SON HABERLER

[fortunaTV][bsummary]

MEDYA HABERCİSİ

[tv][bsummary]

MEDİKALİTE

[pınaraktaş][bsummary]

SİNEMAGAZİN

[sinemagazin][bsummary]

AKTÜEL | BİLGİSEL | DOKÜMAN

[yaşam][bsummary]

VIDEO

[video][bigposts]

SPOR HABERCİSİ

[spor][bsummary]

MÜZİKALİTE

[müzikalite][twocolumns]

KÖŞE YAZARLARI

[Köşe Yazarı][twocolumns]

INSTAGRAM FOTOLARI

RTÜK BAŞKANI EBUBEKİR ŞAHİN KİMDİR

Çok az sayıda izleyici ''RTÜK üyelerinin hangi partilerin temsilcilerinden oluştuğunu'' biliyor. Bilmeyenler ise en ufak RTÜK eleştirisinde ''Hükumetin adamları'' diyor. O halde, yanlış bilinen konunun cevabıyla başlayalım. RTÜK üyeleri koltukta: AKP: 4 üye, MHP: 2 üye, CHP: 2 üye, HDP:1 üye / İktidar: 6 üye, Muhalefet: 3 üye olarak yer alıyor. Yani kararlar bu yönetimin oylarıyla alınıyor ve her partinin RTÜK'te söz hakkı var. Sadece televizyoncuların söz hakkı yok! İzleyicinin bile şikayet konularında bir söz hakkı var. Yazımızın devamında uzun uzun anlattık bu konuları. Diğer yazılarımdan da anlayacağınız üzere, ''RTÜK'ü televizyoncular yönetmiyor. Bu yüzden de çoğu konuda aynı dili konuşamıyoruz ne yazık ki.'' 23.01.2019 tarihinde RTÜK yeni başkanı Ebubekir Şahin oldu. O günlerde güncellediğim bu yazıda şu ifadeleri kullanmıştım; ''Radyo Televizyon Üst Kurulu'' deyince akla gelmesi gereken ''Radyo ve Televizyonculuk geçmişi" olduğu için, biz de ilk olarak öz geçmişine baktık. Fakat, akademik eğitim dışında herhangi bir televizyon kanalında çalıştığını, televizyon yöneticiliği yaptığına ya da işin tozunu soluduğuna rastlamadık. Biz televizyoncuların ve televizyon kanallarının en büyük sorunu, RTÜK ile aynı dili konuşamamak olduğu için yeni başkanın ''televizyoncu'' olmasını hayal ettik ama tercih edilmedi. Peşin konuşmuyoruz ve gerçekten başarılı olmalarını dileriz. İyi bir yönetici olarak sektörün profesyonelleriyle temas halinde olur ve danışmanları doğru seçilirse başarılı olabilir. Eğer yönetimsel bir başarısızlık olursa bunun cezasını hep televizyoncular çektiği için biz baştan sözümüzü söyleyelim istedik. Sözümüz de şahıslara değil, makamlaradır. Bizim de görevimiz bu. İlerleyen günlerde nasıl bir RTÜK olacağını hep birlikte göreceğiz ve inşallah takdir edeceğimiz gelişmeler olur temennisindeyiz.'' demiştik. 

