SON HABERLER

[fortunaTV][bigposts]

MEDYA HABERCİSİ

[tv][bsummary]

MEDİKALİTE

[medikalite][bsummary]

SİNEMAGAZİN

[sinemagazin][bsummary]

AKTÜEL | BİLGİSEL | DOKÜMAN

[yaşam][bsummary]

SPOR HABERCİSİ

[spor][bsummary]

MÜZİKALİTE

[müzikalite][bsummary]

VIDEO

[video][bigposts]

KÖŞE YAZARLARI

[Köşe Yazarı][twocolumns]

INSTAGRAM FOTOLARI

ÖDÜLLER PARAYLA SATILIYOR

Sanat, Televizyon, Eğlence, Spor ve İş dünyasının en büyük övünç kaynaklarından birisi ''Ödül Almaktır.'' Son 10 yıl öncesine kadar hak edene ödül verilmeye çalışılırken, artık parayla ödül satılan bir ortamdayız. İşin başını reklam ajansları çekiyor. Uyduruk bir isim bulup ''Yılın markası, Kalite ödülü, En güvenilir ünlü, En büyük öküz,'' vb. kategorilerde ödül töreni düzenliyorlar. Ben de dahil olmak üzere herkesi arayıp ''Size en iyi yönetmen ödülü verelim. 7500 TL'' diyerek ödül satılıyor. Parayı ödeyenler tören gecesinde ödüllerini alıyorlar ve boy boy fotoğrafları paylaşıyorlar. Siz de zannediyorsunuz ki gerçekten ödüllü adamlar! Bir de itibar ödülleri var. Adam her türlü pisliğin içinde ama ''En güvenilir bilmem ne'' ödülü alarak itibar kazandırılıyor. 

OKULLARDA ÖDÜL TÖRENLERİ 

Bir de okulların, ünlüleri bedavadan öğrencilerle buluşturmak için uydurduğu ödüller var. Ünlüyü direkt davet etseler para isteyecek. Onlar da ''Yılın dizi oyuncusu'' diye bir ödül icat ederek ünlüyü okulda bedavadan etkinliğe katmış oluyorlar. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Uzun lafın kısası, artık ödül alanlar pek de gerçek olmadığı gibi, karşılığında bir şey almadan kimse adımını atmıyor. 

ESKİ ÖDÜLLER KALMADI 

O eski gerçek ödüller artık yok. Ben, 90'lı yıllardan itibaren bir çok organizasyon düzenledim ve içerisinde bulundum. Mesela uzun yıllar Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin bir çok sanatçısının Antalya'da törenlere katılmasını sağlayan biri olarak, karşılıksız bir çok katkılarım olmuştu. O dönemde sanat camiasına en yakın Antalyalı olduğum için, sanatçı iletişimlerinde benim aracı olmam isteniyor ve ben de bir çok ünlüyü Antalyalılarla buluşturuyordum. Organizasyonu televizyon programlarımla da destekliyordum. O yıllarda hiç bir sanatçı ücret almıyordu ve sadece yol konaklama, ağırlama masrafları karşılanıyordu. Herkes sanat için bir şeyler yapıyordu. Sanatçıların siyasi görüşünün ne olduğunu bile bilmezdik ve zaten kimseyi de ilgilendirmiyordu. Sonradan, jüriler ve sanatçıların kulisleriyle işin içine öyle bir politika girdi ki tadı kaçtı. Hele ki işin içine para girmeye başlayınca, kimse ücret almadan gelmez olmuştu. Ben de o dönemlerden itibaren iletişim desteğimi çekmiştim. 

GÜZELLİK YARIŞMALARI 

Bir de Güzellik Yarışması adı altında düzenlenen ama galibi çok önceden belli olan organizasyonlar var. Bir çok anım var ama 90'lardan küçük bir örnek anlatayım. Dönemin en güzel genç kadın haber spikerlerinden biri olan yakın dostum başka bir kanaldan teklif almış. Beni aradı, "Görüşmeye beraber gidelim" dedi. Biz de o kanala gittik. Genel Müdürün odasının önünde beklerken ünlü organizatör (beni tanır) bizi görüp yanımıza geldi. Önce vana selam verdi, sonra "Ooo Zafer, bu güzel kızımız da kim. Brezilya'da yarışmaya götüreyim birinci yapalım" dedi. Ben de bu işlerin nasıl yürüdüğünü çok iyi bildiğim için, "Nasıl peşinen kazanma garantisi veriyorsun" dedim. "Orası kolay, kampta biraz jüriyle yakınlaşır ödülü verdiririz" dedi. Güldük geçtik. Ben biraz üstü kapalı anlattım ama kelimeler açık ve netti aslında. Yani bunun benzeri bir çok şahit olduğumuz olaylar var. Zaten bu sektörün içindeki herkes bunları bilir. Bazıları suyun akışına kapılır, az sayıda bazıları da dik duruşuna devam eder. Bu işler böyle. 

ORGANİZASYONLAR HERKESİ ÖDÜLLENDİRİYOR  

Günümüzde sık sık organizasyonlarda eleştirilere konu olan ''ödül'' meselesinin özü budur. Artık her şey ticari. Bence, ödül töreni düzenlemek için devlet denetimi olması lazım. Yoksa sokakta selam verdiğin kişi ''Benim en iyi manav ödülüm var'' diyecek duruma geldi. 

Son bir örnekle durumu anlatayım. Bilirsiniz eski bir sporcu ve televizyoncu olarak bir çok başarılarım, madalya ve ödüllerim var. Geçen gün madalyalarımı gören bir genç, ''Abi bu madalyaları kaça yaptırdın?'' dedi. ''Olur mu abicim hepsi gerçek. Ben eski sporcuyum, kazandım'' dedim. Cevabı şaşırttı: ''Abi yeme bizi, promosyoncuda yaptırıyorlar bunlardan'' dedi. Yani artık ödüllü biri olmanın anlamı da kalmadı. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düzgün dille ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com