MEDYA HABERCİSİ
Search

RTÜK İNTERNET YAYINLARINI KONTROL EDEBİLİR Mİ

Bugün, internet yayıncılığında dönüm noktası olacak bir yazıyla karşınızdayım. Günümüzün popüler söylemiyle, ''Görüyorsunuz! Anlatmaya gerek yok! Hiç bir şey demiyorum'' diyerek kendimi pek anlatmamaya çalışıyorum. Fakat, konuyu daha bütünüyle ifade edebilmek için, öncelikle (daha önce hiç anlatmadığım) biçimde kendimi sizlere anlatacağım. Ön yargıları kırmak için baştan söylemem gerekiyor ki, övünmek, kendini bir yerlerde görmek, hava atmak vs. benim için en son söylenecek sözdür. Dostlarım ve sektörümüz bilirler ama şahsi olarak beni tanımadan yazılarımı okuyanlar daha iyi anlasın isterim. Bildiğiniz gibi Antalya doğumluyum. Hayatımın ilk 20 yılını Antalya'da, geri kalan 20 yıldan fazlasını da İstanbul'da geçirdim. Bizim sektörden makyaj tasarımcı eşim Pınar Aktaş'la 6 yıllık evliyiz. Sürekli İstanbul Mecidiyeköy çevresinde ikamet ediyorum. (İstanbul'u Mecidiyeköy'den tarif ederim. Benim için merkezdir). İngilizcem zaten iyi ama Almancayı da kendimi idare edecek kadar konuşurum. Rus (kiril) alfabesini bilirim. Bir kaç dilde karşılama cümlesi pratiklerim var (Yabancıların benimle, benim onlarla mesleki bağlantılarım da buradan kaynaklıdır) ama ona da konuşmak denmez tabii ki. 1992'den itibaren başlayan meslek hayatımda medyanın her alanında FORTUNA ZAFER olarak çalışmalar yapmaya başladım. Sunucu ve Yönetmen olarak başladığım mesleğime yerli yabancı tv kanallarıyla devam ediyordum. Sokakta benden imza istendiği 90'lı yıllarda; ''Şöhret, özgürlüklerin kısıtlanmasıdır. İşimde başarı getirecek kadar bilinirlik yeterli. Ben tanınmak derdinde değilim. Bir gün tüm televizyonlar internete taşınacak ve ben de internetten yayın yapan bir tv kanalı kuracağım. Gelecek, internettedir'' diyerek herkesi kendime güldürüyordum. Çünkü, o günlerde bırakın internetten yayın hayal etmeyi, internet nedir hiç bilinmiyordu. Ben, ''İnternet ağı diye bir şey olduğuna göre, antenlerin yerine bu ağdan yayın yapılabilir'' diye düşünüyordum. Yani, doksanlarda internet yayınları kimsenin aklına gelen bir şey değildi. Hal böyle olunca, çoğu meslektaşının hayallerini süsleyen tüm televizyonculuk zirvelerini 20'li yaşlardan itibaren görmüş birinin neden her şeyden vazgeçip ''internet televizyonculuğu gibi gereksiz bir işin'' hayalini kurduğuna anlam veremiyorlardı. ''Abi ne interneti? İşte paranı alıp işini yapıyorsun, bir sürü hayranın var, ne gerek var böyle hayallere. Ben senin yerinde olsam...'' diyorlardı. Fakat, ben gelecekte kesinlikle bu hayalimin gerçekleşeceğini düşündüğüm için 1992'den itibaren marka olabilmek için fortunaTV'nin plan projelerini hazırlamıştım. Kanalı kuracağım tarihe kadar yerli ve yabancı tv kanallarına işler yapmaya devam ettim. Çalışmayı çok sevdiğim için aynı anda birkaç işi yapardım. Kesinlikle alkol sigara kullanmam ama dönemin en hızlı gençlerinden biri olarak Dj'lik de yaptığım için Antalya'nın turistik diskoları yetmez, bir de dışarıdaki ekstralara giderdim. Disco, beach club gibi çeşitli kaliteli mekanların işletmesini de yaptım. Televizyonculuğu hiç bırakmadım ve onunla birlikte sanat ve eğlence dünyasında çalışmalar yaptım. Özellikle sanat alemiyle ilgili ahlaki konularda ve televizyon dünyasıyla ilgili olarak ''bunu yapmayın, kısıtlama olsun, kurallar olsun, sonsüz özgürlük olmaz, RTÜK müdahale etsin'' vs. tepkilerimi okuyanlar geçmişte benim nelere şahit olduğumu bilmedikleri için ön yargılı olarak ''geri kafalılık'' yakıştırması yapabilirler. Her ne kadar, son 10 yıldır alkollü mekanlar ve dejenere ortamlardan uzak dursam da, geçmişte içlerinde bulunmuş olmamı bir hata olarak görüyorum. Tabii her şeye rağmen ben pisliklere bulaşmadım ve kendimi ''temiz kalanlardan'' sayarım. Fakat içlerinde bulunmuş olduğum için emin olun aklınızın almayacağı kadar içini dışını, bütün pisliklerini biliyorum bu piyasanın. Bütün tepkim de onadır zaten. Eğer bir konuya tepki veriyorsam vardır bir bildiğim elbet! Her şeyi de yazıya dökmek uygun olmuyor bazen. Bunu anladığınızı farz ederek ilk yayınlara nasıl başladığımı ve RTÜK'ün internet yayınlarını denetlemesini destekleme sebeplerimi yazının devamında okuyabilirsiniz. 

