SON HABERLER

[fortunaTV][bigposts]

MEDYA HABERCİSİ

[tv][bsummary]

MEDİKALİTE

[medikalite][bsummary]

SİNEMAGAZİN

[sinemagazin][bsummary]

AKTÜEL | BİLGİSEL | DOKÜMAN

[yaşam][bsummary]

SPOR HABERCİSİ

[spor][bsummary]

MÜZİKALİTE

[müzikalite][bsummary]

VIDEO

[video][bigposts]

KÖŞE YAZARLARI

[Köşe Yazarı][twocolumns]

INSTAGRAM FOTOLARI

TÜRKİYE'DE İNTERNET TELEVİZYONCULUĞU

Günümüzün popüler söylemiyle, ''Görüyorsunuz! Anlatmaya gerek yok! Hiç bir şey demiyorum'' diyerek kendimi pek anlatmamaya çalışıyorum. Fakat, konuyu daha bütünüyle ifade edebilmek için, öncelikle (daha önce hiç anlatmadığım) biçimde kendimi sizlere anlatacağım. Ön yargıları kırmak için baştan söylemem gerekiyor ki, övünmek, kendini bir yerlerde görmek, hava atmak vs. benim için en son söylenecek sözdür. Dostlarım ve sektörümüz bilirler ama şahsi olarak beni tanımadan yazılarımı okuyanlar daha iyi anlasın isterim. 

Bildiğiniz gibi Antalya doğumluyum. Hayatımın ilk 20 yılını Antalya'da, geri kalan 20 yıldan fazlasını da İstanbul'da geçiriyorum. Bizim sektörden makyöz eğitmeni ve makyaj artisti eşim Pınar Aktaş'la 8 yıllık evliyiz. Sürekli İstanbul Mecidiyeköy çevresinde ikamet ediyoruz. (İstanbul'u Mecidiyeköy'den tarif ederim. Benim için merkezdir). İngilizcem zaten iyi ama Almancayı da kendimi idare edecek kadar konuşurum. Rus (kiril) alfabesini bilirim. Bir kaç dilde karşılama cümlesi pratiklerim var ama ona da konuşmak denmez tabii ki. (Yabancıların benimle, benim onlarla mesleki bağlantılarım da buradan kaynaklıdır) 

1992'den itibaren başlayan meslek hayatımda medyanın her alanında FORTUNA ZAFER olarak çalışmalar yapmaya başladım. 90'larda Sunucu ve Yönetmen olarak başladığım mesleğime yerli yabancı tv kanallarıyla devam ediyordum. Sokakta benden imza istendiği 90'lı yıllarda; ''Şöhret, özgürlüklerin kısıtlanmasıdır. İşimde başarı getirecek kadar bilinirlik yeterli. Ben tanınmak derdinde değilim. Bir gün tüm televizyonlar internete taşınacak ve ben de internetten yayın yapan bir tv kanalı kuracağım. Gelecek, internettedir'' diyerek herkesi kendime güldürürken projelerimi biriktirmeye başlamıştım. Çünkü, o günlerde bırakın internetten yayın hayal etmeyi, internet nedir hiç bilinmiyordu. Ben, ''İnternet ağı olduğuna göre, antenlerin yerine bu ağdan yayın yapılabilir'' diye düşünüyordum. Yani, doksanlarda internet yayınları kimsenin aklına gelen bir şey değildi. 

Hal böyle olunca, çoğu meslektaşının hayallerini süsleyen tüm televizyonculuk zirvelerini 20'li yaşlardan itibaren görmüş birinin neden her şeyden vazgeçip ''internet televizyonculuğu gibi gereksiz bir işin'' hayalini kurduğuna anlam veremiyorlardı. ''Abi ne interneti? İşte paranı alıp işini yapıyorsun, bir sürü hayranın var, ne gerek var böyle hayallere. Keşke ben senin yerinde olsam...'' diyorlardı. Fakat, ben gelecekte kesinlikle bu hayalimin gerçekleşeceğini düşündüğüm için 1992'den itibaren marka olabilmek için fortunaTV'nin plan projelerini hazırlamıştım (dile kolay 28 yıl önce). 

