sorumluluk yorumu yazana aittir. www.FortunaTV.com