İLK İNTERNET TV YAYINI
Biz asıl konumuza dönelim. Yukarıda anlattığım gibi ben maaşlı çalışmaya devam ederken, geleceğin planlamasını artık gerçeğe dönüştürecek ilk adımı atabilecek bir teknik imkan bulmuştum. İlk iş olarak sunuculuğu bıraktım ve artık ekrana çıkmayarak sadece yönetmenliğe devam etmeye başladım. (Yani herkesin ekrana çıkmak için üstüne para verebileceği bir dönemde ekranları bıraktım) İnternet yayınlarının başlangıç noktası olan ve sadece Hintçe sayfaya sahip, beta sürüm halindeki bir Hindistan şirketine üye oldum. (Hintçe bilmem ama yaptım). Ülkemizde internet altyapısı 1999'da çok yetersiz olduğu için Hindistan üzerinden ilk internet tv yayın aktarımına başladım. Klasik tv kanallarına yaptığım programlardan kazandıklarımdan arttırdığım paralarla fortunaTV Channel Türkiye'nin ilk internet tv kanalı olmuştu. Diğer kanallarda maaşlı çalışmaya devam etmek zorundaydım. O eski dönemlerde ücretli bir yayın paneli kullanılıyordu. Ben o paneli ücretsiz olan web siteme yerleştirip video akışı veriyordum. Hiç bir geliri yoktu ve giderleri maaşımdan karşılıyordum. Neredeyse tüm izleyici kitlemiz yabancılar olduğu için reklam alma şansım yoktu. Zaten reklam alsam yayınlayacak teknik imkan yoktu. Tüm zorluklara rağmen istikrarlı bir şekilde kesintisiz yayınıma devam ettim. Bir kaç yıl sonra Hintliler şirketi ABD'ye sattı. Tüm sistem ABD'de yeni bir isimle kuruldu. Bana da bir mail gönderdiler. ''Tüm kanallar içerisinde istikrarlı yayınlarınız ve en çok izlenenlerden biri olduğunuz için, sizi sisteme ücretsiz üye yapıyoruz. Yayınlarınıza aynen devam ediniz'' diye bir mesaj geldi. O kadar izlendiğimizi bilmiyordum. Çok şaşırdım. Hemen her şeyi güncelledim. fortunaTV yenilenmiş oldu ama bana yine de yetersizdi. Bir yandan diğer kanallarda çalışıp, bir yandan da yayınımız ''Türkiye'ye nasıl taşırım'' diye teknik bilgiler ediniyordum. Türkiye'de kurumsal web siteler kurulmaya başlanmıştı. Radyo ve televizyonlarda program yapan dostlarıma rica ederek web sitelerde haberler yaptırdım ve basın bültenleri göndererek fortunaTV'nin sektörde bilinirliğini sağladım. Bazı günler medyada nereye elini atsan bizden bahseden oluyordu. Fakat ABD üzerinden basit bir panelle yayın yapmak çok amatörce bir işti. Dünyaca ünlü kanallarla aynı mecrada ilk 10 içerisinde izleniyorduk ama yıllarca uzaktan erişimle bu şekilde eskide kalmış panellerle yayınımızı sürdüremezdik. Uzun süre kendime ait teknik donanımı geliştirmek için araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Her şey hazır olduğunda ve ülkemizin internetinin daha iyi olmaya başladığı 2006'da, artırdığım paralarla 50 Bin TL masrafla Türkiye'yi ilk IP TV yayıncılığıyla tanıştırdım. Tamamen reji için kurduğum yayın bilgisayarı ve tüm donanımlar 50 Bin TL'ye mal olmuştu. Yani, televizyonculuktan kazandığım tüm paraları IP TV yayıncılığı için harcadım. (Zamanla donanımı, web siteyi, cihazları sürekli yenileyerek masraf yapmaya devam ettim). Türkiye'den daha anlaşılabilir olsu diye FTV TÜRK ismini de ekledik ve fortunaTV, 2006'dan beri 7/24 HD canlı yayınlarına devam ediyor. Günümüzde, ''Gel uyduya çıkaralım masrafları biz karşılayalım'' diye teklifler geliyor ama kabul etmiyoruz. fortunaTV 1999'da başladığı yayın hayatında hedefinden hiç şaşmadı. Türkiye'nin ilk internet TV Kanalı ve ilk IP TV Kanalı olarak kalmaya devam edecek. Halen, HD yayın yapıyoruz ve bundan sonraki aşamamız 4K yayını beklemek olacaktır. ''Beklemek'' diyorum, çünkü internet tabanlı 4K yayınlar için şu anda çok erken. fortunaTV altyapısı yıllardır 4K olarak hazır. Fakat, izleyiciler için 4K yayın şu anda (internet paketlerinin yetersizlikleri) sebebiyle uygun değil. Bir gün o da uygun olacak. Günümüzde, Türkçe-İngilizce yayınlarımız, başta Türkçe konuşulan her yer olmak üzere dünyada yabancı dillerin konuşulduğu tüm coğrafyalarda izleniyor.