Televizyon kanalımı kuracağım tarihe kadar yerli ve yabancı tv kanallarına işler yapmaya devam ettim. Çalışmayı çok sevdiğim için sektörümle alakalı aynı anda bir kaç işi yapardım. Kesinlikle alkol sigara kullanmam ama dönemin en hızlı gençlerinden biri olarak Dj'lik de yaptığım için Antalya'nın turistik diskoları yetmez, bir de dışarıdaki ekstralara giderdim. Yüzlerce personelin çalıştığı, 2-3 Bin kişilik disco ve beach club gibi çeşitli kaliteli turistik mekanların işletmesini de yaptım. Televizyonculuğu hiç bırakmadım ve onunla birlikte sanat ve eğlence dünyasında çalışmalar yaptım. (Menajer tanımını pek sevmem) Ünlülerin Medya Danışmanlığını uzun yıllar yaptım ve bir çok organizasyon düzenledim. 17 yaşımda sanat aleminin içerisine girdiğim için perde arkasını fazlasıyla biliyorum. Özellikle sanat alemiyle ilgili ahlaki konularda ve televizyon dünyasıyla ilgili olarak ''bunu yapmayın, kısıtlama olsun, kurallar olsun, sonsuz özgürlük olmaz, RTÜK müdahale etsin'' vs. tepkilerimi okuyanlar geçmişte benim nelere şahit olduğumu bilmedikleri için ön yargılı olarak ''geri kafalılık'' yakıştırması yapabilirler. ''Olsun yapsınlar''. 

Her ne kadar, son 10 yıldır alkollü mekanlar ve dejenere ortamlardan uzak dursam da, geçmişte içlerinde bulunmuş olmamı tek hatam olarak görüyorum. Çünkü dışarıdan bakınca ''Çöplüğün içi'' gibi göründüğünü anladım. Tabii her şeye rağmen ben pisliklere bulaşmadım ve kendimi ''temiz kalanlardan'' sayarım ama çöpün içerisindeyseniz aslında bir farkınız yoktur. Ortamda olunca, aklınızın almayacağı kadar içini dışını, bütün pisliklerini biliyorum bu piyasanın. Bütün tepkim de onadır zaten. Sadece mekanlarla sınırlı değil, sanat, sinema ve televizyon camiası için de söylüyorum aynı şeyleri. Eğer bir konuya tepki veriyorsam vardır bir bildiğim elbet! Her şeyi de yazıya dökmek uygun olmuyor bazen. Bunu anladığınızı farz ederek ilk dijital tv yayınlarına nasıl başladığımı ve RTÜK'ün internet yayınlarını denetlemesini destekleme sebeplerimi yazının devamında okuyabilirsiniz. Aşağıdaki kısa video belgeselde Türkiye ve dünya televizyon yayıncılığının başlangıcı ve ilk dijital tv kanalı hakkında her şeyi anlattım. 

 


İLK İNTERNET TV YAYINI 

Biz asıl konumuza dönelim. Yukarıda anlattığım gibi 90'larda maaşlı çalışmaya devam ederken, geleceğin planlamasını artık gerçeğe dönüştürecek ilk adımı atabilecek bir teknik imkan bulmuştum. İlk iş olarak sunuculuğu bıraktım ve artık ekrana çıkmayarak sadece yönetmenliğe devam etmeye başladım. (Yani herkesin ekrana çıkmak için üstüne para verebileceği bir dönemde ekranları bıraktım) İnternet yayınlarının başlangıç noktası olan ve sadece Hintçe sayfaya sahip, beta sürüm halindeki bir Hindistan şirketinin platformuna üye oldum. (Hintçe bilmem ama yaptım). Ülkemizde internet altyapısı 1999'da çok yetersiz olduğu için Hindistan üzerinden ilk internet tv yayını Türkiye'ye aktarımına başladım. 


Klasik tv kanallarına yaptığım programlardan kazandıklarımdan arttırdığım paralarla fortunaTV Channel Türkiye'nin ilk internet tv kanalı olmuştu (1999). Diğer kanallarda maaşlı çalışmaya devam etmek zorundaydım. O eski dönemlerde ücretli bir yayın paneli kullanılıyordu, cihazlar ekipmanlar yoktu. Ben paneli o dönem ücretsiz olan web siteme yerleştirip video akışı veriyordum. Hiç bir geliri yoktu ve giderleri maaşımdan karşılıyordum. Neredeyse tüm izleyici kitlemiz yabancılar olduğu için reklam alma şansım yoktu. Zaten reklam alsam yayınlayacak teknik imkan yoktu. Videoyu al, yükle vs çok fazla teferruat ve internet hız sorunları vardı. (90'lardan basediyorum.) Tüm zorluklara rağmen istikrarlı bir şekilde kesintisiz yayınıma devam ettim. 