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, göreve gelir gelmez çok olumlu adımlar atarak televizyon camiasında takdir topladı. Benim televizyonlarla ilgili düzeltilmesi gerektiğine inanarak eleştirdiğim bir çok konuyu düzelttiler ve her geçen gün yeni atılımlar yapılıyor. Şahsen ben de, başarılı olduğunu ve alınan kararların şu anki ortamda en mümkün biçimde olduğunu düşünüyorum. Herkesi mutlu etmek mümkün değil tabii ki. RTÜK yönetiminin yeni bir şeyler yapmak istediği, yenilikler getirmeye çalıştıkları ve pozitif düşündükleri net olarak anlaşılsa da, mutlaka ''iftira boyutunda'' iğrenç bir siyasetle karşı çıkanlar oluyor. Benim, medya mensubu olarak dahi görmediğim, bir kısım siyasi haberciler, bir şeyler iyi giderken, frene basmaya çalıştığı için ''RTÜK Başkanı 60 Bin TL maaş alıyor. Kendisine Reis dedirtiyor'' vs vs iftira dolu rezil başlıklar atıyorlar. Bu tür haberleri ilk paylaşan 10-15 yayıncının da her seferinde ''aynı kalemi tuttuğunu'' görmek, ''Bu adamlar ne yapmaya çalışıyor'' dedirtiyor ama aslında ne yapmak istediklerin çok iyi anlıyorum! RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin tüm yalan haberlere gereken cevabı verdiği için, fazla uzatmaya gerek yok. Kendisini yakından tanıyalım. 

RÜTK Başkanı Ebubekir Şahin Kimdir? 
1974 yılında Rize Çayeli’nde doğdu. İlköğrenimini Rize’de, lise eğitimini Sakarya’da tamamladı. 1995 yılında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nden mezun oldu. 2002 yılında da Gazetecilik Anabilim Dalı’nda Yüksek Lisans yaptı. Halen Selçuk Üniversitesi’nde İletişim alanında Doktora eğitimini tez aşamasında sürdürmektedir. Sırasıyla, İçişleri Bakanlığı, TBMM, Adalet Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, RTÜK, Başbakanlık gibi birçok kurumda yöneticilik yaptı. Anadolu Ajansı’nda Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulundu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında Müsteşar Yardımcısı ve Müsteşar olarak görev yaptı. 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 35'inci maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun 16.10.2017 tarihli ve 8'inci Birleşiminde yapılan seçim sonucunda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Üyeliğine seçilmiştir. Evli ve Zeynep Melike ile Ahmet Burak’ın babası olan Ebubekir ŞAHİN, İngilizce bilmektedir.". 


DEĞERLERE SALDIRI SERBEST ''LAN'' YASAK 
RTÜK yasakları ve akıllı işaretlerle ilgili uzun süre önce bazı eksiklikleri dile getirmiştik. Aradan geçen sürede bir kısmı düzeltildi, bir kısım eksikliklere de yenileri eklendi. Yazımızın alt satırlarında o eskiden kalma uyarılarımız da yer almaktadır. Şimdi, özellikle diziler ve magazin programlarında ekrana yansıyan bazı görüntülerin değerlerimize aykırı olmasını değerlendirerek başlayalım. En basit örnekle, bir dizide öpüşmek ahlaki değerlerimize aykırı değilse (öyle olduğunu savunanlar da var), canlı yayında stüdyoda da insanların öpüşmesinde bir sakınca olmaz. Yani stüdyoda öpüşülürse RTÜK ceza kesemez, çünkü dizilere de öpüşme için ceza kesilmiyor. Yani, salyalar akmadığı sürece serbest, kaptırın gitsin! Bu açıdan bakınca ne kadar da acayip bir sonuç çıkıyor değil mi? Bir şey ya tümüyle yasaktır, ya da tümüyle serbesttir. Stüdyoda öpüşünce yasak olan, dizide olunca serbest olmaz. Yasaksa, hepsinde yasak olur. Aslında bu sadece diziler için değil, reklam filmleri için de geçerli bir durum. Reklamlarda aşırı derecede bir serbestlik var. (Bu konuya başka bir başlıkta yer vermiştim.) Farkındaysanız, ahlaki değerlerimize aykırı her türlü ilişkinin ekrana yansıması serbestken, ''lan'' demek yasak, ''cin'' demek yasak! ''Cin'' yerine ''3 harfliler'' denmesini doğru buluyorum ama ''lan'' demenin yasaklanmasını da bir o kadar anlamsız buluyorum. Ulan madem anlamını bilmiyorsunuz neden yasakladınız? (Bu cümledeki ''ulan / EYY'' anlamında kullanılmıştır ve hakaret içermemektedir.) 'Lan' kelimesi ne demektir? Eski Türkçe'de ''eyy'' ve ''oğlan'' olarak kullanılırken zamanla dilimize ''la, le, lo, lan, len, ulan'' şeklinde adapte olmuştur. Yöresel olarak ''Napıyon lo? Neydiyon la? Ula uşağum? Len oğlum nöörüyon?'' vb. onlarca sempatik kullanım biçimi vardır. Anlamı bu kadar basit ve açıkken ekranda ''lan'' demek yasaksa, yukarıda örneğini verdiğim tüm yöresel şivelerin de yasaklanmasını gerektirir. RTÜK sürekli televizyonlarla kavga halinde olduğu için ''Bana lanlı lunlu konuşma len'' edasıyla ''lan'' demeyi de yasaklamış olabilir. Umarım bu uyarımızı da dikkate alarak konuya bir el atılır. 