İNTERNET YAYINLARINI RTÜK KONTROL EDEBİLİR Mİ? 

Yukarıda uzun hikayemizi anlattık. Eğer okuduysanız, internette televizyon yayıncılığında 19 yıllık tecrübemize dayanarak fikrimizin alınmasını isteriz. Biz buraya yazdıktan sonra okunup dikkate alındığını biliyoruz. Bu yüzden fikir vermek istiyoruz. Hangi mecra olursa olsun, tüm tv yayınlarının RTÜK kontrolünde olmasını destekliyoruz. Bilirsiniz, fokstar internet tv yayınlarının sistemini kuruyor. Bir çok iyi niyetli ve bu işi yapmak isteyen kişiyle görüşüyoruz. Fakat, özellikle son yıllarda ''İnternette tv kanalı kurmak istiyorum'' diye bizi arayanların bir kısmının pek iyi niyetli olmadıklarını anlıyoruz. Bunlar bir yasal boşluk bulup bir şeyler yapmak peşindeler. Bizim hassasiyet gösterip kişisel bilgilerini sorduğumuz bu yatırımcıların hemen hepsi gizli saklı işler peşinde olduğunu aynı diyaloglarla belli ediyor. Basit bir örnekle,

Sözde Yatırımcı: Kanal kurmak istiyoruz.
fokstar: Hangi şehir?
Sözde Yatırımcı: İstanbul (yalan tabii ki)
fokstar: İsim nedir? Hakkınızda bilgi alabilir miyim?
Sözde Yatırımcı: Ahmet (yine yalan). X Firma (o da yalan)
fokstar: Ne tür bir yayın olacak?
Sözde Yatırımcı: Belgesel falan işte (yine yalan)
fokstar: İçeriği düzgün anlatırsanız ne kadarlık yatırım lazım söyleyebilirim
Sözde Yatırımcı: Ben sizi ararım (yalan dolan)

Bu diyalogların ardından akıllı telefonlar sayesinde arayan kişinin profili, ismi, sosyal medya hesapları vs. görünüyor. Girip bakıyorum. İsmi başka ve bir tane adam akıllı paylaşımı yok. Kanalı kursa devlete millete zarar. Kadın mı satacak, milleti mi dolandıracak, devlete mi düşman belli değil. Şimdi böyle bir ortamda bunları kim denetleyecek? Tabii ki RTÜK. İşte bu yüzden bir kontrol mekanizmasının olmasını destekliyoruz. Sosyal ağlarda ''internete denetleme'' diye paylaşımlarla rüzgar yapanlara bakmayın siz. Bu son çıkan yasa, ''internette tv yayınlarına denetleme'' getirdi. Arada çok fark var. Bir de, internette suç teşkil edecek herhangi bir hareketiniz olduğunda RTÜK'ün denetlemesine gerek yok ki. Şikayet durumunda zaten devletin yetkilileri gereken cezayı veriyor. Sırf eleştirmiş olmak için son çıkan yasayı internete yasak getirilmiş gibi yorumlamak anlamsız. Bu yasanın çıkış noktasını hepimiz biliyoruz. A9 Kanalı'nın uydu yayınına ceza verilip, internet yayınına ceza verilememesiyle birlikte bu konu iyice gündeme geldi. Bir de, PuhuTV ve BluTV gibi kullanıcı bazlı internet platformlarındaki dizi ve filmlerdeki müstehcen sahnelerin sosyal ağlardaki tanıtımlarında göze soka soka vurgulanması, işi bu boyuta çekti. Açıkçası, Fİ - Çİ dizilerinin fragmanlarını gördüğümde, ''Eyvah, bunlar meydanı boş buldu, işi abartmışlar. Bunun faturası bize de çıkar'' demiştim. Netflix ise bence farklı bir kategoride ve daha masum. Korsan film sitelerinin yasal ve daha gelişmiş hali diyebiliriz. Yeni yasayla birlikte Netflix, Life+, PuhuTV ve BluTV, RTÜK lisansı altına alınacak. Bu markalar da içeriklerinde değişikliklere gidecekler. Lisanslılar için bir sorun bence. Adı geçmeyen ve lisansa dahil olmak istemeyenler ne yapacak? Farklı yöntemlerle yasayı delecekler. Çünkü bu yasa, kötü niyetli yayıncıları engelleyecek bir yasa değil.