Bir kaç yıl sonra Hintliler şirketi ABD'ye sattı. Tüm sistem ABD'de yeni bir isimle kuruldu. Bana da bir mail gönderdiler. ''Tüm kanallar içerisinde istikrarlı yayınlarınız ve en çok izlenenlerden biri olduğunuz için, sizi sisteme ücretsiz üye yapıyoruz. Yayınlarınıza aynen devam ediniz'' diye bir mesaj geldi. O kadar çok izlendiğimizi bilmiyordum. Çünkü platformda dünyanın en büyük tv kanalları vardı. Onların arasında en çok izlenenlerden biri olmak beni çok şaşırttı. (Elin Amerikalısı beni takdir edip gel ücretsiz devam et derken, RTÜK 125 Bin TL lisans ücreti bekliyor. O konuyu alt başlıklarda anlatacağım.) 2000'li yıllarda ABD'den yayınlarımın devamı için hemen her şeyi güncelledim. fortunaTV yenilenmiş oldu ama bana göre yine de yetersizdi. 

Bir yandan diğer kanallarda çalışıp para kazanıyor, bir yandan da ''Yayınımızı Türkiye'ye nasıl taşırım'' diye teknik bilgiler ediniyordum. (Uzaktan erişimle yayın yapmak mucize gibi zordu.) O dönem Türkiye'de kurumsal web siteler yeni kurulmaya başlanmıştı. Radyo ve televizyonlarda program yapan dostlarıma rica ederek web sitelerde de haberler yaptırdım ve basın bültenleri göndererek fortunaTV'nin sektörde bilinirliğini sağladım. Bazı günler medyada nereye elini atsan bizden bahseden oluyordu. Fakat ABD üzerinden basit bir panelle yayın yapmak çok amatörce bir işti benim için. Dünyaca ünlü kanallarla aynı mecrada ilk 10 içerisinde izleniyorduk ama yıllarca uzaktan erişimle bu şekilde eskide kalmış panellerle yayınımızı sürdüremezdik. (Bizim 20 yıl önce kullanıp bitirdiğimiz bu panelli amatör sistemi bugün IP TV kanalı diye koskoca kurumlara satanlar var.) 

Bu iş panelle olmayacağı için, uzun süre kendime ait teknik donanımı geliştirmek için araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Her şey hazır olduğunda ve ülkemizin internetinin daha iyi olmaya başladığı 2006'da, artırdığım paralarla 50 Bin TL masrafla Türkiye'yi ilk IP TV yayıncılığıyla tanıştırdım. Tamamen reji için kurduğum yayın istasyonu ekipmanları ve tüm donanımlar 50 Bin TL'ye mal olmuştu. Yani, televizyonculuktan kazandığım tüm paraları Dijital TV yayıncılığı için harcadım (2006). Otomobillere hiç hevesim olmadı, ''Arabam yoktu ama TV Kanalım vardı''. Zamanla donanımı, web siteyi, cihazları sürekli yenileyerek masraf yapmaya devam ettim. 

Yurt dışında ve Türkiye'de daha anlaşılabilir olsun diye FTV TÜRK ismini de ekleyerek fortunaTV, 2006'dan beri 7/24 HD canlı yayınlarına devam ediyor. Günümüzde, ''Gel uyduya çıkaralım masrafları biz karşılayalım'' diye teklifler geliyor ama kabul etmiyorum. fortunaTV 1999'da başladığı yayın hayatında hedefinden hiç şaşmadı. Türkiye'nin ilk internet TV Kanalı, ilk IP TV Kanalı, ilk Dijital TV Kanalı olarak kalmaya devam edecek. Halen, HD yayın yapıyoruz ve bundan sonraki aşamamız 4K yayını beklemek olacaktır. ''Beklemek'' diyorum, çünkü internet tabanlı 4K yayınlar için şu anda çok erken. fortunaTV altyapısı yıllardır 4K olarak hazır. Fakat, izleyiciler için 4K yayın şu anda (internet paketlerinin yetersizlikleri) sebebiyle uygun değil. Bir gün o da olacak. Günümüzde, Türkçe-İngilizce yayınlarımız, başta Türkçe konuşulan her yer olmak üzere Dünyada yabancı dillerin konuşulduğu tüm coğrafyalarda izleniyor. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Düzgün dille ve hakaret içermeden yazılan yorumlarınız, editör onayından sonra yayınlanmaktadır. www.fortunaTV.com