EKRANDA KAN ŞİDDET TÜTÜN VE KELİME SANSÜRÜ 

Filmlerde kan görüntüsünün kapatılmasına itirazım var. Haber vb. içeriklerde gerçek kan olduğu için ekrana yansıtılması doğru değil. Fakat, filmlerde her şey efektlerden ibaret olduğu için ''gerçek değil''. O halde neden gerçek olmadığını bildiğimiz bir görüntüyü kapatmak zorunda olalım ki! Belli sınırları aşan şiddet içerikli filmler çocuk saatinde değil, gece yayınlanıyor. Sahte kan görüntülerinin kapatılması izleyiciye daha büyük eziyet oluyor. Hayatım boyunca sigarayla hiçbir alakamın olmadığını belirtmek isterim. Hepimizin bildiği gibi ekranda sigaralı görüntüler mozaik (blur) dediğimiz efektle kapatılıyor. Kapatmayana da ceza var. Ben bu mozaikli görüntü kirliliğine karşıyım. Evet doğru duydunuz, sigara kullanmadığım halde bu yasağın ekranda uygulanmasına karşıyım. Şimdi size soruyorum. Sigara için başka bir çare bulamadınız mı? Mesela yeni bir kanun çıkarın ve deyin ki; ''2018 yılından itibaren çekilen yerli yapımların tamamında sigara gösterimi yasaktır. Filmde sigaralı sahne kullanan yapımcı-yönetmenler ceza yiyecekler ve filmin yayınında mozaik kullanılacaktır'' İşte bu kadar basit. Böylece, yeni yapımların hepsinde sigara ve alkol gösterimini engellemiş olduğunuz gibi, mozaikli filmlerden de izleyiciyi kurtarmış olursunuz. Yabancı yapımlar için de bir kanun; ''Yabancı yapımlar gündüz saatlerinde yayınlanırsa sigara vb. mozaiklenir ya da 23.30'dan sonra yayınlanırlar.'' gibi basit bir madde ile her şey çözüme kavuşmuş olur. Yerli yapımcıların (yabancı filmlerin kategorisinde yer alacak) bazı girişimleri olmasın diye, ek maddeler de koyulur ve böylece temiz ekran ortaya çıkmış olur. En yakın zamanda ekranda sigara mozaiklemeye son verilmesini diliyorum ama bir o kadar da yasaklı madde içeriklerine karşıyım. Ekranda 'Uyuşturucu, esrar, tinerci' vs. sözlerin kullanılmasına izin verilmiyor ama 'bonzai' demek serbest. Bu nasıl bir çelişkidir? Tümü için 'Zararlı madde' desek daha doğru olmaz mı? Bunu yaparken 'Yasaklı madde' demek de olmaz, çünkü öyle deyince bazılarına daha cazip geliyor. En güzeli, 'Zararlı madde kullanımı' diye telaffuz etmektir. Bu konuda RTÜK kanalları uyarmalıdır. 