LİSANSSIZ YAYINLARA CEZA
İnternet siteleri çeşitli alan adları altında yer alıyor. Örneğin, kötü niyetli biri web sitesini Fransa'dan satın alarak yayın yapıyor. Siteyi satın alırken vergi alınıyor ve her şey yasal. Ona sadece içerikten dolayı ceza kesilebilir. Anca, Türkiye'den erişim engeli koyulabilir ama her şekilde oraya erişim devam eder. Bölücü unsurlarla uğraşan hainler için RTÜK olmadan da zaten yaptırım uygulanabiliyor. Hainler bir yana, en basit korsan maç yayınlayanlarını ele alalım. Farz edelim ki RTÜK bir web siteyi durdurdu. Kötü niyetli yayıncı eski isminin yanına 1-2-3 rakamı ekleyerek yeni bir isimle yayına devam eder. 50 defa kapatılsa 150 defa geri gelirler. Adı üstünde ''korsan yayın'' olduğu için, marka dertleri yok, isminin değişmesi de hiç sorun değil onlar için. Bahis destekli siteye ''1TV, 2TV, 3TV'' derler iş biter. Yani RTÜK, lisanslı yayınlara ceza verebilir, lisansı iptal edebilir ama kötü niyetli yayıncıyı engelleyecek bir yasa değil gibi görünüyor.

Bir de bizim gibi mütevazı bütçelerle kanalını kuranlar lisans ücreti ödemeye mecbur bırakılırsa ona hiç kimse yanaşamaz. FTV, 1 kuruş destek almadan Türkiye'den yayın yapabilmek için 50BinTL teknik yatırım yaptı. Bazıları için küçük olan bu rakam bir internet işi için çok büyüktür. En azından bizim için büyük bir rakam. Bu şartlarda netflix, youtube, blutv, puhutv, life+ gibi büyük geliri olan kurumlarla aynı kefeye konularak LİSANS adı altında bedel ödetilmek istenirse son derece manidar olur. RTÜK'le ilgili bizim yayınlarımızı etkileyecek hiçbir negatif durum yoktur ve olmayacaktır. Hiçbir kamera ve televizyonun ulaşamadığı Mavi Marmara saldırısını da, Açe'de tsunamiyi de, Doğu Türkistan zulmünü de, Gölcük depremini de, 15 Temmuz ihanetini de, İLK DEFA CANLI YAYINLA IP TV ile biz dünyaya duyurduk. İmkansızı başarıyor olabiliriz ama lisans ücreti bize ağır gelir. Lisanslama için ''Devlet desteği veriyoruz'' derseniz, yarın kapınızdayım, o ayrı tabii ki. İşin şakası bir yana, biz bir kaç yıl önce KOSGEB belgemizi aldık. Fakat, bu tür desteklerde önce siz parayı harcıyorsunuz, KOSGEB faturalara göre aylar sonra size ücreti geri ödüyor. İşte o ''aylar sonra'' kısmından dolayı belgemiz olmasına rağmen henüz kullanmadık. Yeniden bir yatırım yapmaya kalkamayız şu anda, onu da belirteyim. 


IP TV Kanalı kurmak için 05325248726 www.fokstar.com



nanomag

1992'de planlanarak 1999'da kendisine ait teknik altyapısı tamamlanan, 2006'da Türkiye'nin İlk ve Tek IP TV Kanalı olarak 7-24 HD yayına başlayan fortuna TV, Medya Haberleri, Kadın, Erkek, Sanat içeriğiyle Türkçe ve İnglizce yayınlarına devam ediyor.


0 fortunaTV.com Konu: “RTÜK İNTERNET YAYINLARINI KONTROL EDEBİLİR Mİ

    Düzgün Türkçe ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com