RTÜK AKILLI İŞARETLERİN SEMBOLLERİ AZALSIN 

23 Nisan 2006'dan beri ekranlarda görmeye başladığımız Akıllı İşaretler, ''RTÜK İstişare Toplantısı'' ile tüm televizyon yöneticilerinin 25-30'ar kişilik gruplar halinde katılımıyla İstanbul'da yapılmıştı. Ben de o toplantıya katılmıştım. 3 kişilik RTÜK görevlisi akademisyen ''Akıllı İşaretler'' konusunda bilgiler vermek ve görüş almak için bizleri topladı. Fransız televizyonlarından bildiğim bu sisteme hiç yabancılık çekmemiştim. Fakat konuşmacılardan biri; ''Hollanda'nın ülke olarak bize uygun televizyonculuk örneği'' olduğunu söylemesiyle, bu konuya itiraz etmiştim. Bugün gibi hatırlarım, demiştim ki; ''Hollanda özellikle yasaklı madde, sıra dışı evlilik vb. birçok konuda fazla serbest bir ülkedir. Bu yüzden asla televizyon konusunda bizim hassasiyetlerimize uygun değil. Bence, birçok Müslüman'ın yaşadığı Fransa bize daha uygun. Zaten Fransızlar Akıllı İşaretler sistemini yıllardır kullanıyorlar. Hollanda kesinlikle yanlış olur. Conseil supérieur de l'audiovisuel CSA Fransa bize model olmalıdır.'' dediğimde salondaki 30 kişi bana bakıp kalmıştı. Konuşmacı hanım ise; ''Yapılacak bir şey yok, Hollanda uygun görülmüş. Biz sadece bilgilendiriyoruz'' demişti. Ben de yine demiştim ki; ''Bu sistemde bir eksiklik var. Sizin anlattığınıza göre akıllı işaretler, program başlarken birkaç saniye ekranda kalacak. Peki, cinsellik içeren bir filmin 20. dakikasında ekran başına geçen bir izleyici, bu filmin başını kaçırdığı için sakıncalı olup olmadığını nasıl anlayacak? Sahneyi görünce anlamalarını mı bekleyeceğiz. Bence, doğru olan uygulama, programın başında ekrana gelen akıllı işaret 10 saniye sonra transparan olarak ekranda sürekli kalmasıyla olur. Böylece, izleyici televizyonunu ne zaman açarsa açsın, program hakkında uyarıyı anında almış olur.'' Bu görüşlerime herkes katılmıştı o gün. Sadece birkaç kanal yöneticisi +18 yayınlar yapmak istediklerini ve (teknik sebeplerle) ekranda bir simgenin sürekli durmasının işlerini zorlaştıracağını belirtmişti. Ben de onlara; ''Eğer bir kanal Kur'an-ı Kerim'le açılış yapıyorsa, o kanala (ekranda dini logo işaret kullanacaksınız) denirse, bunun zahmetine seve seve katlanılır ve o dini sembol ekrana koyulur. Sizler de kırmızı nokta yayınlayacaksanız bunun zahmetine katlanmalısınız. Doğruluğuna, başarısına inandığınız bir iş yapıyorsanız zahmetine katlanırsınız'' demiştim. (Benim tipimde birinin böyle şeyler söylemesi beklenmiyor olacak ki) Herkes şaşkınlıkla bana bakıp kalmıştı. Toplantı süresi de böylece dolmuştu. RTÜK konuşmacıları yanıma gelerek beni tebrik etmişler ve kanalımıza ziyarete gelmek istediklerini söylemişlerdi. Ben de memnuniyetle ağırlamıştım kendilerini. Aradan yıllar geçti, teknoloji de fazlasıyla gelişti ama halen akıllı işaretler ekranda sadece 8-10 saniye kalıp yok olmaya devam ediyor. Ben bu sistemin baştan beri değişmesi taraftarı olarak yukarıda yazdıklarımı tekrar dile getirmek istedim. Benim savunduğum sistemi şu anda teknik imkan avantajıyla sadece dijital platformlar uygulayabiliyor. Çünkü menüleri akıllı kumanda sistemiyle çalışıyor. Anında akıllı işaretleri görebiliyoruz. Ben, her kanalın akıllı işaretleri program sonuna kadar ekranda tutma mecburiyetinin getirilmesini bekliyorum. Bildiğiniz gibi yabancı ülkelerin tamamında +12 ibaresi kullanılmakta. Bu rakam tesadüfen belirlenmiş bir rakam değil. Özellikle Avrupa ülkeleri ve Rusya'da bu sınırı bizden önce kullanmaya başlamaları enteresandır. Hiç aklınıza gelmemiştir ama Müslümanlar 12 yaşında bir çocuğun artık aklının her şeye erdiğini kabul ederek ebeveynlerini daha hassas korumaya alırlar. Akıllı İşaretler öncelikli olarak çocukları zararlı içerikten korumayı amaçladığına göre bizim inancımız bize 12 yaş için yol gösteriyorken neden halen +7 +13 +18'de ısrar ediliyor ve bunu yabancılardan önce keşfedemiyorlar anlayabilmiş değilim. Nasıl olsa Akıllı İşaretlerde yetişkinleri etkileyecek hiçbir şey yok. Her yetişkin televizyonda istediğini izleyebilir. Ekranda çocuklar için zararlı içeriklerin tümüne +12 yazın, olsun bitsin. 'Aile' ibaresi olmasına da gerek yok. Eğer içerik zararlı değilse aileye uygundur. Ekranda hiçbir sembolik uyarı yoksa, izleyici bunun ''temiz yapım'' olduğunu anlar ve ailece izler. Bir sürü sembol karmaşası yapmayın. Mutlaka Akıllı İşaretlerin azaltılması lazım. +7, + 13, +18, Aile, Şiddet, Cinsellik, Olumsuz Örnek diye 7 ibare koyulduğu için bir faydası olmuyor. 

Vurgulanması gereken başka bir konu ise +7, +13, +18, Şiddet, Olumsuzluk vb. ibarelerin aslında aynı anlamı taşıdığı gerçeğidir. Sevgili RTÜK, siz zannediyor musunuz ki ekran karşısına geçen bir çocuk, ibarelere bakarak ''Bu benim yaşım için sakıncalı'' deyip kanal değiştirsin! +7A -13B gibi karmakarışık ibarelerin ne anlama geldiğini kaç veli biliyor ve bilse de bu ibareleri takip etmesi mümkün mü? Bence +7 ve +18 kaldırılarak zararlı yayınlarda sembolik olarak +12 ''Olumsuz Örnek'' ibaresinin tek başına kullanılması daha doğru olur. Zararlı bir yayının +7'si +18'si olmaz. Zararlıysa, her yaş için zararlı demektir. Bence ''Olumsuz Örnek +12'' ibaresi şeklinde hemen değiştirilmeli. Şiddet ve Olumsuz Örnek ibareleri de ayrı ayrı kullanılmamalı. Şiddet, zaten bir olumsuz örnektir. Ekrana ayrı ayrı hem Şiddet hem de Olumsuz Örnek ibaresi koymanın ne anlamı var! Bu sembolleri birleştirin. Şiddet ve Olumsuz Örnek içeren yapımları tek sembolle belirtmek yeterlidir. Cinsellik sembolü yerine de +18 kullanılması yeterli. Dünyada +18 sembolünün cinsellik anlamına geldiğini herkes bilir. Böylece ekranda 4-5 tane sembol altında bir şeyler izlemek zorunda bırakmazsınız insanları. 

Aşağıdaki Akıllı İşaretlerin anlamı ve amacı artık herkes tarafından biliniyor. 
1* Genel 
2* Olumsuz Örnek 
3* +12 olarak toplam 3 tane ibare olması herkes için anlaşılabilir ve yayıncılar açısından da ekranın temizlenmesi anlamına gelir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düzgün dille ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com